şükela:  tümü | bugün
  • görünce hem güldüm hem üzüldüm. biz bu muyduk tanrım !!

    ezilme tehlikesi yaşayan 6 yaşındaki d.m'yi, alışveriş merkezine komşu olan esnaflar kurtardı. izdihamdan korkan kız çocuk, su içirilerek sakinleştirildi.

    teyze’nin biri şehit düştü.

    not: bazı konyalı yazar arkadaşlar kanıt istemişler.
    kaynak: https://m.timeturk.com/…diham-yasandi/haber-1338358

    https://twitter.com/…tatus/1218188604180238337?s=21
  • şu görüntü ülkenin özetidir.

    gençler bilmezler. kim bu koşan insanlar diye sorabilirler. söyleyeyim; “lümpenler”

    kimdir bu lümpenler?

    ne köylü, ne şehirlidir. ikisinin arası birşeydir. bu sınıfı belirleyen "ne... ne..." kavramıdır. taşıt araçları da minibüstür örneğin, ne otobüs ne otomobil olan bir garip ucube.

    bunlar o hiç sevmediğim deyimle "beyaz türk" de değildirler, "kara türk" de... yani patron da değildirler, yönetici de, sanayi ya da hizmet sektörü işçisi de değillerdir, tarım emekçisi de. sosyoloji biliminin "beyaz yakalı" tanımına da girmezler, "mavi yakalı" tanımına da, bunlar olsa olsa "kirli yakalı" kalırlar.

    sömürürler mi sömürülürler mi, belli değildir. zengin midirler yoksul mu, o da belli değildir. bulanık insanlardır, yaşamayı bilmedikleri için mağdur ve mazlum gibi görünebilirler. silkelersin, seksen dönüm toprağı, sekiz yerde apartman katı çıkar. ama davar gibi dolaşır.

    birileri kızacak ama, toplumun düzgün işlemesi için olmazsa olmaz koşullarından biri, "norm'ları" yoktur. bir ahlak düzeni oluşturamamışlar, dolayısıyla davranış kalıpları da geliştirememişlerdir. dolayısıyla, çelişkiden çelişkiye yuvarlanırlar; bir kızı saldırganların elinden kurtarıp sonra da kendisi ırzına geçen "delikanlı" tipi işte bunlardan çıkar.

    sinema karanlığında ya da "mangal yapılan cadde kenarlarında" yiyişen türbanlı kızla çember sakallı oğlan tipleri de işte bunlardan çıkıyor, kerhanede kalp krizi geçiren hacı amca tipi de.

    son derece güvenilmez ve kaypaktırlar bu yüzden. arkanı dön, seni hemencecik satarlar.

    "osmanlı türk-islam sentezi" onlara son derece yabancıdır. üstelik imparatorluğun en geri, en bakımsız bölgesinden gelmektedirler.

    "laik türk doğu-batı sentezi" de, mektep medrese görmedikleri, daha doğrusu "kemalist propagandanın" uzağında kaldıkları için onlara bir şey söylemez.

    onun için, arap kültür emperyalizmine son derece açıktırlar, bizim "beyazların" da amerikan kültür emperyalizmine son derece açık oldukları gibi.

    onun için, istanbul'un dört yanını "köy camileriyle" donatırlar, "estetik kaygıları" yoktur; caminin güzel olmasını istersin, o sana "namazın getirdiği ferahlığı" anlatmaya kalkar. ama bunu bilgisayar kullanarak yapar. sen namazını hereke ya da kula seccadesinde kılarsın, o caminin önündeki kaldırıma gazete sermekte sakınca görmez. ramazan ayı gelince de ısrarla "küfür etmenin orucu bozmadığını" savunacaktır.

    gene de, iyi yaşamayı, iyi yaşayanları da görür ve özlerler, henüz beceremezler.

    işte bunun için denize donla girerler, ama girerler.

    biz hep donu eleştiriyoruz, denize girme eylemlerini alkışlamıyoruz hiç. hata ediyoruz. ayaklarını suya ilk kez sokuyorlar, ya ne yapacaklardı, üstsüz mü gireceklerdi?

    kısacası kara cahil bir lümpen proletarya topluluğudur.

    bakın akp ile alakası yok. akp yok olsa da varlığını sürdürmeye devam edecektir bu güruh.

    en geç üç kuşak sonra şehirli olacaklardır. avrupa bu sınıftan 1900’lü yılların başında kurtulmuştu, köylüden de 2000’li yıllarda kurtuldu. biz her alanda geriden geldiğimiz için, 2100 yılında tamamdır bu iş.
  • 16’ncı saniyedeki kızın çantası yoklanıyor gibi geldi.
  • istanbul'da vapura binip karşıya geçtiğim günler geldi bir an istemsizce aklıma.
    simit attığım martıların çığlık sesleri
    ve simit kapma yarışında yaşadıkları o gargaşa.
  • teyze “ beni bırak, sen koş” dedi ama amca onu bırakamadı. aşk > indirim.
  • izdihamdan ziyade meydan muharebesine benzemiş. başka kadın düşüyor, çiğneyip üstünden geçiyorlar neredeyse.
    deprem sonrası ekmek, su sırası olsa var ya bunlar kendi analarını çiğnerler. bir de ciyak ciyak bağrışıyorlar.
    ögonomi çok iyi ya hani... belli.
    midem bulandı izlerken.
  • haber değeri sıfır. izdiham olmasa hatta herhangi bir şeyin olumlu hali konyada vücut bulursa haber değeri var.
  • şaşırtmamıştır. bu ülkenin bir özetidir bu, yazık harbiden yazık...
  • bu tiplerin mekan sahiplerinin paralı elemanları olduğunu düşünüyorum. yani mekan açacaksın yada bunlar bir ajansa bağlı topluluk, hop geliyorlar ve haber oluyorsun.