*

şükela:  tümü | bugün
  • konuşma tembelliği konuşmaya üşenmek değil, aksine, tüm iletişimi bilinçli konuşma üzerine yıkmaya çalışmak yönünde bir kolaycılık, bir milyar farklı şekilde gerçekleşen iletişimi sözcüklere sıkıştırmaya çalışmak şeklinde bir kararsızlık, güvensizliktir.

    ekseriyetle kadık erkek ilişkilerinde görülür. (aslında eşcinseller için kadın-kadın veya erkek-erkek ilişkilerinde de görülebilir, denemek lazım.) empati paradoksu konuşma tembelliğine kaçmak için bir neden olabilir. karşı tarafın farklı şekillerde yorulması mümkün söz ve davranışlarının altındaki gerçekleri anlamaya yönelik bir çabadır. insan ilişkilerindeki o komik, oyunsu havayı bozmak, ilişkinin doğası gereği varolan sahtekarlığı kaldırmaya çalışmak, büyüyü kaçırmaktır. oysa böylesi daha eğlenceli.
  • geç konuşan bebekler için kullanılır.
  • i. biraz anlayisla asilabilecek bir yanlis anlasmadan baska birsey degildir.
    lakin bu durum, taraflardan birine hic de adil olmayan bir rahatlik, bir oyun alani, bir rehavet vermekte iken, diger tarafin kendi kendini yemesine, sinir olmasina, sinir oldugu icin kendisine de sinir olmasina, ve hatta musait bir dakikasini buldugunda yastigina kapanip aglamasina kadar varan bir huzursuzluk hali getirir.

    sanirim en iyisi kadinlar istekleri hakkinda biraz daha acik (az nazli) olmalilar, erkekler de kadinlarin beklentilerine karsi daha duyarli (daha az domuz) olmalilar.

    ii. konusmaya usenme durumu. konusmayi sevmeyen veya yalnizliga fazlasiyla alismis kimselerde, minimum kelime kullanarak ve daha cok mimikler, jestler kullanarak konusmaya hali. (bu kimselere birden bire birsey sorarsaniz, konusmadan evvel "ehheeee" derler, cunku girtlaklari yapismistir)
  • aylardir icinde bulundugum ve te$hisini koyamadigim durumdur bu.
    sebebini bilmiyorum fakat insanin aldigi senelerin ona getirdigi yorgunluk mudur, olgunluk mudur; yoksa icinde bulundugu durumu kendi icinde ogutup bir sonuca varamadigindan midir nedir birakin anlatmayi sorulan sorulara dahi cevap vermek gelmez icinizden. kacarsiniz adeta tum degerlilerinizden. bu da sadece belirli, sinirlari konmu$ bir konu icin degil her konu icin gecerlidir. uzakta olan ailenizin sesini duymayi bile deli gibi ozlerken bir telefondan mahrum edersiniz hem onlari hem kendinizi. onlar merak icinde kivranirken soracaklari sorularin sayisi da artar dogal olarak. ve gec kalmi$ bir telefon goru$mesinde siz her ne kadar kendinize telkinlerde bulunsaniz da "sinirlenmeyecegim" diye; "aman yavrum bak sabret, bitecek az kaldi" nin ustune giydirirsiniz en berbat ses tonunuzu agzinizdan dokulen kelimelere. telefonu biraz buruk kaparsiniz. sonra her gecen dakika buruklugunuz biraz daha arttirir. sirf sevdiklerinizin merakini tatmin etmek icin yaptiginiz isteksiz davrani$in ustune bi de onun boynu bukuk sesiyle telefonu kapamasi icinize oturur. sonra ye babam daha da sessizlige iten vicdan azabini.
    ya da kimbilir belki de ya$adiginiz konu$ma degil de dinleme tembelligidir aslinda. belki de hic durmadan saatlerce anlatsaniz; diyeceklerinizin kim tarafindan nasil anla$alicagini hic umursamadan ve gorseniz kar$inizdakinin de hic konu$madan, tek bir ba$ hareketiyle bile onaylamadan size kulak kabarttigini. anlatsaniz, anlatsaniz..ve onun gozlerindeki pariltidan anlasaniz sizi anlayan birilerinin oldugunu. kim bilir belki de her$ey bitecek, eski ne$e dolu kiz olacaksiniz.