şükela:  tümü | bugün
  • vardığı sonuç kktc ile bile sorun yaşanması olmuş dış politika mottosu.
  • 2011 seçimleri öncesinde yerini atara atar gidere gider'e bırakan yepisyeni dış politika ülküsü.

    (bkz: yaran zaytung haberleri/#23056904)
  • güncel olarak komşularla sıfır çözüm haline gelmiş durumda olan politika.
  • ben en çok davutoğlu'nun bu politikasına gülüyorum.. yanlış anlamayın, komşularla sıfır sorun kötü bir şey değil.. keşke mümkün olsa.. fakat en iyi ihtimalde bile bir temenninin ötesine taşınamayacak bir fikri sen kalkıp dış politika düsturu haline getirmeye çalışırsan komik olursun.. hele bir de sonucunda bu kadar başarısız olduysan.. suriye ile savaşın eşiğindeyiz.. ırak'ta pkk cirit atıyor.. israil gemimizi basıp vatandaşlarımıza kurşun yağdırıyor, iran aba altından sopa gösterip duruyor, bulgaristan'da soydaşlarımıza baskılar aynen devam ediyor, ermenistan fırsat bulsa bizi bir kaşık suda boğacak.. yunanistan'a laf yok ama.. aramız bomba gibi.. çok sevişiyoruz.. sıfır sorun.. inanmazsanız yunanlara sorun..

    davutoğlu kabinedeki favori bakanım.. iyi bir insan; dürüst, güvenilir, bilgili, görgülü biri.. fakat basiretsiz.. ve maalesef dış politika basiret ister.. özellikle de türkiye isen..
  • bunun için evde gümbür gümbür akordeon çalmamak gerekiyor.

    edit1: kendimden biliyorum.
    edit2: akordeon çalan taraftayım. :)
  • komşularla sıfır sorun hedefi hayal miydi? - selim savaş genç

    soğuk savaş süresince batı blokunda arka sıralarda oturan türkiye, sadece lazım olduğunda adı okunan silik bir öğrenci ya da sırtı sıvazlanıp cepheye gönderilen cılız bir piyade gibi yıllarca hep gerilerde bekleşti

    sovyetler birliği’nin çöküşü akabinde tüm ezberleri bozulan türkiye, tıpkı eski sosyalist ülkeler gibi yeniden yapılanma sürecine girdi. zor yıllar ve derin izler bırakan hatalar sonrasında avrupa’nın hasta adamı olarak anılan ankara, muhafazakâr demokrat çizgide kısa zaman içinde avrupa’nın güçlü adamı oldu. uluslararası arenada hatırı sayılır bir ülke olmaya başlayan türkiye’nin yaşadığı değişim süreci, dış politikasını olduğu kadar toplumsal dokularını da etkiledi.

    daha önce kendilerini batılı değerlerle özdeşleştirdiğine inanan elitlerin, içeride iktidarı kaybetme telaşesi ile batı karşıtı bir çizgiye doğru yol aldıkları gözlemlenirken, çocuklarını batılı ülkelerde üniversite eğitimine gönderip ticaretlerini yine bu ülkelerle geliştiren yeni muhafazakâr kesimin bu coğrafya ile barışmaya başladığını gözlemledik. kurdukları güçlü sivil toplum teşkilatları ile dünyanın dört bir yanında kendilerinden söz ettirip cesur tavırlarla diyalog girişimlerinde bulunan bu kitle, sınırların ardına kapatılamayacak kadar dünya ile irtibatlı bir yapıya kavuştu. türk toplumu, daha dindar, daha demokrat, daha çoğulcu çizgisi ile islam toplumları için model olma yoluna girdi.

    geçmişte ‘yurtta sulh, cihanda sulh’ hedefi ile dış politika yapmaya çalışan türkiye, tüm komşuları ile kavgalıydı. hatta düşman görüntüsü çizerek büyük bir ikilem içindeydi. komşularla sıfır sorun hedefi ya da terimi belki de bu trajikomik tablonun düzeltilmesi için ortaya atıldı. aynı zamanda enerji politikalarında etkin roller üstlenmeye çalışan türkiye, barış havzaları oluşturarak güvenli enerji nakil hatlarından ekonomik olarak istifade edip jeopolitik önemini de artırma çabası içine girdi.

    ‘arap baharı’ öncesinde vizelerin kaldırılması ve ikili işbirliği anlaşmaları ile beklenenin ötesinde olumlu neticeler veren bu politika sayesinde türkiye, kısa süre içinde tüm dünya tarafından gıpta ile takip edilen bir ülke konumuna geldi. ortadoğu toplumları üzerindeki etkisini artıran ankara, namlusunu halkına çeviren rejimlere destek vermeyerek yeni türk dış politikasının nerede durduğunu da göstermiş oldu. baskıcı rejimlere destek verip bu ülkelerden yüklü miktarda ihale almak yerine zoru seçerek değerler üzerinden siyaset yapmayı ve ortadoğu rejimlerinden ziyade toplumlarının yanında durmayı tercih etti. komşularla sıfır sorun hedefi özellikle islam toplumlarını etkilemek için önemli bir stratejiydi ve bu çerçevede başarılı oldu.

    ortadoğu’da değişen paradigma ile ankara yeni bir imtihanın eşiğinde. dün otoriter rejimlerle irtibata geçildiği için eleştirilen ak parti iktidarı, bugün batılı rejimlerin sözcüsü olmakla eleştiriliyor. daha önce islam coğrafyasına yönelik gösterdiği yakın ilgi nedeni ile ‘eksen kayması’ eleştirilerine maruz kalan ak parti, geçen hafta şam ziyareti öncesinde ‘batılı güçlerin postacısı’ olmakla yaftalanmaya çalışıldı. bir ülke aynı zamanda hem batılı müttefiklerinden uzaklaşıp hem de batılıların postacısı olamaz. bu tutarsız söylem, demokrat olmaya çalışırken ergenekon’u destekleyen chp fotoğrafı kadar tartışmalıdır. sokakta can veren muhalif suriyelileri dert edinmek yerine kılıçdaroğlu’nun, esed rejiminin akıbeti için kaygı duymasını nasıl anlamamız gerekiyor? chp’nin başında darbe ile iktidara gelen, azınlık sultası ve sosyalist baas partisine sempati duyan bir lider mi var?

    komşularla sıfır sorun hedefi, toplumsal dokusu ve demokratikleşme süreci ile arap baharına rol model olan türkiye’nin önemli bir hamlesiydi. ortadoğu toplumları müslüman, demokrat ve değişim yanlısı olunabileceğini türkiye’yi daha yakından takip ederek gördü. komşularla gerçek manada sıfır sorun hedefi koyabilmeniz için onlarla aşağı yukarı aynı değerleri paylaşan sistemlere sahip olmanız gerekiyor. sıfır sorun hedefinin akıbetini, halk ayaklanmalarının başarısı belirleyecek.

    aksiyon dergisi

    http://tr.caspianweekly.org/…defi-hayal-miydi-.html
  • esad aklını başına alsın, israil büyükelçisi 2 güne türkiye'yi terketsin gibi ana maddelere sahip akp politikası. sıfır sorun yani ne siz sorun ne biz söyleyelim gibi bişey.
  • sadece ermenistan için geçerliydi. büyük ağbi istemişti böyle bir kılıf bulunmuştu.