şükela:  tümü | bugün
  • konstantinopolis'in ikinci arap kuşatması (717-718), arapların doğu roma imparatorluğu'nun başşehri olan konstantinopolis'u almak için karadan ve denizden girişimde bulundukları bir kuşatmaydı. arap kara kuvvetleri maslama tarafından yönetiliyordu, konstantinopolis'in dayanıklı ve görünen surları ve bulgar atakları karşısında yenildiler. deniz filoları yunan ateşi tarafından tahrip edildi ve arta kalanları daha sonra yurtlarına geri dönüşlerinde fırtınada battı. kuşatma sık sık geniş çaplı çalışılmış bir savaş olan tours savaşı ile kıyaslansa da o savaş müslümanların doğudan avrupa içinde genişlemelerini yaklaşık 700 yıl durdurmuştur.

    başlangıç sahneleri
    konstantinopolis kuşatması (674-678)' den sonra araplar şehir üzerinde kararlı ataklı bir ikinci deneme girişiminde bulundular. 80.000 kişilik bir ordu emevi halifesi süleyman bin abdülmelik'in kardeşi mesleme tarafından yönetiliyordu. ordu konstantinopolis'i karadan kuşatmak için anadolu tarafından istanbul boğazı' nı karşıdan karşıya geçti. bu sırada başlangıçta 1.800 gemilik kuvvetli deniz filosu şehrin güneyinde marmara denizi' nde seyrediyordu. imparator ııı. leo avantaj olarak meşhur istanbul surları'na sahipti ve arap ordusu surlarda gedik açacak donanıma sahip değildi. ayni zamanda arap donanması boğazın yukarılarında seyir yapamazdı, çünkü bizans donanmasının aralıksız saldırıları vardı ve onlar çok büyük etkisi olan yunan ateşini kullanıyordu.

    kış ve ilkbahar
    norwich, 717/718 kışını "bir insanın hatırlayabildiği en dayanılmaz kış" olarak tanımlar. karadaki arap kuşatmacıların aksine, constantinople'un gereksinimleri karadeniz yolu ile sağlanıyordu ve kuşatmayı yapan araplar kış dolayısıyla, açlıktan ölümler ve kıtlıktan dolayı çok büyük zorluklara katlanıyordu. çünkü onlar yeterli malzeme tedarikini yapmaya sahip değillerdi ve develerini, atlarını, eşeklerini ve yunan kaynaklarına göre küçük kayaları yemeye zorlanıyorlardı ve hatta ölülerinin vücutlarını bile. toprak donmuştu ve araplar deniz kumandanları amiral süleyman dahil yüzlerce ölülerini marmara denizine atmaya zorlanmıştı. 400 gemilik bir mısır filosu ve 360 gemilik bir afrika deniz filosu taze takviyelerle ilkbahar'da konstantinopolis'e ulaştı, fakat birbirini izleyen saldırılar şehir üzerinde onu savunanlarda gedik açmaya sebep olmuyordu. arap deniz filolarına bindirilmiş yakın zamanda köle edilmiş insanlar veya hristiyan zımmiler ayrıca çok miktarda askerlikten kaçmışlardı.

    sonuç
    araplar, şimdi bizans topraklarında kolay elde edebilecekleri yerlere hücum etmeye döndüler. amorium, selanik'in yağmalanması ve sicilya ve güney italya'nın istilası araplara inisiyatifi yavaşta olsa tehlikesizce sürdürme şansı veriyordu ve ellerinde tuttukları ön asya tozunu atacakları yerdi. dört halife birkaç yıl içinde ispanya'da ve daha sonra girit adası'nda zayıflatılacaktı. bizanslı'lar sonuçta güçlerini tekrar elde edeceklerdi ve 10ncu yüzyılda ön asya'da arap varlığını yok edeceklerdi. 11nci yüzyılda ise suriye ve mezopotamya'nın çoğu fethedilecekti. selçuk türkleri, 11nci yüzyıl ortalarında istila ettiğinde, güç dengesi bizanslılar lehine değişmişti.

    kaynak