• malesef son yıllarda insanların ekonomik durumlarının kötüye gitmesi sebebiyle giderek daha az görülen bir gelenektir konya pilavı. ciddi bir maliyeti vardır çünkü. hele bu yaz sayısının iyice azalacağını tahmin etmekteyim.
  • son dönemlerde yemek şirketleri ele almıştır bu düğün pilavı işini.

    aslında güzel de olmaktadır bir yerde. böylece evsahibi sofra başlarında servis yapacak, hizmet edecek hısım, akraba, komşu çocuklarını aramak zorunda kalmaz. evin hanımları, akraba kadınlar ahçının buyruğu altında oradan oraya koşturmaz.

    normali ise şöyledir bu işin. düğün pilavını yapacak bir ahçı bulunur. herkesin yapacağı iş değildir bu. bazı mahallelerde ve köylerde bu işi yapan, bilinen aşçılar vardır. bunlardan biri ile anlaşirsiniz. kaç kişilik pilav dökeceğinize* göre bu ahçı size alınması gereken malzeme miktarını söyler. bir gün öncesinden hazırlıklara başlanır. hazırlıklarda evin hanımları, kızları ve yerine göre erkekleri de yardımcı olur.

    önceden düğün pilavlarında tavuk olmaz, sadece etle yapılırdı. son yıllarda ise pilavlar genellikle tavuk etiyle yapılmakta. işte ekonominin geleneklere bir etkisi daha sayın seyirciler.

    her neyse... düğün günü sabah namazıyla beraber önceden hazırlanmış yemekler büyük kazanlar içinde ve altlarında yanan odun ateşiyle ısıtılmaya başlanır. 8.00'e doğu kazanlar bir duayla açılır. duayı mahallenin, köyün imamı veya o çevreden dini bilgisi olan biri yapar. (kimi köy düğünlerinde bir gün önceki damat eğlencesinde aşırıya kaçılmışsa [içki içilmesi, kadın oynatılması gibi.] bu durumu haber alan imam kazan açmaya gelmez. işte o zaman kazan duasını yapacak birini aramaya koyulur düğün sahibi. şunu da söyleyeyim bu tür olaylar da sadece köylerde olur. bilhassa bazı ova köyleri bu konuda mimlidir. şehirde içkili vs. damat eğlenceleri olmaz.)

    sabah 08.00 gibi misafirler gelmeye başlar. etrafı taburelerle çevrili büyük sofralara buyur edilirler. düğün sahibi yemek verilen bahçenin (evet, normali bahçe gibi açık alandır bunun) girişinde gelen misafirleri karşılar, ayak üstü bir kaç söz edip onları içeri yemek yenen yere doğru yönlendirir.

    gelen misafirler masalara oturduktan ve masanın etrafındaki tabureler dolduktan sonra hemen servis başlar. yemekler belli bir sıra dahilinde gelir. eğer yemek şirketiyle anlaşılmamışsa servisi evin, hısım akrabanın, konu komşunun gençleri yapar. etli pilav yendikten sonra hizmet eden gençlerden biri sorar " yedek gelsin mi?" diye. genelde gelir. eğer masada biraz yırtık, düğün evine nazı geçen yaşlı biri varsa o zaten hizmet eden gençlere de bırakmaz. hemen söyler. bu tür kişiler hizmette bir aksama varsa servis yapan gençlere attıkları hafif fırçalarla servisi hızlandırdıkları için o masa açısından da faydalıdır.

    yemek yendikten sonra genelde varsa masadaki bir çocuk, yoksa sofranın en genci yemek duası yapar. amin denir ve kalkılır.

    köyde veya bahçe tipi açık alanda yenmişse bu pilav, yemek yenen alanın dışında, biraz ötede varillere takılı bir seyyar musluk tertibatının olduğunu görürsünüz. gider orada çömelerek ellerinizi yıkar, sonra da yine oraya getirilmiş çay ocağına giderek çayınızı alırsınız. artık ondan sonrası düğüne gelen tanışlarla, kaç zamandan beri görmediğiniz uzak akrabalarla biraz sohbet içindir. bir zaman da böyle geçtiten sonra işinize, evinize dönersiniz.

    öğle ezanıyla beraber pilav dağıtımı biter. eğer oğlan eviyse pilav dökülen yer ve siz de düğün sahibinin yakınıysanız gelin almaya gitmenin telaşı başlar artık. arabalara binilir, konvoya katılınır, korna sesleri eşliğinde kız evine doğru yola çıkılır.
  • denizaltı adı verilen bir türü vardır. denizaltı pilavının özelliği pilav üstü et şeklinde değil de et üstü pilav şeklinde servis edilmesidir.

    http://www.memleket.com.tr/…icle_detail.php?id=5300
  • 1200 kişilik olanına, geçen sene mart ayında 12 bin lira istemişler. evet.

    kaynak: (bkz: #27948854)
  • konya yöresinde tam bir efsanedir konya pilavı.
    köylerde cami minarelerinden eli gaşşık dutan gaşşığını alsında gelsin diye duyurulan bir şölendir.
    bundan 10-15 yıl önce pazar günleri mahalle aralarında illaki karşılaşıp katılınabilecek bu etkinlik şimdilerde şehre daha uzak olan geniş yerlerde yapılıyor ve böylece maliyet düşürülüyor.

    şöylede bir geyiği vardır: video
  • cok yakin bir arkadasimin davetiyle gittigim konya'da katildigim bir cesit yemekli toplanti. aslinda toplanti da denemez sanirim, yiyenin masadan kalkmasi makbulmus. kasigini alan gelirmis, tanidik tanimadik fark etmezmis ( yanlislikla yan salondaki pilava girmemiz, kimsenin de sen kimsin dememesi*) bamya, etli pilav, yayla corbasi ve helva dagitilirmis. buraya dek coguzel. yadirgadigim iki nokta oldu sadece, bunlar haremlik-selamlik masalar ve herkesin corba dahil ayni kaptan yemesi. gelenekmis elbette saygi duymak lazim, naparsin? ama hadi haremlik selamligi gectim; simdi annemle bile ayni tabaktan yiyemeyen biri olarak digeri, belki de tanimadigim insanlarla ayni tabaktan yeme fikri beni dehsete dusurdu resmen. allahtan arkadas torpili ile bir tabaga eristim, yoksa ac kaldigimin resmiydi.

    kisacasi yurdumun guzel bir adeti. kasigini kapan geliyor, sonra da allah ne verdiyse!