şükela:  tümü | bugün
  • komünist ülkelerde yaşamış insanlar ile hayatı boyunca muhatap olamamış insan beyanatı. 50li yaşlarda bi çinli bulursan sor bakalım, ne kadar insanmış.
  • yanlış önerme olup, komünizm sürecinin daha çok başında, sosyalizmden de önce, iktidarın elde edilmesi kisminda, eger gerekli görülürse, bu yöntem de kullanılabilir gibi bir şey der destekçileri.

    işin gerekliligi kısmı tartışmalı olduğundan (bkz: proudhon) gibi denyolar tarafindan daha sık dile getirilse de zaten proudhon'a da sosyalist veya komünist demek bu ideolojilere saygısızlık olur

    (bkz: anarşizm)
  • çok güzel düşünmüşsün. lütfen bir daha düşünme.
  • ülkemizdeki yeni yetme komünistler, kendilerine stalin ve mao gibi komünist liderlerin milyonlarca kişinin kanına girdiği söylendiğinde önce şiddetle tepki verip bunu reddederler. ikinci aşamada, aslında şiddete şiddetle karşılık vermiş olduklarını söyleyerek "whataboutism" yaparlar. son aşamada, bu öldürülenlerin büyük çoğunluğunun işinde gücünde işçiler, köylüler, hatta devrime katkı verip sonrasında liderleriyle ayrı düşmüş sosyalistler olduğunu öğrendiklerinde de kaçınılmaz gerçekle yüzleşip, devrim kansız olmaz deyip atarlar. hiç biri devrimin üzerinden 40-50 yıl geçtikten sonra bile devam eden katliamların açıklamasını yapamaz. onların gözünde komünist düzen için bir yararın yoksa yaşaman için sebep de yoktur.
  • doğrudan doğruya komünizmin fikir önderleri marx ve engels tarafından, "komünist manifesto"da ilan edilen durumdur.

    marx ve engels, sınıf mücadelesinin yerine kimsenin toprak sahibi olmadığı, hiçbir maddi varlığın başkasına miras bırakılmadığı, eğitimin ücretsiz olduğu, kamu fabrikalarının herkesin ihtiyacını karşıladığı bir dünya arzu etmişlerdir. bu dünyada din ve ahlak da gereksiz olacaktır. çünkü din, insanları gerçekte baskı altında olduklarını fark edemeyecekleri şekilde uyutan bir uyuşturucudur.

    şimdi gelelim asıl konuya. devrimden sonraki yeni dünyada, insanlar insanlıklarını gerçekleştirebileceklerdir. bundan sonra insanların yapıp ettikleri şeyler anlamlı olacak ve insanlar birbirleriyle iş birliği hâlinde yaşayacaklardır. devrim, tüm bunları başarmanın tek yoludur ve kapitalistler öylece servetlerinden vazgeçmeyecekleri için, devrimi gerçekleştirmenin tek yolu da şiddettir.

    son sözde, komünizm, kendini gerçekleştirmek için şiddete başvurmak zorundadır. bunu "komünist manifesto"yu okumayan komünistler pek tabii ki anlamayacaklardır ve kendi fikirlerini "her türlü şiddete hayır! kahrolsun savaş! yaşasın barış!" gibi gerçekten de insancıl ve mantıklı ve ahlaki; fakat komünizmin özüyle tamamen çelişen ifadelere dayandıracaktır.

    özetle, bir komünistin, daha doğrusu kendisini komünist olarak tanımlayan birisinin "savaşa hayır!" demesi, doğrudan doğruya komünist ideolojiyle çelişmesi demektir.
  • adam kısmen haklı. yanlış olan kısmı ise şu. komünistler savaşa karşı değildir. örneğin 1968 sovyetler çekoslavakya'yı işgal ettiğinde pek çok komünist bu işgali destekledi. behice boran bunlardan birisidir.