şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 1453'te istanbul osmanlılar tarafından kuşatıldığı sırada hüküm süren son bizans imparatoru. sıradan bir asker gibi surların üzerinde dövüşerek ölmüştür. tam adıyla xı. konstantin paleologos olarak bilinir.

    (bkz: üçüncü boğaz köprüsü/@cernikov)
  • annesinin soyadıyla, konstantin dragazes diye anıldığı da vakidir. paleologos hanedanında konstantin ismine sahip tek kişi değildir. savaşarak öldüğü kesin bilinmiyor bu adamın, kaçmış olduğu da rivayetler arasında.
  • ölümü ardından hakkında; konstantinoupoli tam düşer iken bir meleğin gelip kendisini kurtarıp, mermer bir bloka dönüştürüp, o zamanki chryseia pyle veya porta aurea yani 'altınkapı'nın (bugünkü yedikule zindanları) altında bulunan bir mağaraya gizlediği ve zamanı gelince şehri kurtarıp esas sahiplerine teslim etmesi için kendisinin tekrar yaşama döndürüleceğine dair bir efsane oluşmuş olan son bizans imparatoru.
  • 1448-1453 arasında hüküm sürmüş son bizans imparatoru.

    kafası kopmuş cesedinin mor ayakkabılarından ayırt edildiği, bugün artık bir izi kalmayan mezarının bir zamanlar vefa semtinde, imç'nin hemen arkasında bir yerlerde olduğu rivayet edilir.
  • bizans'ın en saygı duyduğum adamlarından biri. saltanatı bana acayip derecede celaleddin harzemşah'ı anımsatıyor. ölüm şekli, kendisinin büyük bir insan olduğunun su götürmez kanıtıdır.
  • efsaneye göre vakti geldiğinde tekrar dirilip istanbul'u türklerden geri alacağı söylenen son bizans imparatoru. mermer imparator. dağdaki kral.

    yunanistan'da aziz ve kahraman olarak kabul edilir.
  • doğu roma'nın son sabık imparatorudur.imkanı varken kaçmamış; sehrini son ana kadar müdafa etmiş,savaşarak ölmüştür.

    fethi gören dukas'a bakacak olursak ölümden sonraki durumu daha hazindir.

    "...padişah imparatorun cesedini bulup,başını gerirmek üzere,bu iki askeri memur etti.bunlar da koşarak,cesedi buldular ve kafasını keserek, padişaha getirdiler.padişah o vakit büyük dukaya sordu: bana hakikati söyle bu baş senin imparatorunun başı mıdır ? duka başı dikkatle tetkik ederek : efendim onundur dedi.

    bu başı başkaları da gördü ve tanıdılar.o vakit imparatorun kafasını avgusteo sütununa diktiler ve akşama kadar orada kaldı.sonraları derisini yüzüp ,samanla doldurdular ve her tarafa gönderdiler..."

    dukas-bizans tarihi,s.185,istanbul matbaası,1956
  • muhtemelen bozdoğan kemeri geçildikten sonra (imç blokları hizası) haliç istikameti bir yerde çarpışarak öldüğü rivayet edilmektedir.
  • mezarının yeri tam olarak bilinmemekle birlikte sırp tarihçi / siyasetçi chedomil mijatovich'in 1892'de yayımlanan "türklerin istanbul'un fethi" kitabında yer alan bir rivayete göre, vefa camisi'nin *bulunduğu yerde, evlerin ve esnafların barakalarının arasında dalları gül ve asmalarla kaplı eski bir söğüt ağacının gölgesinde isimsiz bir mermer levha varmış.

    şimdi kesilmiş olan bu ağacın altındaki mermer levhada istanbul'daki rumlar her akşam bir mum yakarmış. rivayete göre kendisi burada yatarmış.

    entryimizi mermer kral'a adanmış şöyle gaz bir besteyle bitirelim.

    you'll come back as a lightning