şükela:  tümü | bugün
  • ege'deki zeybeklerle karıştırılmaması gereken, konya yöresine has hovarda ve kabadayı topluluğuydu. en azından kırk elli yıl öncesine kadar. bunlara yerel halk "kıran" demektedir. hovardalardan farkları para yedirmekten ziyade doğrudan çengi kadınları sahiplenmeleri, pür silah gezmeleridir. hovardalar ise bu yönleriyle önplana çıkanları olsa da genel olarak eğlenceleri düzenleyen, para yediren kimselerdir, zenginlerdir.

    gramofon avrat filminde görülebileceği ya da hikayede okunabileceği üzere üzere türkülerle, çalgılarla konya oturaklarında görülen silleli çengileri dağa kaldırmalarından, kendi benzerleriyle vuruşmalarından bahsedilmektedir 20.yy'ın ilk yarısında. pek çok yerde antep canavarı lakaplı, son kabadayılardan abdullah palaz'ın bursa cezaevine sürgün edildiğini ve nazım hikmet'in ilk görüşmesinde bu sürgünlere su verdiği yazılır. abdullah palaz'ın sürgün edildiği yer konya cezaevi'dir ve sürülme nedeni koğuşundaki konyalı efelerle olan şişli, bıçaklı kavgasıdır. ama bu efelik ismen bir efelik olup belli bir teşkilatlanmadan ileri gelmemektedir. beline fişeklik takanın efelik sürdürmesi durumudur ki işte en son abdullah palaz'ın bu vakasıyla isimleri duyulur sonra diğerleri gibi onlarda tarihe karışırlar. konya efelerinde mavzer ve tabanca ile birlitke saldırma taşıdıklarını, herhangi bir yerde özellikle oturak alemlerinde kadın yüzünden aralarında tartışma çıktığında yere saldırmalarını atıp "nokta" demelerinin ardından ışığı anında kapatıp birbirlerine ateş açtıkları da yine folklor makalelerine dek girmiş mevzulardır. yere saldırma saplama ve kapışmanın böyle başlaması ankara seymenleri arasında da görülmektedir ancak oturak alemlerinden ziyade sokak ortasında yeniçerilerin bıçak altından geçirme ritüeline benzer. benzeri bıçak saplayarak kavgaya davet etme ritüeli edirne kabadayıları arasında da görülürmüş osmanlı döneminde.

    ali efeyi vurdular isimli konya türküsü bu tür bir olay için yazılmıştır misal:

    ben yolcuyum aman
    ben askerim aman
    bana gönül bağlama

    ali efe çifte sarar kuşağı
    salıvermiş mor tokalı saçağı
    biri aydın biri konya uşağı

    ben yolcuyum aman
    ben askerim aman
    bana gönül bağlama

    sille türküsünde "içmiş içmiş sarhoş olmuş efeler" olarak hatırlayacağınız dizeler yine kanlı bir hikayenin anısıdır. aynı şekilde konya efelerinden olmasalar da onların yaşam tarzını yansıtması açısından "hocamın evleri" (hovardalık yolunda meram'da yaşanan bir kanlı hikaye olduğu söylenir ardında yine) ve "develi daylar" (develi ismiyle bilinen ünlü bir oturak çengisine yakılmıştır) türküleri bunların yaşayan hatıralarıdır.

    (bkz: kıran/@songulyabani)
    (bkz: oturak alemi/@songulyabani)
    (bkz: konya hovardaları/@songulyabani)
    (bkz: konya eşkıyaları/@songulyabani)