şükela:  tümü | bugün
  • 1896-1968. rus mareşali. çarlık ordusunda bir süvari astsubayı iken 1918'de kızıl orduya katıldı. stalinin orduyu tasfiye hareketi döneminde nkvd tarafından tutuklandı, işkence gördü ve hapse atıldı, fakat 1940 yılında tekrar tümgeneral olarak salıverildi. stalingradda kuşatılan 6.ncı alman ordusunun imhasında önemli rol oynadı. 1944 yılında mareşalliğe yükseltildi. 14-18 ocak 1945'de varşovayı ele geçirdi. almanyanın teslimini berlinde imzalayanlar arasında da yer aldı.
  • savaşın kazanılmasında en az zhukov kadar pay sahibi olsa da polonya asıllı oluşu ve görüşleri nedeniyle hiçbir zaman hak ettiği değeri görmemiş, başarılı kumandan. savaş sonrası polonya'sının milli savunma bakanı.
  • önce rus imparatorluğu ardından doğal olarak sscb kızıl ordusuna bağlı bi askerlik geçmişi olan general. ilginç olan kısım ise bundan sonra. 2.dünya savaşı sonrası bu efsanevi komutan, polonya ordusuna katılmış hatta ordunun başına geçmiştir. yaklaşık 10 yıl sonra yeniden sscb ye katıldı ve orada da en üst düzeylere kadar yükseldi. kendi ifadesine göre rusya'da kendisine polonyalı suçlaması; polonya da ise rus suçlaması yapıldı.
  • kadınların kendisine olan yoğun ilgisini duyan stalin'in kendisi hakkında "ne yapmalıyız ? imrenmeliyiz.." dediği general.
  • büyük anayurt savaşından sonra bir gazetecinin hem polonya hem de sovyet sosyalist cumhuriyetleri birliği vatandaşısınız ne düşünüyorsunuz sorusuna aşağıdaki cevabı veren general.

    rusya'da benim polonyalı olduğumu,
    polonya'da da rus olduğumu söylerler.
  • almanların merkez ordular grubunun tamamını imha eden bagration harekatının planlayan kişidir. sonrasinda ruslar berline kadar dort nala gitmişlerdir. büyük bir komutandır..
    (bkz: bagration harekatı)
  • jukov ile rokossovski'nin 1945 moskova zafer geçit törenindeki resmi. sovyetler birliği komünist partisi yöneticilerinin lenin'in mozolesi üzerinde izlediği törenin başlangıcında sovyetler birliği mareşali jukov ve rokossovski, sırasıyla beyaz ve siyah at üzerinde alana gelirler.
    jukov'un anılarının yayınlanan belli baskılarına göre, törende stalin askeri geçide bizzat katılacak ve at ile geçiş yapacaktı. fakat iddialara göre stalin törenden önce yapılan bir prova sırasında attan düştü ve bu olay nedeniyle, stalin yerine jukov'un geçiş yapması kararlaştırıldı. buna karşın eski sovyet casus viktor suvorov bu iddiaya itiraz etmiş, jukov'un anılarında böyle bir olayın yazmadığını söylemiştir. suvorov'a göre stalin, savaşta bizzat savaşan askerlerin geçit töreninde olması gerektiğini söylemiştir.

    rokossovski ikinci dünya savaşında sovyet ordusu adına en az jukov kadar önemli zaferler elde etmiş bir kumandan. hatta nazarımda jukov'dan dahi birkaç adım öndedir. çarlık henüz yıkılmamışken katılır orduya. babası bir polonyalı, annesi ise rustur. polonya kökenli olması onu her zaman oklar önünde tutar ki kendisi ekim devrimi'nde bolşevik safını tutsa da sonraki seneler bütün doğu avrupa ve sibirya'nın korkulu rüyası gulaglardan birine atılır yani rokossovski de büyük temizlik'ten nasibini alır. polonya ajanı olmakla suçlanması bir yerde makul görülse de birçokları onu japon ajanı olmakla da suçlar. moskova davalarında ateşli stalin taraftarları tarafından yargılansa da idam edilmez çünkü stalin onun stratejik zekasını bilir ve kamplardan birine yollar ta ki alman tehdidi kapıya dayanana dek. iki cephede birden savaşmaktan çekinen stalin, doğu'daki uzun zamandır var olan japon tehdidini bitirmek ister. tabi bu olmadan önce batıda büyüyen alman tehlikesine karşı molotov-ribbentrop paktı'nı imzalamak durumunda kalır. bu paktı imzalamak zorunda olması, istemediği anlamına gelmez hatta barbarossa harekatı'na kadar işine bile gelir. çünkü sonunda intikam alabileceği polonya'ya girer* ve baltık ülkelerini rahatça işgal eder. bunun için önce doğuyu halletmesi gerekir stalin'in. bu uğurda georgi jukov'u halhin hol muharebesi için doğuya kaydırır ve bu savaşla anlar ki tecrübeli subayları temizlemekle sovyet ordusuna en büyük darbeyi kendisi vurmuştur. japonlarla saldırmazlık paktı imzaladıktan sonra savaş ile dolu avrupa için derhal gulaglardaki subaylarını serbest bırakır ve orduya katar. rokossovski de bunlardan biridir ve 1940 yılında gulagdan çıktığında kendisine tümgeneral rütbesi verilir. o psikolojiyi üzerinden atması kısa sürse de cepheye varana dek hala onunla ilgili kaygılı olan kişi sayısı fazladır. barbarossa harekatı ile rusya her büyük savaşta olduğu gibi* yine işgal edilir. general kış hazretlerinin gayretleri elbette azımsanmamalı ama yine de beşeri faktörlere değinmek gerekir.

    moskova muharebesi'nde 16. ordu'yu komuta etti. muharebenin özellikle kuzey yönündeki blitzkrieg ile hızlı bir ilerleme sağlayan alman ordularına karşı volokolamsk'ta yeni bir savunma hattı kuran sovyet ordusu, 27 ekim'de zor da olsa ilerlemeyi durdurur. rokossovski'nin anılarını topladığı kitabında: "16 ekim sabahı düşman zırhlı ve motorize birlikleriyle ordumuzun sol kanadına yüklendi. tam buradan bekliyorduk ve çok dikkatli hazırlanmıştık. sadece bu kesimde düşman dört tümen -iki zırhlı ve iki motorize- toplamıştı, toplamda 200 den fazla tank. esas taarruz general ivan panfilov'un 316. tümen'i üzerine yüklendi. onun ileri hatları volokolamsk yolundan 12 - 15 km ilerdeydi. naziler sık düzende piyade avcı hatlarının önünde 30 - 50 tanklı güçlü gruplarla, topçu ve hava desteğiyle saldırdılar. iyi düzenlenmiş savunmayla karşılaşan düşman, yeniden saldırmak için geri çekildi. ağır kayıplara uğradı ve ihtiyatlarını savaşa sürmek zorunda kaldı. çatışmalar yavaş yavaş tüm 16. ordu cephesi boyunca yayıldı."

    moskova önünde durdurulan alman merkez ordular grubuna karşı sovyetler karşı taarruz için hazırlıklara başladı. rokossovski de mavi durum altında bryansk cephesi komutanlığına atandı ve karşı taarruz için hazırlıklara başladı. korgeneral olarak 1942 temmuz'undan eylül'e kadar bu komutanlığı sürdürdü. kursk savaşı ve devamında bagration harekatı ile alman merkez ordular grubunu imha etmeyi amaçlayan planın hazırlayıcılarındandır. üçüncü harkov muharebesi`nde ise erich von manstein'ın karşı bir atakla aldığı belgorod şehri sebebiyle kursk çıkıntısı oluşmuştu ve imhası için tarihin en büyük kara harekatlarından olan kursk savaşı başlatıldı.
    bu cepheden sonra uranüs harekatında don cephesini ve sonrasında da sovyet merkez cephesini savaşın sonuna kadar kumanda etmiştir. general rokossovski, 8 ocak 1943 de stalingrad’da kuşatılmış durumdaki alman askerlerine bir teslim ol çağrısı yapar. teslim şartları katlanılmaz değildir. her askere normal tayın verilecek, yaralılar ve hastalar tedavi edilecek, subaylar rütbe işaretlerini ve nişanlarını taşıyabileceklerdir. özel eşyalara da dokunulmayacaktır. uçaklarla alman siperlerine atılan bildiri, sert bir tehditle son bulmakta, “teslim olunmadığı halde kızıl ordu kuvvetleri alman kuvvetlerini yok etmek zorunda kalacaktır. direnenler acımasızca imha edilecektir.” durum derhal hitler'e iletilir ve hitler derhal reddeder. aslında durum alman tarafında tümüyle umutsuzdu. yılın ilk günü ekmek istihkakı 100 grama düşürülmüş, beş gün sonra da 50 grama indirilmişti bile. rokossovski komutasındaki sovyetler kuvvetleri 10 ocak 1943 günü beş bin topun bir saat süren hazırlık ateşinin ardından stalingrad’daki alman kuvvetlerine toplu bir saldırı başlattılar. altı günün sonunda mihver savunma alanı yarı yarıya küçülmüş, 22 x 14 km'lik bir alana gerilemişti. pitomnik havaalanının 16 ocak'ta, gumrak havaalanının da 25 ocak'ta kızıl ordu birliklerinin kontrolüne geçmesiyle hava köprüsü kesilmiş oldu. üçüncü ve kullanılabilir son pist, stalingradskaya uçuş okulu pisti, 22 - 23 ağustos gecesi son kez kullanıldı. 23 ocak sabahından itibaren her türlü ikmal malzemesi artık paraşütle bırakılmaktaydı. bu tarihe kadar hava köprüsüyle 49 bin kişi tahliye edilmişti. öte yandan bodrum katlarında kurulmuş olan derme çatma hastanelerdeki 20 bin yaralının tahliyesi artık olanaksızdı. mihver askerleri artık ancak açlıktan ölmeyecek kadar kalori alabilmekteydi fakat cephane giderek azalmaktaydı. bu son derece olumsuz koşullara karşın kısmen de olsa, sovyetlerin tutsakları infaz ettiklerine inandıkları için teslim olmayıp direnmeye devam ettiler. özellikle de almanlar yanında savaşan rus gönüllüler ele geçtiklerinde başlarına gelecekler konusunda hiç hayale kapılmıyorlardı. bir süre sonra stavka, hesap edildiğinden daha büyük bir mihver kuvvetini stalingrad'da kuşatmış olduklarını fark etti. bu durumda bölgedeki kuvvetlerini takviye etmeleri gerekiyordu. stalingrad'da yeniden kıyasıya sokak çatışmaları başladı. fakat bu kez mihver kuvvetleri volga kıyılarından geri atılmaktaydı. mihver kuvvetleri fabrikalar bölgesindeki mevzilerini pekiştirirken kızıl ordu, bir ay önce kendilerine yönelen yırtıcı saldırıları bu kez kendileri başlattı. savunma, kendilerini el bombalarından korumak için tüm pencereleri tel ağlarla örtmek gibi basit bir savunma sistemi uyguladı. sovyet askerinin bu önlem karşısında bulduğu çare, el bombalarına balık iğneleri sarmak olmuştur. balık iğneleri, pencerelerdeki tellere takılıyor, ilk el bombasının burada patlamasıyla pencerelerdeki bu koruma imha ediliyordu. kent içi çatışmalarda alman tankları, alışılagelmiş şekilde kullanılamıyordu. halen işler durumdaki tanklar, en iyi ihtimalle sabit top olarak kullanılabilmekteydi. kızıl ordu ise yıkıntıların hareketleri sınırladığı bölgelerde tankları kullanmadı.
    general rokossovski, 21 ocak'ta küçük bir ulak grubu yeniden general paulus'a gönderdi. yirmidört saat içinde teslim olmaları durumunda tüm tutsaklar için aynı güvenceler sağlanacaktı. fakat bu teslim olma çağrısı general paulus tarafından hitler'in emri gereği geri çevrilmiştir. don cephesi kuvvetleri 22 ocak'ta yeniden taarruza geçtiler. izleyen günler içinde ardı ardına gelen sovyet saldırıları sonunda savunma bölgesi üçe bölünmüştü. friedrich paulus, iyi gitmeyen stalingrad savaşında 6. ordu ile hitler'in bütün itirazlarına hatta onu feldmarschall yapıp "hiçbir mareşal bugüne dek teslim olmadı" deyip intihara yönlendirmesine rağmen sovyet ordusuna teslim olur ve artık saldırı sırası sovyetlerdedir. 6. ordu teslim olduğunda rokossovski ve süvari birliği de daha serbest kaldı ve stavka tarafından daha güçlü birliklerle büyütüldü. rokossovski stalingrad önündeki alman ordusunun tam ortasına salındı ve başlarda büyük, devamında da sertleşen alman direnişi sebebiyle küçük kazanımlarla toplam 160 km.'lik bir alanı ele geçirdi.
    beyaz rusya stratejik harekatı adı altında prusya topraklarına ileri hücumu kumanda etmiş ve kısa sürede almanya hudutlarına varmıştır. doğu pomeranya taarruzu sırasında jukov'un ana ordularının sağ kanadını korumak adına vistul nehrini geçip danzig koridoruna saldıracaktı ki bu da jukov'un ordusunun sağ kanattan karşı taarruz ile karşı karşıya kalmasını engelleyecekti. ama stavka yeni bir emir ile rokossovski'yi elblag yönüne geçirdi. rokossovski buna şiddetle karşı çıktı çünkü pomeranya'da hala ciddi büyüklükte bir alman ordusu vardı ve jukov'un sağ kanadı için potansiyel tehditti. rokossovski saldırının ilk evresi sonuçlandığında bu itirazını tekrar dile getirdi ve stavka jukov'un da benzer görüşü ile rokossovski'yi istediği manevra için onayladı. rokossovski hızlı bir biçimde ordusunu yeniden toparladı ve başta belirttiği noktaya ilerleyerek alman karşı taarruzu ihtimalini bıçak gibi kesti. alman istihbarat servisi, sovyet ordularının berlin'e yürümeden önce pomeranya'da bir harekata girişeceklerini, 13 şubat gibi erken bir tarihte öğrenmiştir. pomeranya'dan doğu prusya sınırındaki elblag'a kadar geniş bir cepheyi savunma durumunda olan 2. ordu, daha kısa mevzilere çekilmeyi talep etmişti. fakat tüm daha geri hatlara çekilme taleplerinde olduğu gibi bu da hitler tarafından kabul edilmedi. vistül nehri üzerindeki grudziadz, 18 şubat'ta kuşatıldı ve kentteki alman 83. piyade tümeni bir sonraki ay rokossovski'ye teslim oldu. alman 2. ordusu, rokossovski'nin başlattığı yarma harekatını 25. km.'de durdursa da jukov'un merkez ordusunun harekatı sonrasında vistul ordular grubu ile 2. ordunun bağlantısı kesildi. devamında kolberg, danzig ve heiligenbeil kuşatmalarına katıldı. oder nehrini ilk geçen orduya kumandanlık etti ve adım adım savaşın sonuna yaklaşıldı.

    varşova ayaklanması sırasında hiçbir destek almadan almanları yenmiş ve polonya için de bir kahraman olmuştur. onun için polonya'da rus, moskova'da polonyalı denir. iki taraf için de iyi şeyler yapmış olmasına rağmen hep yaftalanmıştır.

    müttefik orduları ile ilk teması kurmuştur rokossovski. temas hattı olarak avrupa'da savaşın sonunda wismar, 2 mayıs 1945 tarihinde britanyalı 6. hava indirme tümeni'nin tarafından ele geçirildi. 7 mayıs 1945'te general montgomery ve mareşal rokossovski, wismar'da bir araya geldiler. rokossovski 6. hava indirme tümeni'nin britanyalı birliklerini denetledi. yalta konferansı anlaşmaları nedeniyle, 1 temmuz 1945 tarihinde wismar, almanya'nın sovyet işgal bölgesinin bir parçası haline geldi ve ingiliz askerlerinin ayrılmasıyla sovyet birlikleri şehre girdi. almanya'nın teslimiyet belgesi'ni imzalarken oradaydı ve savaşın en büyük kahramanlarından biri olarak başkente döndü. özellikle sovyet karşı taarruzu ile başlayan bütün doğu cephesi savaşlarında önemli bir rol üstlendi ve yetenekleri ile savaşın kazanılmasında büyük bir pay sahibiydi.

    savaştan sonra 1949'da bizzat stalin tarafından polonya halk cumhuriyeti'ne gönderildi. gomulka'nın partiden çıkarılmasından sonra sosyalistler ve komünistler polonya birleşik işçi partisi'nde birleştiler. bierut, parti genel sekreteri oldu. sosyalizmin, üç yıllık bir kalkınma planına (1947-1949) göre kurulması öngörüldü. o tarihten başlayarak polonya, 1956'ya kadar polonya savunma bakanı olan mareşal konstantin rokossovski'nin gözetiminde sovyet modelini benimsedi. rokossovski polonya'nın kalkınmasını hızlandırdı ve savaşın en büyük yaralılarından olan memleketini yeniden ayağa kaldırmaya çaba harcadı. 1956'da gomulka tarafından görevden uzaklaştırıldı. tekrar moskova'ya çağrıldı ve savunma bakanı yardımcılığı görevini layığı ile yerine getirdi ve mareşal ilan edildi. bütün göğsü ödül ve madalyalarla dolu olan rokossovski, 1968'de moskova'da vefat etti.