şükela:  tümü | bugün
  • şirketlerin aralarında centilmenlik anlaşması yapması ile oluşur.
  • (bkz: w3c)
  • birlik manasina gelen kelime.
  • tek yönetimde toplanan çeşitli kuruluşların birliği. farklı girişimleri, bankalar, ulaştırma ve sigorta şirketlerini tek yönetimde toplayan uluslararası ticaret birlikleri.
    tekelci kapitalizmin kartel ve tröst aşamalarından sonra ulaştığı en gelişmiş tekel biçimidir. her türlü rekabeti ortadan kaldırır ve piyasayı dilediği gibi yönetir. kısaca dünya pazarına hakim dev bir kapitalist dev bir güçtür.
  • özellikle yurt dışındaki ihalelerde tek başınıza beceremeyeceğiniz işlere ortak olup parayı bölüşmek için diğer şirketlerle yaptığınız ittifaktır.
  • iki veya daha fazla tüzel kişinin bir araya gelerek, belirli bir proje ile ilgili olarak birlikte hareket etmek için, oluşturdukları adi şirket niteliğindeki yapıya konsorsiyum denir. burada önemli olan, konsorsiyum ortaklarının her birinin projenin belli bir kısmına yönelik olarak uzmanlaşmış ve iş bölümü içerisinde bulunmasıdır. ankara metrosu projesi için a, b ve c firmalarının bir araya gelerek kendi aralarında bir konsorsiyum sözleşmesi imzalaması ve a şirketinin yapım ve inşaat işlerinden, b firmasının vagonlardan, c firmasının ise elektrik tesisatından sorumlu olması bu durumun en güzel örneklerinden bir tanesidir. bu durumda belediye, metro projesi sözleşmesini her bir firma ile ayrı ayrı değil, sadece konsorsiyum ile imzalar. konsorsiyumun işleri, ortaklar tarafından belirlenen pilot firma tarafından yürütülür.

    konsorsiyumun, yakın bir kavram olan iş ortaklığından başlıca farkı, konsorsiyumu oluşturan her bir tarafın sadece kendi yaptığı bölüm ile sorumlu olmasıdır. bir başka deyişle, konsorsiyum ortakları arasında müşterek, müteselsil sorumluluk, kural olarak, yoktur. tabi bu durumun, konsorsiyum ile iş sahibi arasındaki sözleşmede de düzenlenmesi gerekir, aksi takdirde, borçlar kanunu'nun adi şirkete ilişkin hükümleri uyarınca konsorsiyumun tüm ortakları, borcun tamamından sorumlu olacaktır.

    ayrıca, tekelci kapitalizmin kartel ve tröst aşamalarından sonra ulaştığı tekel biçimi ile alakası bulunmayıp, rekabeti ortadan kaldırmak gibi bir işlev içerisinde değildir. "dünya pazarına hakim dev bir kapitalist dev bir güçtür" şeklindeki yaklaşımın ise tutarlı hiç bir tarafı yoktur. bütün dünyada, büyük inşaat projelerinin tamamı, geçici olarak kurulan ve amaç gerçekleştikten sonra sona eren konsorsiyumlar tarafından gerçekleştirilmektedir.
  • (bkz: joint venture)
  • en önemli stratejik işbirliği yöntemidir. benzer endüstrilerde çalışan benzer nitelikteki işletmelerin yalnız başına ürün veya hizmet geliştirmelerinin veya işi yapmalarının zor ve maliyetli olduğu faaliyetleri bir kaynak havuzu oluşturmak suretiyle yapabilme becerisine kavuşmalarıdır.
  • konsorsiyum hakkında sözlükte verilen tanımlar türk vergi kanunlarında verilen tanımlardan
    daha çoktur, zira vergi kanunlarımızda konsorsiyum nedirin tanımı yoktur.
    ama bak işte uygulamada konsorsiyumlar var, ülkemizde işler yapılıyor, nasıl vergilenecekler.

    4734 sayılı kamu ihale kanununun“tanımlar” başlıklı 4. maddesine gidip bakacaksın; buna göre ortak girişimler ihaleye katılmak üzere birden fazla gerçek veya tüzel kişinin aralarında yaptıkları anlaşma ile oluşturulan iş ortaklığı veya konsorsiyumlar şeklinde olabilecektir deniyor ya işte onu alacaksın. sonra gidip kurumlar vergisi kanununa;
    md.2/7'de yer alan "vergiye tabi kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan, bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler -iş ortaklığı- olarak vergilendirilir" açıklamasından bir tutam ekleyip, buradaki iş ortaklığı 4734'deki konsorsiyum demek lan diye çıkarımda bulunacaksın, hah oldu diyeceksin.

    yazsana anacım onu da oraya, bir kelime eklemek zor mu geliyor? hayır bilmiyorum ben mi dramatize ediyorum olayı. yaz, açıkça belli olsun anlaşılsın. bööyle bir yoruma açıklık, bir muğlaklık işinize mi geliyor anlamadım ki.

    anayasanın 73 maddesinin üçüncü fıkrasında vergi,resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır diyen de sen değil misin. vergi işi yasayla olur diyosun yani. e tamam yasayla olsun, olsun ama yasalar da biraz anlaşılır, çözülebilir olsun.

    not: sen sen diyorum ama sen kimsin?
    edit: takdim tehir