şükela:  tümü | bugün
  • yıpratıcı bir deneyim.

    hani 10-12 yaşındaki bir çocuğa sohbet açmaktan ne olacak, hangi takımı tutuyorsun? ingilizce kaça kadar sayıyorsun, en olmadı aptala bağlayıp "ananı mı çok seviyon babanı mı?" filan dersin de mi? ne bileyim başka bir takımı tutuyorsa, senin de harbiden çocuğa gıcığın varsa "gel sen fenerli ol" filan diye de sohbeti açarsın öyle değil mi?

    değil işte aq!

    bunların içinde öyle vitaminlileri var ki aklın durur götün tavana vurur. bak ben o yaşlardayken, dayım "sana bişi dicem aklın durur götün tavana vurur" dediği zaman gülmelerden ölür biterdim, onu sırf bu lafıyla bile saatlerce dinlemeye doyamazdım. lakin bu omega 3'lüler, overdose dha'lılar harbiden çok başkalar. bakınız ben şimdi bu minvalden bir veletle sohbet etme çabamdan bir kuple sunmak isterim.

    veledin adı burkay, 10-12 yaşlarında, beyaz tenli, renkli gözlü. ailesiyle birlikte bizim 4. katta yaşıyor. (iyice eşgalini veriyorum ki sağda solda denk gelirseniz selam bile vermeden uzaklaşın itten diye!) her neyse ailesi bunu özel bir hastanede sünnet ettirmiş, bizim de sağlıkçı olduğumuzu öğrenince pansuman eder misiniz gibisine ricacı oldular. her ne kadar apartmanda sağlık hizmeti vermemeye yeminli olsam da sonuçta ufak bir velet o kadar yol gitmesin şimdi diyerekten kabul ettim.

    -merhaba burkay? geçmiş olsun, pansumanını yapalım mı?
    +merhaba, teşekkürler, yapalım elbette.

    -kaça gidiyorsun sen?
    +bu klişeden de hiç kurtulamayacaksınız değil mi? diyelim ki x'e gidiyorum; o halde talebeyim (espirisine güler, ben bu arada sargısını ıslatıp açmaya uğraşıyorumdur.)

    -canın yanarsa söyle, ya o açıdan sormadım da dersler filan nasıl?
    +aynı açıdan devam ediyorsun ama!

    -ha ha (zoraki gülerim ama devam ederim) burkay'cım sen çok mu kitap okuyorsun?
    +aslında okumanın çoğu olmaz, göreceli bile değildir okumak, bir nevi elzemdir.

    (artık velede efendim filan diyesim geliyordur. ama hâlâ zaafını bulacağıma inancım vardır.)

    -o vakit seninle bir gün pleysiteyşın filan oynayalım?
    +yada hayvan barınağına gidip köpekleri besleyelim, çevreyle ilgili bildiri dağıtalım; bence hayata daha gerçekçi bir katkımız olur.

    (yuh aq! ben veledi kafaya almaya çalışırken onun beni aldığını anlayıp artık iyice afallamışımdır!)

    -senin isim neydi burkay? yani pardon boş zamanlarında ne yapmayı seversin?
    +(kahkaha atar hatta bana 'siktir salak' der gibi bakar) benim isim malumunuz üzere burkay, boş zamanlarımda ıssız bir adaya düşecek olsam yanıma ne alırım acaba, diye düşünür dururum. zira kanımca bir sonraki sorunuz bu olacaktı (yine güler)

    (içimden geçen: -oğlum senin bamya çükünü çekip kopartırım şimdi, de anan baban hukuk insanı beni yakarlar diye korkuyorum.)

    -he he he, ya sen ne üst düzey bir mizah anlayışına sahip bi veletsin!*? (velet demesek iyiydi, hep duydu ana-babası)
    +aslında ben bir bireyim ve şu anda penisimde sızı hissediyorum, lütfen baticonu daha yavaş sürer misiniz?

    -tamam bayım.

    efendim zar zor pansumanı bitirip evime döndüm, dönerken de asansörde hep" burkay diye isim mi olur aq bok gibi" diye söylendim durdum. o gün bugündür apartmanda sağlık hizmeti bilhassa çük sağlığı hizmeti vermemeye tekrar and içtim.

    ama o ukala burkay eminim günün birinde elime düşecek "beni qarıya götür başqan" diye inleyecek, işte o vakit ona "siktir salak" der gibi bakıcam, o olacak yani.