şükela:  tümü | bugün
  • burun içinde burun salgılarını sağlayan bezleri bulunduran etler vardır. bunlar alerji, kronik enfeksiyonlar veya diğer başka nedenlerle büyüyüp burun geçişini daraltarak burun tıkanıklığına neden olabilir.
    çok rahatsız edicidir özellikle yatarken burunun üzerine yatılan tarafının tıkanmasına, ağızın kurumasına, burnunuzu açmak için sürekli bir o tarafa bir bu tarafa dönmenize neden olarak uyku kalitesini düşürür.
    ilaçlarla geçici rahatlama sağlanabilir, kalıcı tedavi için doktora danışılması gerekir, septum deviasyonu ile karıştırılmamalıdır, ikisi de benzer rahatsızlığa yol açar.
  • her burun deliğinde üçer tane bulunan konka adlı etlerin genişleyerek burun tıkanıklığı oluşturması durumudur. nazal dekonjestanlar kullanılarak geçici küçülme sağlanabilir. ancak ameliyatla da tedavi edilebilmektedir. önceden yapılan ameliyatlarda konkanın bir bölümü kesilerek küçültme yapılırmış. ancak bu yöntem daha sonraları çok daha kötü sonuçlara yolaçabildiğinden sanırım artık uygulanmıyor. günümüzde radyofrekans denilen yöntemle gayet basit olarak halledilebilmektedir. bu yöntemde konkalar lazer ışınıyla küçültülür ve ameliyat sonrasında tampona gerek duyulmayabilir. ameliyat sonrasında burnunuzun içi kuruyabilir ama burnun içini nemlendirmek için özel ürünler vardır. muhtemelen doktorunuz bunları size tavsiye eder.
  • bu meretleri ameliyatla kucultmek havanda su dovmek gibidir, zira bunyeniz meyilliyse yine buyurler.
  • dün ameliyattan çıkmış biri olarak, ameliyat öncesi ve sonrası durumu nakletmek istiyorum:

    yıllardır burun tıkanıklığı çekiyorum. kulaklarım da oldukça tıkalı, hatta ufacık da olsa işitme kaybına sebep oluyor bu. gittiğim farklı doktorlar, hemen "haydi ameliyata" moduna girmemek için, uzun süre burun spreyi ile tedaviyi denedi. daha sonra alerjik rinitin konkalardaki büyümeyi tetiklediği düşünüldü ve tedaviye bu kanaldan da devam edildi. düşündükleri doğruydu; zira bende ortam, ısı değişikliklerinde burun akıntısı, hapşırık gibi etkiler de görülüyordu. ilaçlar alerjik etkileri yok etse de konkalarda küçülme sağlanamadı; tıkanıklık devam etti. kullandığım ilaçlar başta nasonex (burun spreyi) olmak üzere, onceair, cirrus, aerius gibi dekonjestan, antialerjik, antihistaminik içerikleri olan ilaçlardı. bunları bünyeme zerk ededurayım; hastalığımın alerjik etkileri çok güzel yok olurken, tıkanıklık asla geçmedi. aslında konka hipertrofisinde, alerjik rinit en başta gelen tetikleyicidir, ama konkalar çok fazla büyüdükten sonra riniti tedavi etmek de elbette işe yaramayacaktır.

    sonunda ameliyata karar verildi. radyo frekans yöntemi ile konkalar küçültülecekti. doktorum, bu ameliyattan çok bir beklentimin olmaması gerektiğini, tekrar büyüme riskinin çok fazla olduğunu söyledi. yalnızca, eğer ameliyat sonrasında ilaçları düzgün bir şekilde kullanırsam bu tekrarlama ihtimalini azaltacağımı ya da en azından geciktirebileceğimi ifade etti. bu noktadan sonra, ameliyat hazırlıklarına başlandı. kan tahlili, röntgen, ekg halledildikten sonra bir de sinüs tomografisi çekildi. septum deviasyonu ve sinüslerde iltihabik bir durum gözlenmediği için operasyon sadece konkaların küçültülmesine yönelik olacaktı.

    sonunda ameliyat dün gerçekleşti. ameliyatta lokal anestezi uygulandı. etkilemeye çalıştığım güzel doktorun karşısında ameliyat gömleğim ve burnumdaki tamponlar sayesinde pek şansım olmadığını üzülerek anladım. ameliyattan sonra kanamalı bir burun akıntısı oluyor, ama bu öyle oluk oluk akan bir kan değil; mukusla karışık birşey (bkz: karla karışık yağmur). bu akıntı yavaş yavaş azalıyor. zaten doktor da tamamen kesilmesi için bir solüsyon verdi. sonra tamponlar tamamen çıkarıldı. kullanmam gereken ilaçlar belirlendi. bu sefer nasonex yerine, otrivine verildi (5 gün boyunca kullanılacak). hapşırık olmasın diye, yalnızca iki günlüğüne birer tane tavegyl atacağım. bir kutu ağrı kesici ve bir de bakteriyel enfeksiyonlarla dövüşsün diye augmentin... bunların dışında sinus rinse kit isimli "bu ne la, bildiğin tuzlu su" diye düşünebileceğiniz, ama basitliği kadar bir o kadar da pratik kullanıma sahip yardımcı bir karışım var (hiçbir katkı maddesi olmadan, yalnızca sodyum klorür ve sodyum bikarbonat içerdiği için hiçbir zararı yok). bununla günde 6 defa yıkama yapmam gerekiyor.

    şu anda burnumdaki tıkanıklık doğal olarak devam ediyor. kanla karışık mukus, yerini saf mukusa bırakmak üzere. haftaya kontrol var, bakalım o zamana kadar ne olacak?

    şimdi ameliyat sonrasında dikkat etmeniz gereken bazı şeylere değinmek istiyorum:

    - hafif kanamalar normal. paniğe vermeyin, çok ciddi birşey değil. ancak çok fazla ve koyu kanama şeklinde olursa hemen doktora uzayın.

    - ilk zamanlar, akıntının genzinize gitmemesi için, yatakta yarı oturur vaziyette kalın. uyuyacağınız zaman da başınızın altına birkaç yastık koyup, başınızı yükseltin; böyle uyuyun.

    - yiyip içmenizde pek bir kısıtlama yoktur, ama mümkün mertebe sıvı ve yumuşak gıdaları tercih etmekte yarar var.

    - sigara filan içmeyin, mallık etmeyin. içenin de yanında durmayın. bırakın amına koyum zaten şu sigarayı, yeter. gelin, sonra içki içip kutlarız. ben ısmarlıyorum.

    - hapşırmamanız için ilaç vereceklerdir. bir iki gün kullanmanın yeterli olacağını söylediler. şu ana kadar bir kere hapşırdım. hapşırıklar devam ederse, o ilaca devam edin.

    - sesinizi yoğunlukla kullandığınız bir işiniz varsa durumu önceden iş yerinize bildirin. ayağa kalkacaksınız, hayatınızı normal bir şekilde devam ettireceksiniz, ama neticede burun tıkanık, bir rahatsızlık hissi var, sese de gribal bir hava katıyor, olmaz. doktorunuzdan rapor alırsınız zaten. iş yeri mırın kırın ederse siktiri çekin. size iş mi yok?

    - evi hastalık mizansenine uygun hale getirin. fırsat bu fırsat bol film izleyin, kitap okuyun, zihinsel içerikli hobilerinizle ilgilenin. geçmiş olsun.

    bir hafta sonra: burnumdaki tıkanıklık azaldı, ama hâlâ devam ediyor. doktor bunun normal olduğunu söyledi. konkalar biraz küçülmüş, daha da küçülürmüş. yıkama kiti ile yaptığım temizlikler iyi sonuç vermiş; bayağı temizlenmiş munuşum. kalan bir iki tatağı da sevgili doktorum aspiratörle çekti. her hafta başka komik bir aletle tanışıyorum bakalım.

    operasyondan yedi ay sonra: ameliyatın ardından, iki ay kadar rinitle ilgili ilaçları kullanmaya devam ettim. burun spreyini ise unuttuğum günler dışında hiç bırakmadım. elbette doktor tavsiyesi bunlar. spreyi iki gün filan kullanmadığımda rahatsızlık hissediyorum, ama o eski, neredeyse nefessiz bırakan, tıkanıklık yok artık. böyle bir operasyon geçirecekseniz, ameliyat sonrası aylar, hatta yıllar boyunca doktorunuzun tavsiyelerini uygulamanız, ilaçlarınızı aksatmamanız gerekiyor. operasyonun ve sonrasındaki tedavinin, kendi özenli yaklaşımımın da sayesinde, "yeterince" verimli olduğunu düşünüyorum.

    güncelleme: bu yazıyla ilgili çok mesaj aldım. kimsede burun kalmamış ya la :) öyle "yeterince" verimle filan olmuyor işte. burnum zaman geçtikçe tekrar tıkandı, tıkandı, tıkandı, bozdu, tam "bozmaz" dedim, yine bozdu. ne olacak? tekrar ameliyat oldum. "burnumu aldırmak istiyorum doktor!" dedim, "olmaz, benim daha iyi bir fikrim var." dedi doktor ve bu sefer konkalar kesilerek alındı - beter olsunlar :) bu son ameliyatın üzerinden de yaklaşık üç yıl geçti, evet, daha iyiyim. elbette alerjiyi kontrol altında tutmam gerekiyor; bu yüzden de nüksettiği zamanlarda yine antihistaminik haplar veya burun spreyi kullanıyorum. bir insanın burnu normalde ne kadar tıkalıdır, ne kadar açıktır, bunu bilemeyeceğim, ama benim burnum hiçbir zaman öyle çok açık filan olmuyor. bilmiyorum, belki de daha çok yıkamam ve daha sık sprey kullanmam gerekiyordur. doktora da uzun süredir görünmedim. neyse, önceki durumuma göre kıyaslarsam radyo frekans yöntemine oranla çok daha verimli oldu benim için. ameliyat olmadan önce balık gibi ağzımı açmaya başlamıştım, tekrar burundan nefes almaya döndüm hiç olmazsa. bu bile çok önemli. ankara'da olup da doktor arayanlara doktorumu önerebilirim, iyi adamdır (tabii hâlâ ankara'daysa).
  • septum deviasyonu için ameliyat olduktan sonra "tam kurtuldum" derken sevgili konkaların yeniden büyümesiyle en azından bunun kaçışı olmadığını anladığım zımbırtı. deviasyon problemi halledilmiş olsa bile, etlerin büyümesi 7 ayımı almamış. büyümesinin alerjik sebeplerle olduğunu söylüyorlar, ki dermatoloğun verdiği o kadar alerji ilacına rağmen. 7 ay sonra sadece bunlar için ameliyat olduktan sonra, doktorun "yazın görüşürüz artık" demesi iyice bunalım sebebi. 10 dakikalık operasyon için tahliller, muayeneler, giden zaman, yüzlerce lira bir kerelik tahammül edilebilir ama sürekli ameliyat olacağınız düşüncesi pek de iç açıcı olmuyor. özellikle lokal anestezi denen şey, uyuşturması gereken bölge hariç her yerinizi baygın hale getiriyorsa... ameliyat esnasında acı çektiğinizi anlatınca psikolojiktir diyerek kimsenin iplememesi de cabası. bu minik operasyonun arkasından da burun damlaları ve spreyleri artık etkili olmuyor. illa sol burundan sıkacağız, sağ burundan çıkacak o su, yoksa yine ağzı bütün gece açık tutarak uyuma çalışmaları devam ediyor. şuna kalıcı bir çözüm bulamadıkları sürece, kimse bana tıp ilerliyor demesin artık, ya nefes alalım ya da burunlardan toptan kurtulalım.

    edit: üzerinden 4 ay geçmişken her şey eski haline dönmüş durumda. yine boğulmalar başlasın, salyalar aksın, nefes alamıyorum, uyuyamıyorum diye bol bol ağlansın, boş hava sümkürülsün, aman sabahlar olmasın, şuna da hala kesin bir çözüm bulunmasın!
  • nefes almamı tamamen engelleyen rahatsızlık. breathe right denilen aparat bayağı bir rahatlama sağlasa da gavur amı tabir edilen memlekette yazın takmak mümkün olmadığından sürekli solunum sorunu yaşıyorum. ameliyat dediler ama nüks söz konusu olduğundan yanaşmadık. otrivine gibi geçici çözümler de kısa sürelki kullanım şartı ile çok işe yaramıyor. en boktan yanı da anksiyete bozukluğu çeken panik atakları yaşayan bir insansanız nefesinizi kontrol etmenizi engellemesi. hiperventilasyonun allahını yaşar da bi bok yapamazsınız.
  • ilk kez bir kbb uzmanindan duydugum akabinde türkçe konusalim burasi o kadar da özgür bir ülke degil diyerek uyardigim söz dizisi. nefes alamama sebebim.
  • başta kendini burun tıkanıklığı gibi tanıtan, sonraları "ulan madem burnum tıkanık, neden haftalardır burnum akmıyor?" sorusu ile kbb uzmanına taşıtan zımbırtı. henüz ilaç kullan bakalım küçülecek mi kısmındayız ama hala bir sonuç yok. hiç ameliyat işine girmeyip böyle takılsam mı diye düşünmüyor değilim ama baş ağrısından da durulmuyor böyle de.

    ailede ne kadar hastalık varsa da ben toplamışım maşallah; taşıyıcı spina bfida, haşimoto, alerji ve ardından konka zımbırtısı, he bi de durmadan yüzde çıkan sivilce de değil, yara da değil, dandik oluşumlar. peh.

    edit: 2014 baharında radyofrekans operasyonu yapıldı. ilk birkaç ay süper nefes alıyorum gibi gelse de özellikle son birkaç aydır sağ tarafımdan tam nefes alamıyorum. tekrarladı zannedip doktora yeniden kontrole gittim ancak konkalarda sorun yok. sanırım bir de kemik eğriliği ile uğraşıcaz.
  • giderek hayati kabusa ceviren, koku alamama, nefes alamama durumlarindan muzdarip gezmenize neden olan bir sacma burun eti buyume hastaligi. kbb doktoru israrla laser ile yakip kucultelim diyor. ozel saglik sigortam red etti, hastanede 4000 tl fiyat cekti. diger yerlerde genel anestezi altinda keserek etleri aliyorlar, tampon falan istemiyorum sonrasinda. kiysam mi paraya ne yapsam?