şükela:  tümü | bugün
  • en buyuk avantaji kooperatif kantinine nobetci olundugunda yiyecek icecek gibi muhteviyat'a kolayca ula$albilmek olan kol.. arkada$iniz nobetciyse size cay ismarlar biskuvi verir.. yil sonunda bilancoda mutlaka tutarsizliklar olur..
  • en iğrenç kollardan biridir. mutlaka görev yapmanız gerekirdi. hala da öledir herhalde.
  • bu kol mensubu öğretmenlerden birisinin girişimci kişiliği ilk halka arz işlemiyle tanıştırmıştı 80'li yılların ilköğretim ahalisini. okullarda ona buna para toplanmasının yaygınlık kazandığı sıralarda bir de kooperatif parası istenir, hop sarı zarf dağıtılıverirdi. lakin sarı zarf içine umutsuz bir bağışmışçasına katlanan para, sene sonunda kooperatifin gevrek (bkz: simit) ve ayrandan elde ettiği kar oranında değer kazanarak geri dönerdi. unutulan paranın faizle geri dönüşü başlı başına bir lezzetken, kar payının dağıtılışını aileye haber vermeden rantiyeyi sakıza-şekere harcamak tarifsiz bir zevk dalgası yaratırdı. özal başbakandı.
  • ilkokulda simit-gazoz ikilisini öğrenciye kitleyen öğrenci güruhu. arka planda dekor olarak dosya kağıdı, uhu, elişi kağıdı vs. mevcut olan yerde çalışan topluluk. günlük 1 simit ve 1 gazoz istikakı vardır. ayrıca kırılan hasarlı kurabiyeleri yiyebilme yetkisine sahiptirler.

    gerçi kurabiyeleri önce kırıp sonra yerdik ama neyse...
    (bkz: ali cengiz)
  • değişik türevleri mevcut olmakla birlikte ,benim okuduğum ilkokulda 1. sınıfın başında verdiğimiz 1000 türk lirası ,her sene sonunda bize hatrı sayılır bir meblağ olarak geri dönmüştü ;taa ki gün gelip de kantin ihaleyle birine devredilinceye kadar.para kazanmanın zevkinin çocukken yaşandığı zamanlardı o günler.kantinin yeni sahibine gıcıklık ,tüm okul karar alıp dışardan alışveriş yapmıştık belki adam batar da ,kantin yeniden bizlere kalır diye...
  • (bkz: rc kooperatif)
  • genellikle matematigi iyi olanların seçildiği eğitsel kol. bu kol mensupları kantinde calisirlardi ve sanki şirket ceo'suymuşcasına triplere girerlerdi.
  • ilkokulda hep girdiğim koldu. kantinde durup satış yapacağımı falan zannedip heveslendirdim. ama yıllar yılı tek bir iş yapmadım bu kolda.
  • bizim okulda vardi, ben her yil uyesi olmustum. sanirim 4. sinif ve ustu satis yapabiliyordu. sanirim gunde 50 bin mi 100 bin liralik mi ne kendine birseyler alabiliyordun.

    ben o 4. sinifa gececegim gunu sabirsizlikla bekliyordum. 4. sinif olacagim ve bir gun o kantinde ben duracagim heyt be! o simitle peyniri falan gomecegim diye dusunuyorum derken, 3. sinif bitti, yaz tatiline girdim falan.

    4. sinif basladi, okulda yeni bir sey insaat etmisler, giris kapisinin yanina, icinde tost makinasindan tut birsuru sey var. oha dedim, bunlarin hepsi bana kalacak, yasadik oglum diye sevindim.

    ilk oglen tenefusune girdim, baktim buyuk buyuk ogrenci olmayan abiler satis yapiyor. hmm heralde gecici sureligine dedim. taki o hafta kooperatif kolunun kapandigini, ihaleyle kantinin satildigini ogrendim. tabi yeni kantinci, herseyin parasina 1.5 kat zam yapmisti bile!

    yazik oldu bize yazik. halbuki benden bir warren buffet cikardi da, ilkokuldaki mudur yuzunden cikmadi...