şükela:  tümü | bugün
  • kelime anlami olarak ingilizce'de, durum, vaziyet. spor terimi olaraksa fiziksel dayaniklilik.
  • (bkz: erk)
  • yanlis yazilimi icin (bkz: kondusyon)
  • plakların kalite durumuna da kondisyon deniliyor. örnek vermek gerekirse 9 / 10 kondisyona sahip bir plak oldukça kalitelidir.
  • bana göre tam anlamıyla nefesi kontrol durumudur.

    kondisyonunuz gerçekten sürekli sizi terk etmek isteyen sevgili gibidir ona bakmalısınız pohpohlamalısınız besleyip daha da büyütmek gerekmektedir.

    ne kadar güçlü olursanız olun nefesinizle aklınızı bir arada yürütmediğiniz sürece isterseniz süreyya ayhan olun yine de kondisyon gerektiren spor dallarında başarılı olamazsınız çalışmak daha çok çalışmak gerekmektedir hat safhaya ulaşmak için. örneğin diyaframınızı geliştirmek için balon şişirme egzersizi yapılabilir, sabahları yapılan açık havada yarım saatlik tempolu yürüyüşlerde ciğerlerin oksijen alma miktarını artıracaktır ve böylelikle istenilen düzeye ulaşma süresi azalacaktır.
  • herhangi bir fiziksel etkinlikte, yapılan eylemi ne kadar süre devam ettirebileceğini belirleyen en önemli faktör, dayanıklılık katsayısı.

    kondisyonu geliştirmek zaten başlı başına zor bi şeydir, ancak geliştirdiğin o kondisyonu kaybetmemek daha da zordur. zamanında kedi de besledim ama, bu lanet nankörün önde bayrak sallayanıdır. çok değil yapmakta olduğun o spora 1-2 hafta ara verdiğin zaman bile kondisyonunuzun o alanda düştüğünü, eskisi gibi olmadığını gözlemleyebilirsiniz.

    genelde insanlarda şöle bi yanılgı olabiliyor. kaslı insanı, kondisyonu da iyi sanıyorlar. bu son derece alakasız bişi. kondisyon demek yağ oranı, kas kütlesi değil dayanıklılık ve nefes kontrolüdür. nefes kontrolünü biraz açmak istiyorum.

    nefes alıp verirken kimse nasıl nefes alıp verdigini düşünmez. bir başla deyişle beyin aracılığı ile degil, omurilik soğanı ile bu işi gerçekleştiririz. bu sebeple de ne zaman nefes alıp verdiğimizi kontrol etmeyiz bu da bizi bazen düzensiz nefes alıp vermeye götürür. kondisyonunu arttırmak isteyen bir insan ilk olarak nefesini bir düzene oturtmalıdır. belli bir ritmde bir metronom düşünün. amacınız metronom gibi nefes alıp vermek olmalı. daha sık veya daha seyrek değil. bu ritmi sağlamanın en güzel yolu da yüzmekten geçiyor.

    koşu bantlarında boşu boşuna vakit harcamayin, imkanınız varsa kendinizi havuza atın. hem kondisyonunuz daha fazla gelişir, hem daha fazla kalori yakarsınız hem de vücut koordinasyonunuzu geliştirirsiniz. şimdilik benden bu kadar.
  • dun ogrenmis oldum ki gosteri icin olmazsa olmazdir.
  • gösteri için olmazsa olmaz değildir. yani risk faktörü artıyor tabii. 4-5 aydır evden çıkmadım doğru düzgün taksime gidince tabi ekstra 20-30 kilo ile adam kendini kobe bryant sanıyor. yemin ediyorum bak aşil tendonum kopacak sandım bi an. hala daha geçmedi ağrısı.

    neyse bi şekilde hallediyorsun işte. ha ben iç polis gördüm mü iki gündür? görmedim. o da benim balım.

    kadıköye indik bütün polis taksime gitmiş. kadıköy de binlerce adam toplandı tek bir araç dahi yoktu.
    dün taksime gittik. hepsi beşiktaşa gitmiş.
    biraz şanslıyım evet.
  • 1 saat boyunca nefesiniz kesilmeden tenis oynayabilmenizi sağlayan durum. aksi durumda etrafta ki havayı kim aldı diyor ciğerler...
  • ingilizce condition kelimesinden (veya latin kokenli baska bir dile ait bir kelimeden) dilimize gecmis olmasina ragmen ingilizce karsiligi olarak kullanilan kelimeler stamina veya endurance olan, kas yapmayi kafasina koyan genclerin genelde gereken onemi vermedigi fiziksel ozellik.