şükela:  tümü | bugün
  • konstantinopolis'in ilk arap kuşatması; 674 ile 678 yılları arasındaki bizans-arap savaşları'nın büyük bir çatışması olup, konstantinopolis'in savunmasının test edildiği sayısız zamanlardan biriydi. savaş bizans imparatorluğu ve arap emeviler arasında oldu. muaviye, (ilk fitne savaşını takiben) emevi arap imparatorluğu hükümdarı olarak ortaya çıkmıştı ve şam'ı başkent olarak yapmış ve stratejik hedef olarak bizans impartorluğu'nun ortadan kaldırılmasını kabul etmişti. bu nedenle 668de muaviye oğlu yezid komutası altında bir arap ordusunu bizans imparatorluğu'na karşı göndermişti. yezid ve ordusu bütün anadolu'yu geçerek ta boğaz'ın karşı tarafında olan kalkedon (kadıköy)'e kadar ilerlemişti. özellikle anadolu'da önemli bir bizans şehri olan (şimdi bolvadin yanında bir harabe olan) amorium şehri arapların eline geçmişti. bu suretle karadan hücumun konstantinopolis'i ele geçirmenin çok zor olduğu anlaşılmış oldu.

    muaviye'nin yeni şekilde bizans imparatorluğu'na hücumu arapların geliştirdikleri donanma ile oldu. bu yeni sayılan arap donanması önce ege denizi açıklarında adalardan başlayarak bizans ada ve sahil şehirlerini birer birer eline geçirmeye başladı. bunlar arasında rodos, kos, sisam ve ızmir sıra ile araplar eline geçti. bizans'da ıv. konstantin imparator iken 672'de arap donanması marmara'ya girdi ve kapıdağ yarımadasının kıstağının hemen kuzeydoğusundaki eski klasik yunan şehri olan ve roma ve bizans dönemlerinde de önemini kaybetmeyen kyzikos şehrini eline geçirdi. araplar iki yil bu şehri tahkim edip bir donanma üssü haline getirdiler. ayrıca orada donanmalarındaki gemilerini kuşatma silahları (büyük mancınıklar vb) ile donattılar.

    674 yılında bu donanma kyzikos'dan ayrılarak denizden konstantinopolis'i kuşatmaya aldı. bu çeşit denizden kuşatma o zamanki bu eski konstantinopolis şehri için yeniydi, çünkü daha önceki barbar kavimler kuşatmaları karadan batıdan şehrin kara surlarına gelmişti. fakat eski konstantinopolis'in marmara denizi surları da iyi pekiştirilmişti. bu pekiştirilmiş duvarlara karşı arap donanması ve yeni kuşatma aletleri pek başarılı olamadı. araplar bu nedenle şehri boğaz boyunca abluka altına aldılar. fakat kış mevsimi gelince araplar donanmaları ile üsleri olan kyzikos'a çekildiler. burada donanma tamir ve takviye edildi ve suriye'den yeni asker ve malzeme getirildi. 675 baharı ile arap donanması tekrar konstantinopolis'i denizden ablukaya ve kuşatmaya aldı. o yıl da başarı kazanılamadı ve kışın donanma yine kyzikos üssüne çekildi. bu, uygun mevsimde şehrin kuşatılması ve kışın arap donanmasının kyzikos'a çekilmesi 678 yılı sonlarına kadar 5 defa tekrarlandı.

    bu sırada suriyeli hıristiyan bir sığınmacı olan kallinikos isimli baalbek'li kişi bizans imparatorluğu için tahrip edici bir silah olan ve rum ateşi adı verilen bir buluşu ortaya koydu. 677 yılında bizans donanması bunu ilk kullandı. 678 yılı kuşatması sonunda rum ateşinden üstünlük kazanan bizans donanması, emevi arap donanmasını bu silahı kullanarak "syllaeum" deniz savaşında yendi. arap donanması son olarak 678 tarihinde kuşatmayı kaldırarak ve kyzikos üssünden ayrılarak akdeniz'e geri çekildi. antalya açıklarında bu donanma hiç beklenmedik bir fırtınaya maruz kaldı ve büyük zarar gördü. bundan sonra arapların konstantinopolis'e hücumları denizden değil karadan oldu.

    bu bizans zaferi arapların avrupa'ya doğru yayılmalarını yaklaşık otuz yıl durduruyordu. fakat araplar konstantinopolis'in ikinci arap kuşatması'na kadar kesin bir şekilde yenilmeyeceklerdi.

    yenilgi iki nedene dayandırılabilir: şehrin savunmasının kırılamaması ve kış mevsimindeki soğuk hava ve uygunsuz deniz şartları. bizanslı'ların kazandığı bu zafer, şehrin deniz tarafından da sağlama alınabileceğini fikrini sağlamlaştırdı. arap kuvvetleri kış mevsiminin soğuğu ve fena deniz şartları dolayısıyla kuşatmalarına ara vermeleri gerektiği için kuşatma devamlı olamıyordu. buna rağmen araplar tekrar tekrar 5 yıl arka arkaya şehri kuşatmaya devam etmişlerdi. fakat bir taraftan yeni bizans teknik üstünlüğü ve diğer taraftan suriye'deki askeri ve siyasi durumun uygunsuzluğu nedeniyle kışın takviyelerin gelememesi korkusu bu kuşatma serisinin devam etmeyişi araplar bakımından savaşın başarısızlıkla sona ermesine neden olmuştur.

    kaynak