şükela:  tümü | bugün
  • mükemmel hikaye, doğa ve oyunuluklarla bezeli oldukça soğuk görünen ama iç ısıtan bir film. filmin yönetmenliğini marius holst üstlenmiş. daha detaylı bilgiler için;

    http://www.imdb.com/title/tt1332134/
  • öyle bir bağladı ki kendine, film boyunca "ulan şimdi mantıksız bi şey olacak, eyvah eyvah saçmalamasa bari amanın" diye üç buçuk attırdı. sonunda ne mi oldu peki? (spoiler değil rahat olun) tüm senaryo pamuk ipliğine bağlıyken ufacık bir kurgu sıkıntısı yaşatmadan norveç sineması işte budur dedirtti. yetmiş milyonun huzurunda son zamanlarda izlediğim en samimi film ilan ediyorum.
  • 31. istanbul film festivalinde seytan adasinin krali ismi ile gosterilen film. bastoy isimli bir adadaki erkek cocuk islah evinde gecen gercek bir hikaye anlatiliyor. norvecin gercek anlamda tum soguklugunu hissettiriyor. basarili senaryo ve kurguya sahip. yonetmenle soylesi kisminda ogrendik ki bu 1915'te gerceklesmis, hasiralti edilen bir konu. bundan dolayi kisitli veri ile bu film ortaya cikmis. bir de yonetmenin bu konuya girisgahi bastoyda yasamis biri ile tanismasindan dogmus. bir de sunu ogrendik ki birinin bir sekilde bastoya dusmesi demek toplumda hicbir zaman kabul gormemesi demekmis.
  • daha ilk sahnesinde moby dicki anımsatarak bağlamayı başaran film. en güzel sahnelerine dönüşen hikaye sahnelerinde, sanki görüntüler çok az can yakıyormuş gibi devreye giren untitled 1 insanın içine oturuyor, klibini anımsıyorsunuz film arasında. nasıl da yakışmış, bir bütün olmuş! yapmayın bunu.
  • 22 temmuz 2011 norveç'te gençlik kampı baskını ile birlikte değerlendirdiğimde norveç'e yahut herhangi bir adasına gitme fikrini tamamen askıya almamı sağlayan film.
  • her ne kadar daha önce norveç sineması hakkında atıp tutarak ilişkimi bitirdiğimi söylesem de (bkz: #29416666), bu norveç yapımı filmi izleyince tüm söylediklerimi yuttum...gerçekten de hayatımda izlediğim en iyi dramlardan biri diyebilirim bu film için...hikaye olarak belki bu tarz bir konu daha önce işlenmiş olabilir bilmiyorum ama gerçek bir hikayeden alınmış olması ve benim de dram manyağı birisi olmam bu filmi adeta kültleştirdi gözümde...bu yaz sıcağında norveç'in o soğuğunu hissetmek de iyi gelmiş olabilir belki de...isyan, dram, çaresizlik, inanç, umut; insanın her zerresine kadar işliyor bu filmi izleyince...hiç bitmesin deyip hep bir mutlu son görme umudu taşıyorsun başından sonuna kadar...özgürlüğün hayattaki en önemli şey olduğunun bir kez daha farkına varıyorsun...adeta o anı yaşayıp kendini orada hissediyorsun....muhtemelen norveç yapımı olduğu için kendi çapında bir film olmuş, amerikan ya da fransız yapımı olsa çok daha ilgi uyandırır buralar entry dolardı ama yine de izlemek, keşfetmek için hiç bir zaman geç değil...favori dönem filmlerimden biri oldu...
    şahsi kanaatim ölmeden önce mutlaka izlenmeli...
  • filmde hiç konuşmayan çocukların suratında bile hikayeyi,dramı sade ve net şekilde görebildiğimiz iyi bir film...
  • benzer konunun ilk örneklerinden biri için (bkz: zero de conduite)
  • hollywood yapımlarına alışkın bünyelerde norveç yapımı olması sebebi ile bıraktığı farklı tat ve yaşanmış bir hikayeye dayanması, filmin mükemmelliğini arttıran unsurlar. norveç'in soğuğunu, hikayedeki dramı her bir oyuncunun gözlerinde, yüzünde görmek fazlasıyla mümkün. çok iyi iş çıkarmışlar ortaya. imdb'de 10/10'u bastım.

    filmden ss'ler, spoiler'dır.
    http://www.imdb.com/media/rm2899556608/tt1332134
    http://www.imdb.com/media/rm3084105984/tt1332134
  • bana bir nebze ondskan'i animsatan harikulade bir film. zaten iskandinav'lardan cikip da guzel olmayan bir tane bile bir film izlemis degilim.