şükela:  tümü | bugün
  • mümkündür.

    örnek iki ülke verelim. a ve b olsun bunlar.

    bm nin yaptırım uygulayacağı bir ülke olan a ya da b ülkesi petrol açısından bağımlı bir ülke olsun. bu noktada bm b ülkesine belli bir muafiyet tanıyacaktır ve diyecektir.

    eyyy b ülkesi ''seni yaptırımlardan kısmen muaf tutuyorum. a ülkesinden petrol alabilirsin lakin bu petrolün karşılığı olan parayı kendi bankalarında bloke ediceksin ödemeyeceksin.

    ancak bu bloke ettiği para kadar a ülkesine mukabilinde mal satabilirsin'' der.

    böylelikle b ülkesi hem petrol alıp hem döviz tasarrufu sağlar hem de üretimini artırarak ülkesine ekstra gelir sağlar ekonomisini büyütür.

    lakin b ülkesinin yöneticileri bunu yapmak yerine komisyon karşılığı bu bloke edilen parayı yaptırım uygulanan ülkeye sokarsa kimse bunun b ülkesinin tamamı için milli mesele olduğunu söyleyemez. burada konu yaptırımların delinmesi değil. b ülkesinin hakkı olan bir paranın rüşvet karşılığı başka ülkeye aktarılmasıdır.

    b ülkesi yöneticileri için çaldıysa da bu ülke için çaldı diyen kerizler olabilir ama işin aslı böyle değildir. işin aslı bir ülkenin soyup soğana çevrilmesi ve ülkenin uluslararası saygınlığına zarar verecek derecede yöneticilerin suça bulaşmasıdır.
  • ne diyo la bu değişik?
  • en sonunda zarrab, halk bankası ve iran ambargosunu dolayısıyla abd'deki yargılamayı en temiz şekliyle açıklayan biri çıktı ya la!

    (bkz: 10 numara 5 yıldız)

    özet geç piç diyecek yahut anlayamayanlara ben özetleyeyim;

    "bm iran a ambargo uygularken turkiyeye ayricalik tanidi. sen petrol al ama parasini nakit degil urunle ode dedi.
    turkiye'nin yöneticileri ürünle odemek yerine paralari ayakkabı kutularındaki nakitler sayesinde ve zarrab araciligiyla iran'a odedi.
    ülke zengin olmadı, aracılar oldu!"
  • mezatçıların yönettiği ülkelerde gerçekleşemeyen zenginleşme. ülkenin yararına olan, bu mezatçıya yarar sağlamaz. o yüzden mezatçı kendine yarayan yolu tercih etmiş, bunun için de amerikan bankacılık sistemini kullanmıştır (haliyle). ülkenin yaptığı her ticaretten (ihale - ithalat/ihracat vs) payını alarak tabii ki.
  • zengin olan ülkenin tamamı değil banka aracılığıyla dolar verip altın cukkalayanlardır.

    aslında a ülkesine mal gitmesi gerekirdi. b'nin ihracatı artacaktı, olmadı. b'deki ihracatçı babayı aldı. b ülkesinin iş imkanları vs. ayrıcalıklı bir gruba peşkeş çekildi.
  • entry'nin içeriğini anlamamama rağmen başlıktan çözümlediğim kadarıyla söylüyorum, türkiye'nin başaramadığı durum.

    iran'a yıllardır yaptırım uygulanıyor, ortadoğu'daki en büyük rakibi türkiye bundan faydalanamadı, ya da burdan belli olmuyor. halk hala fakir.
  • a ve b ülkesi sembolik anlatılmak istenen de gayet açık. yaptırım uygulanan ülkelere bloke edilen para karşılığında para aktarmak yerine mukabilinde mal ve hizmet satar.