şükela:  tümü | bugün
  • konmak, komak, konulmak, koyulmak koklerinden isimlesmis kelime. aslen nesnelerin uzaydaki yerlesimini tarifler. sosyal konum, sosyal tabakalar, kastlar arasındaki seviye farklılılarını ayırt etmek amacıyla kullanılsa da, kisinin insani degil nesnel gorungusunu ele alir. cografi konum yerlerin yerini belli eder, olcegi enlem ve boylam dereceleridir. askeri kullanimda "bana konumunu bildir" lafi, emri yerine getirmekle mukellef askere techizat muamelesi yapar ki emir komuta zinciri adami zaten nesnelestirir.

    dejenere olmus kullanimi icin (bkz: lokasyon)
  • türkçe'ye atatürk'ün kazandırdığı bir geometri terimi.
    http://tr.wikipedia.org/wiki/geometri_(kitap)
  • bulunduğu durumdan rahatsız olanların farkına vardığı ve değişim isteğine giriştiği an. bazı çevrelerce pozisyon zenginli tabiri kullanılarak kirletilen namüsait koşul. akıllı telefonların icadı ve internetin gelişim ivmesi sonucu şuradayım, buradayım iletilerinin yayınlanışı da aynı kavrama denktir. yuvarlaklığı giderek daha da belirginleşen dünyanın yegane gereksinimi. küreselleşmeye globalizim denilir kavurca. ayrıca cannibalism'e neden olur bu yuvarlak dünya. bu nedenle canavara yakalanmamak için konum değiştirme söz konusu olur.
  • hem etken hem edilgen yönden ele alınması gereken kelime. yine günlük kullanımda basitçe "bir nesnenin bulunduğu durum, pozisyon" olarak kullanılır. bu yanlış değildir elbette ama kelimeyi bir de felsefi kullanımı açısından incelemek gerek.

    konum kelimesi yapısal bakımdan, "konmak" köküden gelir. konmak "bir yere konan kuşun" konması olarak olacağı gibi "kon(ul)mak" olarak edilgenliği ifade edebilir. biz burada yapısal olarak edilgen anlamını tercih ediyoruz.

    öte yandan her edilgen eylem bir faile ihtiyaç duyar. bir şeyin kırılması, birinin kırmasını gerektirir. bu açıdan bakıldığında her "konma" aynı zamanda "ko'y'ma"yı içerisinde zımni olarak barındırır.

    öyleyse konma, hem koy- hem de kon- kökünden kabul edilmelidir veya anlaşılmalıdır.
  • "oyuncunun* maddi-manevi, duygusal ve düşünsel yapısına uygun olarak yalnızca kendine özgü bir ruhsal konumu, yalnızca kendine özgü biçimde ifade etmesi çok önemlidir. bunu nasıl yaptığı hiç fark etmez. bence bir oyuncu, kişiliğinin gerçek parçası olan belli bir ruh haline sahipken ona başka bir ifade tarzını benimsetmeye hiç hakkımız yoktur." andrey tarkovski - die versiegelte zeit