şükela:  tümü | bugün
  • konut sahibi olmak için bankadan alınan kredi... düşük faizli, uzun vadeli olur... 15 - 20 seneden yaşlı konutların alımı için vermezler genelde.
  • ekonominin şu anki hali tüketimi pompalamakta olduğundan, otomobil kredileri gibi yüksek düşüş yaşayan kredi türü. özellikle akbank ve ziraat bankası'nın -%1,5'lara varan- zararına yarışı almamayı imkansız hale getirmekte. alınıp, 5-10 yıl gibi sürelerle kira öder gibi ödeyip ev sahibi yapan bişeydir. yurtdışında 30 yıllıkları standarttır. (bkz: mortgage)
  • kira olarak vereceginiz parayla uzun vadede ev sahibi olursunuz..sabit (ve güvenli) bir geliri ve biraz cesareti olanlar için birebirdir.. dövize endeksli olarak alinmasi halinde üzebilir. tavsiye edilmez..
  • kredinin geri odemelerinin yapildigi surece konut ipoteklidir..
  • bugün itibariyle garantinin % 1.24 (aylık tabi) faiz oranıyla en düşük faizli verdiği kredi tipidir. garantiyi takip eden banka 1.25 ile akbanktır.
  • hakkı devrimin evedindirme kredisi olarak yazarak bende kısa süreli okuma güçlüğüne neden olduğu kredi türü.
  • gazetelerin promosyon verdiği dönemleri hatırlayın. 30 günlük bir kupon biriktirme maratonu için neresinden girileceği bilinmeyen ultra mega herkül kupon serüveni olurdu. 3. gün süper kupon alan 5. gün mega kupon alanı kıskanırdı. 5.gün alan 7.günü. en büyük kupon verilene kadar bu böyle sürüp giderdi (o kuponun da en büyük olduğu öyle hemen anlaşılmazdı. üzerinden belli bir zaman geçmesi gerekirdi tescillenmesi için ). işte konut kredisi de memlekette bu hale geldi. % 3-2.5 lardan gerileyen konut kredisi faiz oranı her geçen gün her geçen ay sıfıra doğru yaklaşıyor. krediyi 3 ay önce %1.5 tan alan 1 ay sonrasının %1.35 ini kaçırıyor. biraz daha sabreden "1.20 ahaloyy" diyerek koşturuyor bankaya.

    bir yanda gaza gelmiş emlak piyasası ve artan konut fiyatları diğer yanda mortgage çıkacak diye 3'er 5'er düşen konut kredileri. mantıklı olan konut kredisinin düşmesini bekleyip düşük faizden kredi almak mı yoksa ev fiyatları fezayı görmeden davranmak mı şu an bilemiyoruz. ama erkenden alıp faizlerin gün be gün düştüklerini görenler her ay götlerine kaçan faiz oranını hesaplamaktan bi hal oluyorlar. "2-3 ay bekleseniz şahane olacaktı" diyen eş, dost, akraba kira öder gibi sinir sahibi yapıyor şu dönem konut kredisi kullananları. almayanlar ise sürekli bir "atı alan üsküdarı geçti" hissiyatıyla izliyor olup bitenleri. bir nevi (bkz: iki ucu boklu değnek)
  • hakkında neredeyse bir çok şeyin yanlış bilindiği, tam olarak anlaşılamadığı ve son zamanlarda insanların deliler gibi hücum ettikleri kredi türüdür.

    öncelikle konut kredisi, banka tarafından tüketiciye kullandırılan ve karı ile riskini bizzat o banka ve tüketicinin üstlendiği bir kredi cinsidir. faizi büyük oranda sabittir ve alındıktan sonra 20 yıl aynı miktar ödenir. türk lirası olarak verilmesi durumunda faiz riski, döviz olarak verilmesi durumunda ise faiz+kur riski (bunların aşağı ya da yukarı oynamasına göre) banka ve tüketici tarafından üstlenilir.

    konut kredisinin faizinin düşüyor olması, tüketiciler açısından iyi bir şeydir. ancak, "faizler düştü herkes evlere hücum ediyor" düşüncesinden kaynaklanan ve sınırlı konut arzı+yüksek konut talebi durumunun yarattığı ev fiyatlarının alıp başını gitmesi -açıktır ki- kötü bir şeydir. dolayısıyla konut kredisi kullanacak birisinin faiz düşüşü ile evin fiyat artışı arasındaki ödünleşme(trade-off) meselesini iyice anlaması ve ona göre hareket etmesi gerekmektedir. "faizi biraz daha bekleyelim düşsün" derken, evin fiyatı 4 katına çıkabilir mesela. o zaman belki de konut piyasasının durulmasını beklemek lazımdır, yani bunlar dikkate alınmalıdır.

    ikinci mevzu, düşüşe rağmen, konut kredisi faizlerinin hala oldukça yüksek olduğu gerçeğidir. nihayetinde 1.20 lik bir faiz, bileşiğe vurulduğunda yıllık %18-19 civarındadır ki (tam hesaplamadım), var olan enflasyon seviyesinde buradaki reel faiz oldukça yüksektir. konut kredisi kullanacak olan zatın, oturup şunu düşünmesi gerekir: ben 20 yıl %18'lik bir faiz ödeyeceğim, ama acaba benim maaşım her yıl %18 artacak mı? eğer ekonominin seyri böyle giderse muhtemelen artmayacaktır, dolayısıyla eskiden olduğu gibi zaman geçtikçe anlamsızlaşan ödemeler değil, tersine maaşa oranla artan taksitler söz konusu olacaktır.

    ikinci hususla bağlantılı bir diğer husus, ev için toplam ödenen meblağın 20 yıl sonra o evin gerçek değeri olup olmayacağıdır. örneğin bugün alınan 100.000 ytl için, 20 sene içinde toplam 320.000 ytl ödenecektir. aradaki 220.000 ytl faiz, 20 sene sonra evin değer artışına eşdeğer olacak mıdır, olmayacak mıdır, düşünülmesi gerekir. ayrıca, konut piyasasında fiyatlar muhtmelen hep böyle artışta olmayacaktır, bu ülkenin krizi vardır bilmemnesi vardır, özellikle yatırım amaçlı konut alan ve "ben bunu 10 sene sonra şu kadar fiyata okuturum" diye düşünenlerin özenle incelemesi gereken bir konudur bu.

    bir diğer husus ise mortgage ile konut kredisinin aynı şey olmamasıdır ki, memlekette bunu neredeyse kimse bilmemektedir. birincisi mortgage ile ev alındığı zaman, her ne kadar işlem tüketici ile banka arasında süregelse de, aslında arkada işleyen sistem farklıdır. tüketici mortgage yoluyla ev aldığı zaman bir senet imzalar ve bunu mortgage aldığı bankaya verir. banka, bu senedi mortgage piyasasında satar, yani parasını daha krediyi verdiği gün geri alır. peki bu mortgage piyasasındakiler kimlerdir, yani bu senedi alıp satanlar? bunlar emlak piyasasına yatırım yapmak isteyen kimselerdir. devletin gerekli güvenceleri vermesi ve kriterleri sağlaması durumunda sizin mortgage senediniz uluslararası piyasalarda da alınıp satılabilen değerli bir kağıt olur, el değiştirir. ha bu el değiştirme sizi pek ırgalamaz, taksitlerinizi düzenli ödediğiniz sürece.

    başka bir mevzu, bizde gelecek mortgage sisteminde, faizlerin sabit olmayacağı gerçeğidir. şu anda düşünülen üç tip faizdir, sabit, değişken ve sabit-değişken. dolayısıyla son iki seçenekten birini tercih ederseniz, bugün düşük faizle başlayıp yarın bu faizlerin arttığına da tanıklık edebilirsiniz. süper bir ülke olursak bu faizler düşebilir de tabii. değişken unsuru olan faizler, sabit faize göre daha düşük başlayacaktır, ama sonrasının ne olacağı ekonominin durumuna göre değişir.

    mortgage ile ev aldığınızda yüz çeşit sigorta devreye girecektir. hayat sigortası, konut sigortası gibi bildiğimiz sigortaların yanı sıra, mortgage sigortası diye bir sigorta çeşidi ortaya çıkacaktır. bu sigorta, eğer siz mortgage taksidinizi bir süre ödeyemezseniz (4-5 ay falan gibi) sizin yerinize bu taksidi ödeyecektir. mortgage sisteminin getirdiği faydalardan birisi sigorta sektörünün büyümesidir.

    başka bir mevzu, şimdi bizde hemen başlamayacak ama belki ilerde gündeme gelebilecek tüketicinin kredisine göre faiz verme meselesidir. yani siz bugüne kadar hiç bir yere borçlu kalmamış, tüm taksitlerini, kredi kartı borçlarını, elektrik su faturalarını günü gününe ödemiş biriyseniz, bankanın nedzinde sizin daha yüksek krediniz olacak ve size daha düşük faizle mortgage kredisi verilecektir. aksi taktirde riskli grupta yer alacak ve daha yüksek faiz oranlarıyla karşılaşabileceksinizdir.

    konut kredisi ciddi bir konudur, ihmale gelmez. balıklama atlanılacak bir iş de hiç değildir. 20-30 senelik bir evliliktir, hem de bir kurumla. dikkat ediniz.
  • şu sıralar 1.05 düzeyine inmiş, bankalararası bir indirim yarışına dönüşmüş kredi tipidir. banka denen kurumların hiçbir zaman müşteri denen insan evlatları yararına bir şey yapmayacağı, her zaman kendine yontan yapılar oldukları göz önüne alınırsa bu çılgınca faiz indirme yarışından feci şekilde kıllanıyorum elimde olmadan. düşünsenize bir adamı 15 - 20 sene kapına bağlıyacaksın bir kere. her türlü bankacılık, sigorta felan gibi işlemleri de kendi üzerinden yaptıracaksın. herhalde bunun için böyle tepiniyorlar faiz indirimi diyerekten.

    hadi onlar faizleri aşağıya çekiyor, onu anladık. peki ev fiyatlarına ne oluyor. bundan 8 ay önceki fiyatlarına göre en az %40 ila %80 fiyat patlaması yaşıyor evler. bu müteahhitlerin ve ev sahiplerinin kafalarına şaşayım ben. sanki kredi faizleri düştü diye millet deliler gibi bankalara koşup ev alacak. be hey gafiller. ev kredisi gibi destekler belirli miktarların üzerine çıkınca anlamını yitirmektedir. insanlar neden kredi alırlar? ev kirası öder gibi taksit ödeyip kendi evlerine sahip olmak için. peki şimdi ne oldu? ev fiyatları o kadar arttı ki insanlar artık kira öder gibi taksit ödeyemeyecekler. ve dolayısıyla kredi de almıyorlar. ve evler de satılmıyor! işin ilginci krediyle işi olmayan, cebinde parası olan paralı adam da ev almaktan vaz geçti. eh, onlar da keriz değil ya, durup dururken fırlayan ev fiyatları yüzünden kazık yememek için onlar da beklemeye aldı. böylece krediler ucuzladı diye ellerini ovuşturarak her hafta zam yapan müteahhitler de, durduk yere evinin fiyatını şişiren ev sahipleri de, peynir ekmek gibi ev satacağını zanneden emlakçılar da havalarını aldı.

    ucuzlayan krediler en çok şehrin banliyolarındaki ev sahiplerine yaradı. oralarda ev fiyatları zaten ucuzdu. geçen sene 50 milyara satılan evler bu sen 80 milyara satılabiliyor. çünkü elinde 40 milyarı olan adam 50 milyar daha kredi çekip ev alabiliyor. 50 milyar kredi, ev kirası öder gibi geri ödenebiliyor. ama daha lüks bir semtte geçen sene 250 milyara satılan bir evin fiyatının bu sene 320 milyara çıktığını gördüm. o ev zaten pahallıydı, sen neden fiyat arttırıyorsun be adam. senin müşterin zaten kredi alan adam değildi ki, şimdi zaten o da kazık yememek için ev almıyor doğal olarak.

    sonuç olarak bu işten en çok zararı sanıyorum inşaat sektörü görecek. evler satılmayacak, yeni evler yapılamayacak ve bu sektörün emekçileri de bu işten zarar görecek. ta ki müteahhitler ve ev sahipleri kendilerine gelip fiyatları makul seviyelere çekene kadar. tabi çekerler mi orasını bilemiyorum, ama çekmezlerse evler ellerinde patlayacak onu biliyorum.
  • mantık dışı faiz uygulaması olan kredi türü. diyelim bugün 20 yıl vadeli 200.000 ytl kredi kullandınız. 20 yıl boyunca ayda 3.926 ytl toplamda da 945.000 ytl ödeyeceksiniz.
    (bkz: ayakta sikmek)