şükela:  tümü | bugün
  • ust kat komsunun yavrusuysa cok asab bozucu olabilen insancik. boyle vakitli vakitsiz tepenizde cirit atabiliyor,durmadan susmadan aglayabiliyor. beni sinir krizine sokuyor. gidip suratina bir adet tokat yapistirmak istiyorum ama cocuk benim degil ki (benim olsa da yapamam zaten) en fenasi da simarik olmasi. iste orada nevrimi donduruyor... en kisa surede ya tasinmalarini ya da buyuyup adam olmalarini bekliyorum kendilerinin...
  • yaşları 4-12 arasında değişien ve sürekli sizin evde bulunanları da mevcuttur. bir gelirler ta ki annesinin sesi balkondan duyulana kadar gitmezler. anne kapıya gelir, hal hatır sorar, çocuğu kolundan tutarak zorla dışarı çeker. çocuğun isteksizliği gözlerinden okunur daha sonra dış kapıda annenin azarlamaları duyulur:
    -kızım bizim evde de erik var dolapta onları yemiyosun sonra elalemin evinde...
  • hepimiz birer komşu çocuğuyuz.(veya çocuğuyduk)

    *
  • bir önceki evimde en dehşetengiz modelini gördüğüm canlı tipidir bu. alt komşumuzun çocuğu olmasına rağmen bizi yataktan kaldırabilme, uykudan uyandırabilme özelliklerine sahipti. hatta biz kendisini uzun bir süre iki kişi zannetmiştik. meğerse tek başına çıkartırmış o kadar sesi.
  • "merhaba" ve "iyi akşamlar" söz öbeklerini yeni öğrenmiş bir veletse yaşanabilecek diyaloğa bir örnek:

    komşu cocugu:yiyi aasamlaaarr!!
    ben:iyi akşamlaaar
    komşu cogugu: merhabaa
    ben:merhabaa
    komşu cocugu:merhabaaa
    ben:merhabaa
    komşu cocugu:iyi akşamlar
    ben:`eeh eytere bea!`
  • evinize gelip gitmek bilmiyorsa "seni almaya mı gelecekler kendin mi gideceksin" derseniz hem gidişiyle ilgili fikir sahibi olabilir hem de gitmek diye bişey olduğunu hatırlatabilirsiniz kibarca. cümle değiştirilmeden aynen söylenmeli.
  • anne babası tarafından; ya bi' çocuk yapalım, o da bütün gün gürültü yapsın da kulaklarımızı çınlatsın rahatsız olan komşularımız aracılığı ile, diye ürettikleri çocuktur.
  • en sonunda bu akşam beni çıldırtan insan yavrusu.
    zaten finaller gelmiş cinler tepede, normalde de zor dayanıyorum hala her akşam çıkıp çıkıp kapıcıyla fingirdiyo. manyak mı ne? aşık bence. 15 yaşına gelince de ipsiz sapsızın biriyle kaçar muhtemelen.
    neyse çıktım en sonunda kapıya, babasına;
    -lütfen çocuğu susturabilir misiniz her akşam her akşam artık biz çok rahatsız olmaya başladık dedim insan gibi
    -çocuk sesinden mi? dedi.
    mal!!! tabi ki çocuk sesinden, sanki dünyanın en güzel melodisi senin 5 yaşındaki manyak kızının sesi.
    umarım bi şekilde bundan sonra eve hapsedilir vıcırık sesli manyak komşu çocuğu...yoksa eylemlerim sürecek!
  • size hasbelkader çözemediği problemi getiren, siz anlattıktan sonra da anlamamasına rağmen "anladım" diyen çocuklar kümesi.
  • elime geçse fena pataklayacağım bir velet. hayatımda bu kadar şımartılanına henüz rastlamamıştım. ta ki, en üst katın kirada olmasından dolayı sürekli değişen kiracılar ve onların çocukları arasında rastladığım şu anki velete kadar. en kötüsü bu, evet.

    daha bu bebekken reflüsü vardı - bebeklerin de reflüsü olurmuş evet - acıyorduk, zavallı bebek gecenin bir yarısı uyuyamıyor diye üzülüyorduk. ama ne demişler "başkasına acırsan sana acırlar". sonra bu büyüdü, yürümeye başladı falan. evin içinden takır tukur sesler yükseliyor. sonra aynı şekilde bahçeden de aynı sesler gelmeye başladı... ve farkettim ki oğlan, annesinin topuklu çizmeleri içinde yürüyor!!! daha yürümeyi öğreneli bir ay olmuş olmamış bir çocuk - ki erkek çocuğu olduğunu es geçmeyelim - annesinin topukluluları ile yürüyor bahçede. büyüdükçe heralde biter diye düşündüm. yok. namümkün (bence geleceğin elton john'u olmaya aday zaten kendisi). şimdi de akşam 10buçukta çocuğa özel kebap getiriliyor eve servisle. evet çocuk şu an 5 yaşında ve her akşam bir kurye, elinde de adana kebap mı ne kabap bilemeyeceğim artık onunla, komşuya gidiyor ve evin içinden "heyoooo" diye koşan bir çocuğun patırtıları geliyor. hani reflüsü vardı bunun?!?

    benim sonum hayırlı olmayacak, bir gün içimden bir cin fırlayacak, o günden ben değil başkaları korksun...