şükela:  tümü | bugün
  • evet sevgili okurlar... kurtulması en zor kıskaçlardan biridir bu. eğer bu kıskaçtan kurtulursanız hayatta kurtulamayacağınız bir şey yoktur. evet bu kadar da büyük bir mevzu bu.

    arkadaşlar, konforun kıskacından kurtulan insan tüm dünyayı tek eliyle yönetebilir. böyle büyük ve insanın nefsine meydan okuyan bir kıskaç işte bu konforun kıskacı.

    rahatı s..mek. yanlış anlaşılmasın. evet! rahatı seçmek... rahatı seçmek insan oğlunun bu zamana kadarki ve bundan sonraki yapmış olduğu ya da yapacağı en büyük hatadır. kendinize bakın, çevrenize bakın. sonra bir değerlendirin.nereye gidiyorsunuz?

    hedefinize odaklanın. arkadaşlar! hedefinize diyorum! odaklanın ona. kendinize gelin. hayatta bir şeyleri ne kadar çok istiyorsunuz?

    bakın size iddia ediyorum, şu hayatta paranın amına koymak isteyen bir kişiyseniz ve bunu gerçekten istiyorsanız, bunu başaramama gibi bir ihtimaliniz yok. ama gerçekten istiyor musunuz? gerçekten kendinizi o seviyede görebiliyor musunuz? bu hedefe ulaşmak için nelerden feragat ederdiniz? eğer bir hedefe ulaşmak için her şeyinizi vermeye kararlıysanız ve ortalama bir zekaya da en azından sahipseniz, zenginler dünyasına hoş geldiniz!!! ya da hedefiniz her neyse o hedefi paylaşanların dünyasına.

    hey sen! aynen taşak kafa, senden bahsediyorum, kafanı kaşımayı bırak, yanlış anlaşılıyor. şimdi söyle bana, elini kalbine götür ve söyle! memnun musun lan hayatından? sabah işteyken üstlerinden laf işitmek hoşuna mı gidiyor? senin tırnağın dahi olamayacak entelektüel seviyedeki toparlak suratlardan laf işitmek iyi mi ki? üstün, altın ya da akranın olsun fark etmez... kimse ağız kokusu çekmeyi sevmez. hele de bu ağız kokusu karşısında sessiz kalmak çekilir çile değildir. ama bazıları bu vaziyete mahkumdur! bazılarının aldığı her nefes başkasının ağız kokusundan ibaret olmaya mahkumdur. neden mi? çünkü hep bu konforun kıskacı yüzünden. sen elini taşın altına koymayıp her defasında rahatı seçersen, amaçlarına yürüyemezsin. oturan adamın ayağı taşa takılmaz sevgili kardeşim. yürüyen adamın ayağı taşa takılır. acı çeker ama artık a noktasından b noktasına ilerlemiştir. *

    tüm geçmişini gözünün önünden geçir. çocukluğunu, aileni, arkadaşlarını... seni bugünlere getiren tüm süreci hatırla. şimdi kafanı kaşıyabilirsin. düşün o geçen vakitleri, o geçmiş seni... sen bütün bunları boşa çıkarmak ister misin amcaoğlu? onca gülümsemeyi, ağlamayı, acıyı ve tatlıyı boşa çıkarma hakkını sende görüyor musun? sana bunca vakittir emek verip yanında olmuş insanları çöpe atmak ister misin? hepsini siktir et ve kendine odaklan ya da. bu insanı, bu hayalleri olan ama adım atmaya üşenen ve daima çevresinden şikayetçi olan insanı olduğu gibi bırakmak ister misin? halbuki bu insanın ihtiyacı olan tek bir şey var! elini taşın altına koymaya yetecek cesarete ihtiyacı var! bunun için de umuda ihtiyacı var! gel bu insanın elinden tut. gel bu insana umut ver. gel bu insanın derinliklerine elini daldır ve o konfor denen paraziti kavrayıp bünyeden çıkar!

    hey dostum! evet senden bahsediyorum sik kafa, alnını silmeyi bırak, birazdan tükürecekmişsin gibi geliyor, yanlış anlaşılıyor. şu an hayat senin elinde. önünde koca bir dünya var. bu dünya senin oyun alanın. o oturduğun kafeste mi takılmaya devam etmek istersin yoksa kafanı dışarı çıkarıp koca bir dünyada olanaksıza doğru yola mı çıkmak istersin? yani elinde bunca imkan varken kendi götünü büyütmek için oturduğun yerde şikayet etmekten gayri bir şey yapmamak niye?

    bak bana, evet at kafası, sana diyorum. şimdi o gözlüğünü çıkar ve ağzındaki gemi yere tükür, sırtındaki eğeri fırlat uzaklara. artık özgürsün. şu an tüm dünya senin oyun alanın. çık dışarı amına koyayım. koş ulan it oğlu it. ayağın uyuşana kadar, damarların patlayana kadar koş. öleceksen de ölürsün. ama en azından şunu bileceksin, seni süren adam için koşmadın, kendin için koştun. bu hayatı başkasına hediye etme, kendin yaşa bu hayatı. sonuna kadar dolu dolu yaşa. bıkana kadar yaşa amına koyayım. kusana kadar hatta... kaldırıma kustuğun şey hayat olsun ulan. o kadar hayat dolu ol işte. öyle ki artık kus etrafına bu hayatı.

    ama sen daha götünü kaldırmadan olduğun yerde pişmanlık, üzüntü, hayal kırıklığı ve korkaklığı sos yapıp içine ömrünü banarsan, kusura bakma ama o ömür başkalarının ağzında kıtır kıtır çiğnenir, tükenir gider.

    çıktın mı yola apaçık çıkacaksın. yürüdün mü meydanda yürüyeceksin. bir hedefin varsa bu hedefe öyle gideceksin. meydanda, herkesin gözü önünde. hayat böyle güzel çünkü. hayat böyle daha saygın, daha dolu.

    evet sana diyorum güler yüzlü kafa. şimdiden gülmeye başla. şimdiden koşmaya başla. konforu al at bir kenara, şimdi artık kendi hayatını yaşa.

    he unutmadan: kendisini yönetebilen insan, tüm dünyayı yönetebilir. düşün bu lafı. ama iyi düşün. ama çok iyi düşün.

    eed...

    edit:imla