şükela:  tümü | bugün
  • komşularla sıfır sorun anlayışıyla çıkılan yolda eldeki komşuları da yitirme politikasıdır. bilinçli bir şekilde güdüldüğünü düşünmüyorum, hatta bir şey güdüldüğünü dahi sanmıyorum.
  • komşularımla ilgili olarak yegane hayalimdir.
  • komşularla sıfır sorun yaratmaya çalışan, ama bunun komşuların yönetim biçimlerini kendisininkine benzetmeden imkansız olduğunu düşünemeyenlerin varacağı sonuçtur. sizden çok farklı yönetilen komşularınız varsa sıfır sorun hayaldir, sorunları iyi biçimde yönetmek hedeftir. kim istemez ki sorunsuzca yaşamayı, ama adını vererek ve altyapısını hazırlamadan sadece taviz vererek veya hücum ederek sınır komşularınızın aranızdaki çıkar çatışmalarını görmezden gelmesini sağlayamazsınız. 1-0 biten halı saha maçı gibi olur, golü yiyen de sizin takımınız.
  • başarıyla devam eden uygulama.

    ırak ile başlayan süreçte, 2008'de rusya'nın gürcistan'ı işgali ile ikinci komşu da sıfırlanmış oldu. 2011'de yunanistan ekonomik kriz ile bu kervana katıldı. kıbrıs ise yunanistan yenilince yenilmiş sayıldı.

    en son fransız senatosunun kararıyla topu ağlarında gören ermenistan, eurovision'dan çekildiğini açıklayarak beni yok sayın mesajını gönderdi.

    sırada ise suyu kaynayan suriye var. plasesi ise iran. evelallah abd ve israil ile onları da halledeceğiz.

    geriye birtek bulgaristan kalmış olacak. onu da bir şekilde halledersek hedef tamamlanmış olacak.
  • dışişleri bakanlığı sınavına hazırlanırken okumuştum davutoğlu' nun stratejik derinlik adlı kitabını. komşularla sıfır sorun hakkında da bir yazım yayınlanmıştı bir dergide o zamanlar. şimdi tarihin tozlu raflarında bir yer bulmak üzere her ikiside.
  • akp sayesinde gerçekleşen durum.

    (bkz: hayaldi gerçek oldu)

    türkiye'nin neden dostu kalmadı?

    türkiye’nin islam dünyasında van minüt şovuyla yükselen itibarının tamamen tiyatro olduğunu gören ülkeler ve halklar bir biri ardına sırtına çeviriyor.
    birkaç gün önce bu köşede şunları yazdık:
    “din adına siyaset yapanlar öncelikle kendi benliklerini, kendi özlerini ıslah etmeleri gerekirken, kendi iç dünyalarında devrim yapmaları gerekirken, kendi özlerine nizam getirmeleri gerekirken dünyaya nizam getirmeye kalktılar.
    ortadoğu’ya, suriye’ye, libya’ya, mısır’a nizam getirmeye kalktılar. bunun için kan döktüler.
    bu çizgi onları haçlı ekseninde birleştirdi.
    haçlı, “biz islam dünyasına bahar getirmek istiyoruz” derken bunlar da aynı projeye alet olur bahar kervanına katıldılar.
    siyaset ve ideoloji dinin yerine geçti.
    ibadet rafa kalktı yerini kuru söylemler ve ideolojiler aldı.
    sonuçta bahar gelecek olan bölgeye kan ve bozgunculuk geldi.
    ıslah etmek için yola çıkanlar fitneye sebep oldu.
    tam da kuran’ın dediği gibi: “onlara yeryüzünde (küfür ve günah işleyerek, müminleri aldatarak) fesat çıkarmayın denildiği zaman “bizim işimiz ‘ıslah etmektir’ derler. iyi bilin ki onlar ortalığı ifsad edenlerdir. lakin şuurları yok farkında değillerdir.” (bakara, 11-12)
    dünyayı ıslah etmek derdinde olanların aslında ne büyük bir fitne ve fesad içinde olduklarını kuran böyle ifade ediyor.”
    değerli gazeteci rafet ballı ise şunları yazmış köşesinde:
    “akp nerelerde geçer akçe değil artık?
    iran ve bütün şii dünyası: kürecik’te radar üssü ve suriye politikası yüzünden.
    körfez ülkeleri, suudi arabistan ve ürdün: kayıtsız şartsız ihvan destekçiliği nedeniyle.
    ırak: barzani ile ittifak politikası.
    filistin: kudüs yerine gazze’yi, filistin devleti yerine hamas’ı tercih ediyor.
    suriye ve lübnan: suriye’deki iç savaşın baş destekçisi.
    mısır: ihvan dışında bütün toplum kesimlerini karşısına aldı.
    akp’nin tunus ve libya’dan kovulması da yakın gözüküyor.”
    ve türk cumhuriyetleri.
    din ve mezhep temelli bir dış politika yürüten akp’nin türk cumhuriyetlerinde hiçbir karşılığı yok.
    akp türkiyesinin islam dünyasında bir tek ciddi dostu kaldı mı?”
    kalmadı elbette.
    türk vatandaşları bir zamanlar göğsünü gere gere gittikleri ülkelere artık gidemiyorlar.
    suriye’ye gidemiyorlar, ırak’a korkarak gidiyorlar, libya dersen gitmeye yürek ister, somali’de türk elçiliği bombalanıyor, afganistan ve lübnan’da türkler habire kaçırılıyor.
    islam coğrafyası, erdoğan’ın mezhepçi, kinci, amerikan ötesi amerikancı, ruhunu kaybetmiş dış politikaları nedeniyle türkler düşman hale geldi.
    son olarak lübnan’da türk pilotların kaçırılma olayında türkiye, hizbullah’ın da açık düşmanı haline geldi.
    her taraf düşman, her taraf kan, her taraf tehlike.
    türkiye’yi bu hale getirip hiçbir şey olmamış gibi ahkâm kesmeye devam edenlere başbakanın lisanıyla cevap verelim:
    edep ya hu!
    muharrem bayraktar

    http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12006813
  • ayni baslikla ile foreign policy'de bir makeleye konu olan mesele.

    http://www.foreignpolicy.com/…zero_friends?page=0,0
  • kendi ülkeniz için değil gönüllü sömürgesi olduğunuz ülkelerin menfaatleri doğrultusunda ilerlediğinizde karşılaşacağınız durum. komşularınızla diplomatik ilişkileri kaybettiğiniz gibi bir de himayesine girdiklerinizi memnun edemediğinizde sizi ortada yapayalnız bırakırlar. iç işlerine karıştığınız, daha fazla insanın zarar görmesine hem ekonomik hem lojistik destek sağladığınız her gün adınıza bir bedel yazılır ve maalesef o bedel mutlaka bir gün sizden ya da gelecek nesillerinizden alınır. sadece zaman meselesi.