• konya'da düğünlerde verilen pilava kısaca konya pilavı denir. konya düğün pilavı, düğün pilavı olarak da anıldığı vakidir. bu pilav aslında bir yemekten çok bir ritüeldir. yuvarlak bir masanın etrafına on, on iki tabure dizilir. masanın üstüne büyük saman kağıtlar serilir. her tabureye bir tane düşecek şekilde kaşıklar masaya dizilir. çiçek ekmeklerin yaprakları birbirinden ayrılarak, onlar da masaya dizilir.

    şekil 1a. http://photos-g.ak.fbcdn.net/…80853_179134_9899.jpg

    sonra tabureler sahibini bulur tek tek, ilk yogurt çorbası gelir. sonra etli pilav, isteğe göre, masa eşrafının düğün sahibi yanındaki kıymetine göre iki, üç, dört kez daha gelir etli pilav. sonra irmik helvası. sonra bamya çorbası sonra yine etli pilav. sonra zerde. ve en son hoşaf.
    masada ufaklıklar varsa onlara küçük tabaklarla yemek ayrılır ama diğerleri aynı tabağa kaşık sallarlar. evet on kişi aynı tabağa kaşık sallar. bir masada aynı tabaktan yemek, yemeğin bereketini artırır. bunu iğrenç bulan, düğün pilavı yemeye gittiğinde hiçbir şey yiyemeden geri dönen çok insan vardır. ama bunlar çoğunlukla konya dışındandırlar.

    bir masanın kalkışına yakın, oturanlar ardında sıralanır sonraki masanın eşrafı. evet bazen oturup yemek yiyenlere rahatsız verildiği de olur. ama düğündesin kardeşim, biraz hoşgör her şeyi, günün anlam ve önemine binaen sabrediver kardeşine.

    sanırım bu ritüelin en sevilen öğelerinden biri de yedikten sonra pilavı, aşçıyı eleştirmektir. "pilav iyi olmuştu, kötü olmuştu, yağlıydı, eti azdı" gibi. ben şahsen insanın önüne gelen yemeğe her zaman şükretmesi gerektiğini düşündüğümden her yemeğe bir aman asan* insanlara pek hoş bakmam. ama onlar da konya pilavının olmazsa olmaz bir parçası.

    özellikle yaz aylarında yolunuz konya'dan geçerse, bir düğün pilavına rastlarsanız, çekinmeden siz de yiyebilirsiniz, çünkü konyalılar misafirperver insanlardır ve pilavda yoldan gelip geçenin de hakkı olduğunu bilir, bu hakkı gözetirler. zaten kimse size necisiniz diye sormayacaktır sohbet açmak maksadı haricinde.
  • malesef son yıllarda insanların ekonomik durumlarının kötüye gitmesi sebebiyle giderek daha az görülen bir gelenektir konya pilavı. ciddi bir maliyeti vardır çünkü. hele bu yaz sayısının iyice azalacağını tahmin etmekteyim.
  • üstüne kırmızı beyaz plastik çay tabağındaki en ince belli paşabahçe bardakta, plastik tabure üstünde içilen şekerli çay olmadığı takdirde değeri tam anlaşılamayan, son yıllarda boş tarlalar yerine gelir durumuna göre benzin istasyonu, fabrika sahası, yemek fabrikası, özel piknik alanı, dedeman, rixosta, sabah 8-12 saatleri yerine ikindi sonu verilir hale gelmiş konya geleneği. pazar günleri yapacak işi olmayan aç bünyenin jokeri.

    halka açık yerlerde düzenleme geleneğini terkeden zengin aileler, o yerlerde düzenleyen zenginlerin görgüsüzlükten çok bu geleneğin dayanak noktasının tanınmayan, yoldan geçen insanlara da yemek ikram etmek olduğunu unutmuşlardır.

    orta ve düşük gelirlilere lafımız yok. allah bir yastıkta kocatsın.
  • son dönemlerde yemek şirketleri ele almıştır bu düğün pilavı işini.

    aslında güzel de olmaktadır bir yerde. böylece evsahibi sofra başlarında servis yapacak, hizmet edecek hısım, akraba, komşu çocuklarını aramak zorunda kalmaz. evin hanımları, akraba kadınlar ahçının buyruğu altında oradan oraya koşturmaz.

    normali ise şöyledir bu işin. düğün pilavını yapacak bir ahçı bulunur. herkesin yapacağı iş değildir bu. bazı mahallelerde ve köylerde bu işi yapan, bilinen aşçılar vardır. bunlardan biri ile anlaşirsiniz. kaç kişilik pilav dökeceğinize* göre bu ahçı size alınması gereken malzeme miktarını söyler. bir gün öncesinden hazırlıklara başlanır. hazırlıklarda evin hanımları, kızları ve yerine göre erkekleri de yardımcı olur.

    önceden düğün pilavlarında tavuk olmaz, sadece etle yapılırdı. son yıllarda ise pilavlar genellikle tavuk etiyle yapılmakta. işte ekonominin geleneklere bir etkisi daha sayın seyirciler.

    her neyse... düğün günü sabah namazıyla beraber önceden hazırlanmış yemekler büyük kazanlar içinde ve altlarında yanan odun ateşiyle ısıtılmaya başlanır. 8.00'e doğu kazanlar bir duayla açılır. duayı mahallenin, köyün imamı veya o çevreden dini bilgisi olan biri yapar. (kimi köy düğünlerinde bir gün önceki damat eğlencesinde aşırıya kaçılmışsa [içki içilmesi, kadın oynatılması gibi.] bu durumu haber alan imam kazan açmaya gelmez. işte o zaman kazan duasını yapacak birini aramaya koyulur düğün sahibi. şunu da söyleyeyim bu tür olaylar da sadece köylerde olur. bilhassa bazı ova köyleri bu konuda mimlidir. şehirde içkili vs. damat eğlenceleri olmaz.)

    sabah 08.00 gibi misafirler gelmeye başlar. etrafı taburelerle çevrili büyük sofralara buyur edilirler. düğün sahibi yemek verilen bahçenin (evet, normali bahçe gibi açık alandır bunun) girişinde gelen misafirleri karşılar, ayak üstü bir kaç söz edip onları içeri yemek yenen yere doğru yönlendirir.

    gelen misafirler masalara oturduktan ve masanın etrafındaki tabureler dolduktan sonra hemen servis başlar. yemekler belli bir sıra dahilinde gelir. eğer yemek şirketiyle anlaşılmamışsa servisi evin, hısım akrabanın, konu komşunun gençleri yapar. etli pilav yendikten sonra hizmet eden gençlerden biri sorar " yedek gelsin mi?" diye. genelde gelir. eğer masada biraz yırtık, düğün evine nazı geçen yaşlı biri varsa o zaten hizmet eden gençlere de bırakmaz. hemen söyler. bu tür kişiler hizmette bir aksama varsa servis yapan gençlere attıkları hafif fırçalarla servisi hızlandırdıkları için o masa açısından da faydalıdır.

    yemek yendikten sonra genelde varsa masadaki bir çocuk, yoksa sofranın en genci yemek duası yapar. amin denir ve kalkılır.

    köyde veya bahçe tipi açık alanda yenmişse bu pilav, yemek yenen alanın dışında, biraz ötede varillere takılı bir seyyar musluk tertibatının olduğunu görürsünüz. gider orada çömelerek ellerinizi yıkar, sonra da yine oraya getirilmiş çay ocağına giderek çayınızı alırsınız. artık ondan sonrası düğüne gelen tanışlarla, kaç zamandan beri görmediğiniz uzak akrabalarla biraz sohbet içindir. bir zaman da böyle geçtiten sonra işinize, evinize dönersiniz.

    öğle ezanıyla beraber pilav dağıtımı biter. eğer oğlan eviyse pilav dökülen yer ve siz de düğün sahibinin yakınıysanız gelin almaya gitmenin telaşı başlar artık. arabalara binilir, konvoya katılınır, korna sesleri eşliğinde kız evine doğru yola çıkılır.
  • konya yöresinde tam bir efsanedir konya pilavı.
    köylerde cami minarelerinden eli gaşşık dutan gaşşığını alsında gelsin diye duyurulan bir şölendir.
    bundan 10-15 yıl önce pazar günleri mahalle aralarında illaki karşılaşıp katılınabilecek bu etkinlik şimdilerde şehre daha uzak olan geniş yerlerde yapılıyor ve böylece maliyet düşürülüyor.

    şöylede bir geyiği vardır: video
  • cok yakin bir arkadasimin davetiyle gittigim konya'da katildigim bir cesit yemekli toplanti. aslinda toplanti da denemez sanirim, yiyenin masadan kalkmasi makbulmus. kasigini alan gelirmis, tanidik tanimadik fark etmezmis ( yanlislikla yan salondaki pilava girmemiz, kimsenin de sen kimsin dememesi*) bamya, etli pilav, yayla corbasi ve helva dagitilirmis. buraya dek coguzel. yadirgadigim iki nokta oldu sadece, bunlar haremlik-selamlik masalar ve herkesin corba dahil ayni kaptan yemesi. gelenekmis elbette saygi duymak lazim, naparsin? ama hadi haremlik selamligi gectim; simdi annemle bile ayni tabaktan yiyemeyen biri olarak digeri, belki de tanimadigim insanlarla ayni tabaktan yeme fikri beni dehsete dusurdu resmen. allahtan arkadas torpili ile bir tabaga eristim, yoksa ac kaldigimin resmiydi.

    kisacasi yurdumun guzel bir adeti. kasigini kapan geliyor, sonra da allah ne verdiyse!