şükela:  tümü | bugün
  • konserden gaz alıp entry girmek kaynaklı öğretici kılavuzdur:
    1) verilen konser kapalı bir salonda ise sigara içilmez.
    içen eşşek evlatlarına buradan sesleniyorum: kendi sağlığını geçtim sahnede çalan söyleyen adamın ses sağlığı için içme sigara bre iradesiz...
    2) sahnede sanatını icra eden kişiye saygı gösterilir
    göstermeyen eşşek evlatlarına atatürk'ün "efendiler; mebus olabilirsiniz, reisi cumhur olabilirsiniz lakin sanatçı olamazsınız" sözünü hatırlatırım...
    3) bir şarkı türkü icra edilirken, sanatçı olur verdiyse ayağa kalkıp hop hop tepinilir, eşlik edilir, aksi takdirde mırıldanarak eşlik edilir.
    her şarkıya yeni gelin edasıyla atlayanlar: anlamını bilmediğin şarkı belki acıklı bir hikaye anlatıyor, el çırpıp kafa kol sallar isen sahnedeki adamın moralini bozmaz mısın?
    4) konsere grup halinde gidildiyse, mekanda "allahım nasıl da eğleniyoruz, çılgınız biz deli gibiyiz" tarzı şaklabanlık yapılmaz.
    maymunluk yapanlar: şüphesiz ki yaptığın her maymunluğu kıyamet gününde tek tek hesabı sorulur, kitapta yeri vardır.
    5) sevilmeyen bir şarkı çalınıyor ise yandakiyle konuşulup uğultu yapılmaz. millet nasılsa gürülüt yapıyor ben de konuşup arada kaynatırım denmez.
    6) konser açık havada ise yerlere çöp atılmaz, aşka gelip koltuk, sandalye falan parçalanmaz.
    parçalayan ibibikler, konser sonrası ortalığı temizleyen görevlilerin galiz küfürlerini yemeyi peşinen kabul etmiş sayılırlar.
  • eksikliginde özellikle klasik müzik konserlerinde sinirlenip, sorumluları bogazlamak istediğiniz edep şekli...
    rachmaninov dinlerken yanınıza oturan iki küçük kızın sürekli fısıldaşmaları, önünüzdekinin elindeki program broşürünü karıştırıp istenmeyen hışırtı sesleri cıkarmaları,arkanızdakinin tesbih sesi gibi boncuk şıkırtısı cıkartması ,ayagıyla tempo tutanlar , bach 'ın ikili keman koncertosunun en güzel yerinde fermuarlı cantasını caaart diye acıp içinden kagıt bulan sonra hısırtı eşliginde üzerine bir şeyler karalayan hatta hızını alamayıp cantasının öngözünü de caaart diye acma gafletine düşenler ,alkışlamadan cıkanlar ,geniş şapkasını cıkarmadan oturanlar örnek olarak sayılabilir...yapılması gereken buyuk bir huşu içerisinde put gibi oturup minimium nefes ve öksürük sesi cıkartabilme erdemine ulasabilmektir...
  • 14 haziran 2006 sting istanbul konseri'nde müşahede edildiği üzere, yurdum insanının büyük bir bölümünde bulunmayan, saygı temalı yazılmamış kurallar bütünüdür. konser, bir sanatçı veya grubun, kendisini dinlemek için para vermiş, muhtelif sıkıntılara girmiş bir kitleye müziğini canlı olarak aktarmasıdır. konserler genelde "boy gösterme" amaçlı toplantılar değildir, genelde devam çizelgesi de tutulmamaktadır. bu nedenle, herhangi bir şekilde kimsenin konsere gitme mecburiyeti yoktur, gidenlerin kendi istekleriyle, belli bir çerçevede dinlemek ve izlemek üzere gittikleri unutulmamalıdır. bu noktadan hareketle;

    1. kıçını sahneye dönüp sekiz parça boyunca cep telefonuyla mesajlaşmak,
    2. içi parlayan neon naylon parçalarını satma amacıyla sürekli ortada dolaşıp milletin gözüne parlak çubukları sokmak,
    3. sürekli oradan oraya yürüyüp konser alanını istiklal caddesi ile karıştırmak,
    4. adamlar sahnede son derece hafif bir ses düzeyine düşmüşken "ay canım şimdi yukarıdaki sete bak, ben beyaz giydim, el sallıyorum, ay ne bu gürültü, hiç duymuyorum" diye bağırmak,
    5. yanındaki arkadaşlarla gün içindeki şirket sorunlarını bağıra bağıra tartışmak,

    kısaca, o konseri verenleri hiçe sayarcasına, konseri dinlemeye gitmiş kişileri rahatsız edecek şekilde davranmak doğru değildir...

    (bkz: buradan yetkililere sesleniyorum) o konserde birkaç tanıdık görüp de "ooo, x bey, sizinle böyle de ortak bir yanımız var demek," veya "vay, sen yaşıyor muydun" gibilerden gevrek kahkaha sonrasında muhabbet ortamı açmak, konserin yarısını bira kuyruğunda geçirmek için gelenler lütfen magazin muhabirlerinin ve kameralarının tezgah kurdukları "in" yerlere gitsinler...

    (bkz: ya ben lan neyse bir sey demiyorum)
  • 14 haziran 2006 sting istanbul konserine gelen teyze ve amcalarımızda ve bir takım manken kızlarımızda olmayan adabı muaşeret kuralları;

    1. her yeni başlayan şarkıdan önce aaa ben bu şarkıyı biliyorum ya da bu neydi yaaaa? diye bağırmanıza gerek yoktur. sizin hangi şarkıyı bildiğiniz, hangisini bilmediğiniz bizi ilgilendirmez. ilgilendirse bile bunu konserden sonra konuşabiliriz.
    2. konserin her anını cep telefonuzdan birilerine dinletmenizin ya da sürekli fotoğraf çekmenizin ne size ne de topluma bir faydası yoktur. aksine zaten zor gördüğümüz stingin yerine sizin fotograf makinalarınızı görmek bizi biraz sinirlendirebilir.
    3.sigara ve biraya olan açlığınızı konser sonrası gideceğiniz bir barda da giderebilirsiniz. yarım ekmek döneri de mesela kızılkayalarda falan yiyebilirsiniz. hem daha ucuz hem daha lezzetlidir. hem de açık havada güzel müzik dinlemek isteyen ve bu yüzden konsere gelen diğer insanları döner kokusu ve sigara dumanıyla rahatsız etmezsiniz.
    4. paralı gün organizasyonları genelde evlerde olur. bunun amacı uzun süredir birbirlerini göremeyen ev hanımlarının rahat rahat sohbet edebilmesidir. fonda bangır bangır sting şarkıları varken hoşbeş etmeye çalışırsanız bağırmak durumunda kalırsınız ki bu hem sizin ses tellerinize hem de çevrenizde konser dinlemeye çalışanların sinirlerine zarar verebilir.
  • biri konu$urken ne yapmaniz gerekiyorsa onu yapin...dinleyin...
  • (bkz: mosh pit)
  • kimin konseri olduğuna bağlı olarak değişkenlik gösteren, konsere gelen toplulukça yadırganmayacak davranışları belirleyen kurallardır. örneğin metal, rock gurubun konserine gidip de samut gibi durup dinlemek adaba aykırıdır, bağırıp çığırmak, dinlerken eşlik etmek gerekir
  • son sarki soylendiginde mekan kosarak terk edilmez.
    (bkz: bis)
  • ilk şartı; ''önündekini asla ve kat'a fortlamamak'' olması gereken adap formudur.. aksi halde bir gün pis dalıcam zaar..
  • konser bittiğinde sahnedekileri ısrarla alkışlayan etraftaki insanlara "alkışlamasanızaaa gitmezleer, siz gitmeden onlar gidemezleeer" gibi mal cümleler kurarak direktif vermeye çalışılmamalı bence. örneğin.