şükela:  tümü | bugün
  • bu sene kadıkoy anadolu lısesı tiyatro grubu tarafından sahnelecek oyun. ılk kez persembe ve cuma gunlerı okulumuzda sergılıyoruz. e hadı bakalım...
  • içinde ulvi anlamlar barındırdığı söylenegelen anonim bir şiir;

    komşu koyun delisi
    katır kutur birisi
    gelmiyor ki gerisi
    konsültasyon perisi

    aradın mı melisi
    yüzüyormuş kedisi
    uçan adam beresi
    giymiş onun dedesi
  • bugün şişli terakki lisesinde izlediğim, içinde güncel espriler bulunan, ayrıntılarıyla hoş ancak verilmek istenen mesaja biraz daha fazla eğilinmesi gerektiğini düşündüğüm, muhtarıyla dikkat çeken hoş kadıköy anadolu lisesi oyunu.
  • amatör tiyatrolar için cankurtaran niteliğinde olmazsa olmaz, oynanmazsa ayıp edilmiş sayılacak oyun.
  • senin ananı avradını sii..lifkenin yoğurdu ah seni kimler doğurdu ile akılda kalmış oyun.
  • bu sezon başkent tiyatroları'nda sergilenen oyunlardan biri.

    üstün dökmen tarafından yazılıp mehmet tahir ikiler'in yönetmenliğini üstlendiği ve komedi türünde olan oyun, genel anlamda "hayallerini yaşamak yerine bastırmayı tercih etmiş insanları" anlatıyor.

    öncelikle şunu belirtmek gerekir, oyunculuklar gayet iyiydi. başkent tiyatroları ekibi her zaman iyiydi, bu oyunda da bunu göstermişler. oyunun tek iyi tarafı da bu zaten. geriye kalan her şey vasatın altındaydı.

    üstün dökmen -hiç kusura bakmasın- yaratıcılıktan uzak, kilişelere boğulmuş, sağlam bir mesaj veremeyen, komedi elementlerini ciddi anlamda taşımayan ve tekrara düşen bir oyun yazmış. üç buçuk saat oyun izliyorsunuz ve karşılığında görebildiğiniz tek şey lise seviyesi bir tiyatro metni. bundan daha iyisini yapabilirdi. bilmiyorum, belki başkent tiyatroları metnin üzerinde değişiklik yaptı ve başka sahnelerde başka şekillerde sergileniyordur ama metnin özü buysa, üstün dökmen size hiçbir şey sunmuyor demektir.

    --- spoiler ---

    oyun, muhtarın gelecek yerel seçimler için seçim vaadi olarak köy halkına "deli" getirmeyi teklif etmesiyle başlıyor. diğer tüm komşu köylerin delisi olduğunu söyleyen muhtar, kendi köylerinin de deliye ihtiyacı olduğunu ve gazeteye ilan vermeleri gerektiğini anlatıyor.

    gazetedeki ilana "deli" taklidi yapan birinin başvurup köye gelmesiyle işler karışıyor. köy giderek deliyi taklit etmeye ve onun hareketlerini normalleştirmeye başlıyor. bu esnada deli, köylünün içindeki sürü psikolojisini, bastırılmış hayalleri ve arzuları ortaya çıkararak, esas delinin onlar olduğunu çünkü "içindeki delilikleri" yaşayamadıklarını söylüyor. oyun, "kimse tam akıllı değildir, herkesin içinde bir deli vardır. onu bastırmak yerine ortaya çıkarın" mesajı ile bitiyor.

    --- spoiler ---

    ne dokunaklı.
  • başkent tiyatroları'nda sergilenen aşırı uzun oyun oyun. ilk satıra uzunluğunu dile getirerek başlamak istemezdim fakat neden bu kadar özensiz davrandıklarını anlayamıyorum. gereksiz sahneleri ve aynı espriyi kırk defa tekrar ederek usandıran sahneleri çıkarsalar zaten oyun 4 saate yakın süresinden en az yarıya inecektir.

    figüran oyuncuların bilet kestiği, oyunun yönetmeninin ''ara bitti oyun başlıyor'' şeklinde uyarılarla izleyiciyi salona davet ettiği, amatör ama samimi bir ortamı var başkent tiyatroları'nın . ama o amatörlüğü oyunda görmek sanatsal kaliteyi düşürüyor, aldığınız keyfi öldürüyor maalesef. o amatörlüğe seyirci de eşlik edince, yani yanı başınızda koca oyunu videoya kaydetmeye çalışanlarla izlemeye çalışınca ortam çileye dönüşüyor.
    oysa başkent tiyatroları'nın müthiş bir oyuncu ekibi var. bütün oyunlarda aynı ekibi görüyorsunuz, harika bir uyum yakalamışlar. her izlediğim oyunlarında favori oyuncularımın sayısı artıyor. her birinde başka bir yeteneği keşfediyorum. oynarken gerçek anlamda eğleniyorlar, eğlendiriyorlar. zaman zaman sahne tam bir cümbüş ortamına dönüyor.
    bu oyunda da tiryakigillerdeyiz'de de aynı sorun göze çarpıyor. mesajı, yer yer etkili replikleriyle özünde sağlam olan oyun eğer gözden geçirilir, eleştiriler dikkate alınarak anlamsız uzunluk ve tekrarlar giderilirse çok tatlı bir oyun haline gelebilir. biraz daha özen gösterilse dt ile yarışacak oyunlar çıkarabilirler.
  • trt için dizi olarak uyarlanmış, ocak 2009'da yayımda.
  • dün itibarıyla başlayan ve bundan böyle her cumartesi saat 16:55'te trt 1 ekranlarına gelecek olan dizi.

    ayrıca;

    (bkz: adem yılmaz)
  • bugün başkent tiyatroları'nda izlediğim oyun.
    bir kere oyun çok uzun. konusunu okuduğumda oldukça keyifli bir oyunun beni beklediğini düşünmüştüm ki yanılmışım. senaryo sıkıcı. aynı mizah ögeleri sık sık kullanılıyor. bu da " eeh yeter artık" dedirtiyor. en keyifli kısımlar sahne geçişlerinde, bağlama eşliğinde söylenen türkülerdi.
    aslında senaryonun çıkış noktası güzel; lakin gelişme ve sonuç kısımları olmamış.
    malzeme daha etkili kullanılabilir, olaylarda akıcılık sağlanabilirdi. çok daha çarpıcı bir son yapılabilirdi mesela. oyun akmıyor. senaryonun yetersiz olduğunu düşünüyorum.
    oyuncuların çoğu genç , enerjileri iyi. özellikle de deli rolünü yapan genç oyuncu oldukça başarılıydı.
    salonun ses dağılımında mı bir problem var, bazı oyuncular mı sesini iyi ayarlayamadı bilemiyorum, yer yer duyamadığım , dialogları kaçırdığım oldu. belki de en arka sırada olduğum içindir.
    oyundan ayrı olarak bir eleştiri de mekana gelsin. tuvaletler çok kirliydi. yani bina zaten devasa bir yapı değil. mekanın temizlik ve düzenine özen gösterilmeli. bir de salona girişte, bilet kontrolünü oyuncular yapmasa daha güzel olur. az sonra sahnede göreceğim adama, oturacağım koltuğun yerini sormak hayli abes oluyor. ve işin ciddiyetini, saygınlığını bozuyor.