şükela:  tümü | bugün
  • "tedariksiz taharete çıkan domala domala taş ararmış" sözünü uygulamalı olarak gösterdi bize.

    kime, ne maksatla, ne türden bir sonuç elde etmek adına meydan okuyor bilemiyorum ben. başarılarını açık bir dille ifade etmenin kendisine övgü getirecek olduğuna dair çocukça bir saflık içeren inancı mı var onu da bilmiyorum. bilmediğim bir başka mevzu da, ne yapmaya çalıştığı.

    gerçekten merak ediyorum burada ne yaptığını. kendi kafasından bakacak olursak eğer, yaptığı şey; kendisinden aşağı gördüğü insanların toplandığı bir kahveye girip "ben hepinizden üstünüm" demek gibi. e canım ciğerim, yiyorsa, yanındayken o kahvedekiler gibi kalacağın insanlara sataşsana. burası böööööle untermensch, ne kasıyorsun hala? gerçekten matah bir şeyler yapmış olduğuna inanıyorsan, sayteyşın indekslerden seçtiğin birkaç ismi takip edip onların yazıştığı forumlara dalsana. özgüven güzel, ama doğru kullanılmadığında insanı sıçırtan bir unsur. sen, kont, özgüvenini sıçmak için kullanıyorsun.

    çocukça bir saflık dedim, dürüstçe başarılarından bahsetmek dedim, biraz açayım. buraya gelip "lan maçta nası soktuk" ya da "rusa gittim bak böyle dedi" entrysi giren insanların tümünü, hakikaten sadece bu yazdıklarını yapan vasıfsız karaktercikler mi sanıyor acaba. yani kont, herkesin kendisi gibi yaptığını mı sanıyor? ekşi sözlüğü, gerçek hayattaki karakterinin birebir yansımasını aktaracağı bir tuval olarak kullandığını mı sanıyor insanların? eğer öyle düşünüyorsa, sağlam bir darbe beklesin. çünkü ekşi sözlük ile bir şekilde bağlantısı olan bir çok insan biliyorum ki, o ranking ranking diye isimlerini zikretmekten imtina etmediği üniversitelerin "yeterlilik" derecelerini belirleyen komisyonlarda görev alıyorlar. öyle insanlar biliyorum ki sözlük dahilinde, hani şu "edirne'den çıkabilme" konusundaki kriterleri belirliyorlar. şimdi, kont, bence adını sanını vererek böbürlendikçe, bu kişilerin kara listesinde yer edineceğinin farkında olmalısın.

    reklamın iyisi kötüsü olmaz sanıyorsun kont, ama senin reklamın hakikaten berbat. cv'nin çakmalığını bir yana bırakıyorum, çakma olmayıp gerçekten kayda değer olsaydı bile şu yaptığın pazarlama çalışması sonrasında kimsenin iplemediği cv halini alacaktı. zaten insan kaynakları ile ilgili birimlerde taşşak yapmak için kullanılır hale geldi çoktan. sana bir de kötü haber "dünyadan"; insan kaynakları departmanlarında çalışanlar, birbirlerini çok iyi tanıyan, haberdar olmana ihtimal vermediğim bir iletişim ağına sahip olan kimseler. yani a firmasında olumsuz bir etiket almışsan, emin ol b firmasına başvurduğunda bu bilgi senden önce oraya ulaşmış oluyor.

    tabi şu ayrıntıyı gözardı etmiş durumdayım bunları yazarken; senin gibi uluslar arası nitelikte bir işgücü biriminin türkiye'de ne işi var? tabi ki seni bağlamaz türkiye'de adının "taşşak" konusu yapılmış olması, ya da ik ofislerinde türlü komiklikler için nesneye dönüşmesi.

    başarılarını takdir etmekten çekinmeyiz sevgili kont. ben ve muhtemelen benim gibi düşünen kişiler, başarılarından dolayı asla taş atmayız. ancak şu anda taşa ihtiyacın var, tedariksizliğinden dolayı. çünkü ekşi sözlük gibi, bir ortamda, "alayınıza gider ulan" diye bağıracak kadar şiraze kaydırma olayına girmişsin. bak şuraya yazıyorum. biraz daha böyle devam edersen, ufaklıkların taş attığı adam değil, itin götüne sokulup sokulup çıkarılan şamar oğlanına dönüşeceksin. senin asla laf yetiştiremeyeceğin kişiler gelecek buraya ve daha ağzını açmadan yedi düvele rezil edecekler seni. bence sözlüğü mözlüğü bırak, dön laboratuvarına ve "kayda değer" bir şeyler yap. aksi takdirde kayıp düşeceksin hırsından soluk soluğa kalmış bir halde.

    tekrar belirtiyorum ki kont'un kafasına girsin: "lan inception da skim gibi filmmiş" yorumu yapanların hepsi, senin sandığın gibi aylak insan değil. bunu, kötü bir tecrübeyle yaşamak üzeresin kont. yarın birgün çakma yayımlarından dolayı ünvanlarını kaybettiğinde çok ağlama bak. kafayı bir taktı mı tam takarlar burada insana. çok vurursun taşlara başını, ama çok geç olur.

    özgüvenini yediğimin kont'una son bir sözüm daha olacaktı aslında, ancak vazgeçtim. çünkü benim derdim ona bir şeyler öğretmek ya da haddini bildirmek değil. ben sadece uyarıyorum. aklını başına alması için vakit geldi de geçiyor bile. kapalı kapılar ardında kılıçlar çekiliyor ve kendisine çeki düzen vermezse, bu kavga-gürültü sonrasında tek kaybeden kendisi olacak.

    (bu yazdıklarımı da hazmedemeyeceksin sevgili kont, kabullenmek zor gelecek bir şeyleri. çok da matah sandığın o sınavda seni geçen 4088 kişinin olduğunu, 16. sırada yer alan okuldan yüksekte konuşlanmış 15 okul daha bulunduğunu, bilmemkaçbin kişi arasında "en iyi" değil "iyilerden biri" olduğunu, burada aşağılamaya çalıştığın insanların yarın veya öbürgün sana "seni neden işe almalıyım?" sorusunu yönelteceğini, kurduğun hayallerdeki o muhteşem sinan'a erişinceye kadar daha çok yol yürümen gerektiğini kabullenmenin zor gelmesi gibi işte. "ben üstün insanım" diyemezsin, toplum sana "sen üstün insansın" der. "ben başarılıyım" diyemezsin, başarıyı tescilleyen kurumlar sana "sen başarılısın" der. karşındakiler "sen bizden üstünsün" demediği sürece, "siz benden daha aşağılıksınız" deme şansın da yok. tabi ki bu söylediklerim, karşımdakinin sosyal algıları seviyesinde bir değer taşıyorlar.)

    hamış: süpermen tişörtlü doğuş'tan değil, clark kent kılıklı süpermenden korkacaksın.
  • ohaahahahahaha ay ay ay ben bunu troll sandiydim ayol, gercekten rahatsizmis. kendi sitesine yazmis bunlari

    ph.d., active structures, prof. ian f.c. smith, swiss federal institute of technology (epfl), 2012 (swiss federal institute of technology (epfl) is the best university in europe in engineering field according to 2009 academic ranking of world universities (arwu)),

    m.sc., advanced mechanics of materials and structures, prof. joachim bergmann, bauhaus university (bauhaus university is the 16th best university in germany according to 2009 che university ranking),

    b.sc., civil engineering (double major), istanbul technical university (itu) (admitted being 4089th at national university entrance exam among over 1,600,000 students (0.25%)) (itu is the best university in turkey as well as the 108th best university worldwide in engineering, according to 2009 times higher education (the-qs ranking) )

    b.sc., business administration (double major), anadolu university (admitted being 4089th at national university entrance exam among over 1,600,000 students (0.25%)),

    siralamayla bozmus turk egitim sisteminin kurbanlarindan bicare. ironi odur ki kendine benzeyen o sistemi elestiriyor boyuna. caaniiim. acidim be.

    edit: kendi sitesi degil bir de universitenin sitesiymis. ah asagilik kompleksi sen nelere kadirsin, kendini tanit diye verdikleri sayfayi sayilarla doldurmus. hayatina isvicre'de sayi olarak devam ediyor.
  • paralel olarak yazdığım onlarca makaleyi bırakıp cv'sini incelediğim akademisyen.

    1. [kitap mevzuu] bu arkadaş bir kitap yazmış: "uniform material law: extension to high-strength steels," vdm, isbn 978-3-639-25625-3. büyük ihtimalle doktora tezi. avrupa'da doktora yapan birçok öğrenci bilimle uzaktan yakından ilgisi olmayan bu tür firmalardan "tezini bizde bastır" teklifi alırlar. 40 kopya yazdırıp ciltletmet yerine parasını bastırıp kaliteli bir baskıyla "proof-reading", "editoryal destek" vs. olmadan tezi kitap halinde basıp amazon'dan satmak mümkün. daha önce yazılmış gerçi, yayımcı vdm, "vanity press" tarzı yani "kitabım olsun, şanım yürüsün, ekşi'de amazon linkini vereyim" zihniyeti.

    2. [wikipedia] bahsi geçen kitabı google'ladım. kitapla ilgili "review," yorum bulur muyum acaba diye. yazık ki yok. her bilimsel yayından beklenen, kitapla ilgili bir "review" varsa majesteleri herr korkmaz bildirirse biz de öğrenmiş oluruz. ilginç olarak kitabı referans veren bir wikipedia entrysi var. bu entry (fatigue) bu kitabı referans olarak gösteriyor. tahmin edin bu referansı kim vermiş. bu ip'nin diğer wiki entryleri arasında odtü, boğaziçi, itü vb. bulunuyor, incelemek isteyenler için.

    insanın hayatta öğrendiiği önemli şeylerden birisi tevazu bence. tevazu olmadan da başarılı olunabiliyor hatta kendinizi olduğunuzdan fazla gösterince, bu başlıkta olduğu gibi "adam değil, ama kariyeri sağlam" gibi tepkiler alabiliyorsunuz. bunun da elbette maddi/manevi getirisi var (adam değil eleştirisini kale almayan bünye için).

    tevazu başarı için değil zaten: kont olarak, zengin olarak elde edemeyeceğiniz kaliteye sahip olmak için.
  • bence cv'sine okuduğu kitapları da yazmalı.

    books read:

    lord of the rings, jrr tolkien (sold over 150 millon copies around the world according to barnes&noble best sellers list 2009)
    harry potter, jk rowling (harry potter is an award winning fictional novel series including 6 books)
    coğrafya 1 (coğrafya 1 is the best selling thought book in turkey and it is the official coursebook in turkish high schools)

    etc. etc...
  • yalnız bir yazardır muhtemelen; kız arkadaşı olsa böyle şeyler yapmaz.
    hele bi milli formayı giysin kendine gelir, vurmayın çocuğa.
  • geçen yıl bu zamanlar.. yani bu zamanlar dediysek geçen yıl eylül falan heralde tam hatırlamıyorum.. 329. kısa dönem yükümlüler olarak usta birliğimize teslim olmaya gidiyoruz.. usta birliğimiz poligon diye bilinen, kime söylesen ''hacı sen yaraa yemişsin'' cevabı aldığın kötü üne sahip bir yer. nitekim bizi acemi birliğinden gelip alan poligon birliğinin kamyonunda dağıtımı oraya çıkmış diğer kısa dönemlerle birlikte birbirimize mal mal bakıyoruz. kamyonda bulunan birlğin usta askerlerinden biri de ''abi valla çok kötü bi yer, paso yardırış var be yaa'' diye özetliyor durumu trakya ağzıyla. 360 tane kısa dönem askerin içinde dağıtımı oraya çıkan 9 talihsiz asker olarak sivil kıyafetlerimizle birlik karargahının önüne iniyoruz. ''bunlar mı lan bizim kısa dönemler, geçin lan bakiim sıraya bi bakiim size şöyle'' diyen iri yarı bir binbaşı ve etrafında fır dönen astsubaylar ve subaylar karşılıyor bizi. anlıyoruz ki binbaşı birliğin en taşaklı adamı. bizi sıraya dizip sorular soruyor, baskı altında mal mal cevaplar veriyoruz.. adam sinirleniyor ''sigaramı getirin lan benim'' diye bağırıyor habercisi gelip ortamı inleten bir tekmille sigarayı getiriyor, o an da hepimizin kafasında aynı düşünce balonu; biz harbiden yarraa yemişiz!

    neyse efendim o gün bizi sen şuraya sen şuraya diye ayırıyorlar. askerlik yapanlar bilirler, birliğe görevlendirmeyle gelen başka kısa dönemler oluyor. sonuçta biz o birlikte toplam 14 kişi oluyoruz kısa dönemler olarak. aradan birkaç gün geçiyor herkes yavaş yavaş yardırmaya başlarken haber geliyor ''binbaşı kısa dönemleri çağırıyor'', it gibi koşarak gidiyoruz. ''alıştınız mı lan buraya'' diye soruyor alıştık komutanım diyoruz. ''bakın burada bilmediğiniz şey kalmasın diye size bazı şeyler öğretcem, hem kaynaşalım hem öğrenin diye çağırdım sizi, biz burda bir aileyiz sonuçta'' diyor biz de doğal olarak mal gibi bakıyoruz. kolunu dirsekten ve bilekten 90 derece kırarak kobra yılanını andıran bir şekle sokuyor ve diyor ki ''bu kobra, benim dalganın ismi kobra. ben bu hareketi yaptığımda bu yarrağımı ye anlamına gelir, ben size böyle yaptığımda sağol çekeceksiniz''. düşünce balonları yine aynı; ''yarraaa yedik ki ne yedik''. ''şimdi herkes kendi dalgasına isim takacak'' diye de ekliyor. arkasında bekleyen şevket isimli üsteğmene dönerek soruyor; ''seninkinin adı neydi lan shevchenko?'' üsteğmen hemen cebinden defterini çıkarıp bi süre karıştırdıktan sonra ''atılgan komutanım'' diye cevap veriyor ama unutmicaksın yarraam diye azar işitmekten kurtulamıyor ve kobra hareketini suratına yiyor. cevap yine ortamı inleten bir ''sağol''.

    sıradan soruyor bize, herkes panikle olabilecek en sikko isimleri takıyor dalgalarına; darbeli matkap, duvar delen, aslan vb. gırla gidiyor. arada o olmaz lan o zafer başçavuşunkinin ismi diye düzeltiyor binbaşı.
    sıra bana geliyor bir heyecanla ''çılgın'' diyorum. gerçekten çok çılgın bir cevap oluyor ama binbaşı beğenmiyor. yüzüme bakıyor ''seninki kont olsun'' diyor. emredersiniz komutanım diyorum. ''isim babası benim diye el öpmeye getireyim deme sakın'' diye de espri yapmayı ihmal etmiyor. sonra hadi bakalım koşun sarılın bana diyor ve 14 kişi sevgi yumağı yapıp sarılıyoruz birlik komutanına. hadi omuzlara alın diyor alıyoruz. ''tamam hadi indirin ipneler götümü ellediniz siktirin gidin'' diyor koşarak uzaklaşıyoruz.

    aylar sonra.. askerliğimin bitmesine 15-20 gün kalmış, gece santral görevlisi olarak yatış askerliğimi bitirmek üzereyim. gececi olduğum için binbaşıyla pek denk gelmiyoruz ki ruh sağlığım açısından en yararlısı bu. bir gün binbaşı akşam vakti birliğe geliyor. karargahın kapısında karşılıyorum. durup bakıyor. ''kont nasıl lan, çalışıyor mu?'' diye soruyor. ben heyecanla santral odasında yatan bana zimmetlenmiş kedi mestanı soracak diye konsantre olduğum için çok iyi komutanım içerde yatıyor diye cevap veriyorum. o nasıl iş lan diye soruyor binbaşı ben hemen meseleye uyanıp düzeltiyorum ''çalışıyor komutanım, ilerde çok iyi yerlere gelecek'' ho ho ho diye gülerek geçiyor binbaşı belli keyfi yerinde.

    vee bugün;
    o gün bir an da ağzımdan çıkan ''ilerde çok iyi yerlere gelecek'' cümlesinin boş olmadığını öğreniyorum. hey gidi yılların kont'u.. bugünlere geldiğini görmek beni gururlandırdı.

    edit: kobra hareketini merak edenler olmuş, şuradan görülebilir; [http://www.fotoarsiv.com/…/media/192/kral_kobra.jpg http://www.fotoarsiv.com/…/media/192/kral_kobra.jpg]
  • nicki kont çizdiği tavır sheldon'dan hallice olmasına rağmen, akademik açıdan pek başarılı olduğunu söylemek mümkün değil. en büyük başarıları arasında öss'de türkiye 4089. su olmak (kaldı ki başarıdan sayılamaz, üzgünüm), türkiye'nin en iyi üniversite'si* itü'yü derecesiz biçimde bitirmek, almanyanın dahi yalnız 16. üniversitesi olabilen bir üniversiteyi bitirmek, ve götümün yaptığı bir kıyaslamaya göre avrupanın en iyi üniversitesinde doktora yapabilmek olan kişi. sözkonusu kişinin henüz bir dergi makalesi bulunmamakta, konferanslarda sunduklarını "başarılıyım ben" diye satmaya çalışmaktadır.

    sinan korkmaz isimli kisinin kendisi degil, ondan nefret eden biri herhalde. yoksa adını vererek bu kadar saçmalayamazdı. neyse, ileride bir gün hoca olursa, öğrencileri ekşi sözlükten adını aratıp, "anaaaam kaç lan kaç kime denk geldik" diyebilir.
  • o değil de bir insan nasıl üşenmez de, tek tek wikipedia'da diğer üniversite sayfalarına da salça(among the best ranked tomato pasta) olup, "the top ranked" bik bik yazar.

    birader ne zaman vakit buluyorsun da yazıyorsun, bir de ayara çekiyorsun sert dille(among the top 3 hardest tongue). hani bu ne çeşit bir hazımsızlıktır (among the top indigestion problems) anlamak mümkün değil. hala gereksiz ayar verme çabaları. onlar yanlış biliyor ben çok süper bir adamım (among the best supermen) dediğini tahmin edebiliyorum şu sıralar ama senin yerine ben utandım (among the top ranked shy persons) verilen ayarlardan onu da belirteyim.
  • #19915990 numaralı entry'sini okudum, hoşuma gitti. hoş zaten cevabını almış, üzerine başka bir şey söylemeyeceğim de,

    en çok galiba çılgınca varsayımlar yapmaya başladığında tamamen bitecek. hoş zaten bu kadar bitmiş, içi çürümüş, gevşemiş, ajdarlaşmış, ajdarlaştıkça da hırçınlaşmış bir bünyeden "bitecek" diye bahsetmek olsa olsa aymazlık olur...

    babasından harçlık bekliyor dediğin adamın babası yıllar önce ölmüş gitmiş, sadece bunu söylemek istedim.
  • neyse ki ilk 500 dahilinde bir üniversitenin öğrencisiyim ve kendisini öss'de de oldukça sollamışım; yani yorum yapmaya hak kazandım, yaşasın!
    entry'lerinde yabancı kelimeler, özellikle almanca kelimeler, kullanınca başı göre eğen bu garip şahsiyet (untermensch mi demeliydik?), üniversitesinin internet sitesine koyduğu özgeçmişinde gittiği her üniversite için açıklama yaparken farklı sıralamaları göstermiş. yani itü için the-qs ranking, bauhaus için che university ranking, epfl için de arwu kullanmış ki hepsinin en iyi gösterildiği yeri belirtebilsin. ayrıca dünya üzerinde kaç kişi özgeçmişine üniversitesinin sıralamasını, ve dahi artık doktorasını yaparken öss sıralamasını yazar ki (1. falan olsa neyse).
    diyeceğim o ki, türkiye'de yaşayanların çoğunun untermensch olması başlığına kendini de sırf özgeçmişini örnek göstererek eklese süper olur bence.