şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: it dalasi)
  • organizatörlerini ve urasan bilimum tipleri(kopek sahipleri) domuz bagi ile etkisiz hale getirip ac ve vahsilesmis mevzu bahis kopeklerin onune atmayi yurekten istedigim organizasyon silsilesi.

    insan irkinin yozlasmisliginin en asagilik orneklerinden biri. para icin ve asagilik zevkleri icin dunyanin gercek sahiplerini* acimadan katleden bir irkin bireylerinin ancak son denizdeki son balik oldugunde paranin yenmeyecegini hatirlayacak olmasinin dolayli yoldan baska bir isareti.
  • (bkz: amores perros)
  • eğer bir gün fırsatım olursa*, bu işten para kazanan yada sadece eğlence için kendi köpeklerini dövüştüren, kendine insan demesine rağmen aslında goblin ırkına dahil varlıkları ufak, basık bir arena'da birbiriyleriyle dövüştürmek isteğime* neden olan, bu hayalimi gerçekleştirirsem dünyanın biraz olsun arınabileceğini düşünmemin ** asli sebebini oluşturan modern çağın yoz eğlence anlayışı örneği.

    dominant olan tarafın*, itaat eden* taraftan* daha onursuz ve nefret edilesi olmasına karşın yaptığı işi sürdürebilmesi nedeniyle üzüldüğüm hadise.
  • alakası olan herkesin tez zamanda gebermesini dilediğim dövüş türü.
  • çevresindekilerle ve özellikle de kendiyle çok ama çok ciddi sorunları olan kişilerin, paraya kıyıp bir psikoloğa gitmek yerine bir şekilde dahil oldukları sorunlular zirvesidir. bu zirveye katılan tüm insanlar feci sorunludurlar ve acilen rehabilite edilmeye ihtiyaçları vardır. zirveye bir şekilde dahil edilen köpeklerin ise pek bir sorunu yoktur, aynı ortamda olup bu yaratıklar ile aynı havayı solumak dışında. bu zirve aynı zamanda horoz dövüşleri zirvesi'ndekilerle ve diğerleriyle kardeş zirvedir, bir çeşit "zirvering" dir bu.

    hepsinin birbirleriyle ortak olan özellikleri birkaç ana maddede toplanabilir, şöyle ki:

    1- bu evrimini tamamlamaya vakti olmamış varlıkların hepsi hayatlarında bir baltaya sap olamamanın, hiçbir işe yaramadığını hissetmenin ya da dünyada boş yere yaşayıp diğerlerinin oksijeninden çalmanın farkındalığının verdiği eziklik ve büzüklükle yaşarlar ama bunu bir şekilde kendilerine itiraf edemezler çünkü sahip oldukları büzüklük, ihtiyaçları olan büzükten farklıdır. kulakları bunu duymak istemez çünkü zaten kulakları bile onlardan nefret etmektedir ama yapabilecekleri pek birşey yoktur zavallıların.

    2- bu kişiler, hayatlarında hep sağlamaya çalışmış oldukları ama bu çalışma esnasında kırmızı bir haribo ayısının büyüklüğünden daha fazla yol katedememiş oldukları "güç" ve "otorite" konularında pek bir yaralıdırlar, bu yüzden de canis familiaris ve türevi hayvanları birbirleriyle dövüştürerek bir çeşit mastürbasyon yapmış gibi hissederler. neden mi ? elleri de nefret eder onlardan, aynen kulakları gibi.

    3- en zeki organ olan beyinleri zaten çoktan kaçmıştır, artık yoktur, ya da hiç olmamıştır.

    4- beynin firarı ya da zaten hiç olmaması nedeniyle bu insancıklar, "dünya sadece insanlar, yaşamaları, eğlenceleri vs... için yaratılmamıştır" , "dünyadaki hiçbir canlı insanın oyuncağı değildir" , "dünyadaki hiçbir canlı insandan daha değersiz değildir" gibi şeyleri de düşünemezler. bunu onların yerine hayvanlar düşünür ama onlar da insanların dillerini konuşamadıkları için söyleyemezler maalesef.

    5- bu insanların kalbi, merhameti, acıması, onuru, gururu da yoktur.

    6- bunlar katıldıkları bu aktiviteden olur da bir şekilde para kazanırlarsa, bu parayı viagra ve lego * için harcarlar. ihtiyaçları olan en elzem şeylerdir bu ikisi.
  • ondokuzuncu yüzyılda amerika'da, bir dönem, fareler ile köpekler arasında da kanlı dövüşler yaptırılmıştır.

    iç savaşın bitmesi ile, amerika’da insanlar ilgilerini yöneltecek yer aramaya başlamıştı. örneğin new york’ta, genel asayişin bozulması üzerine, normalde sakin ve serinkanlı tavrını koruyan the new york times, diğer dergi ve gazetelerden (muhtemelen new york herald) gelen, kentin “fuhuş, içki, kumar batağında olduğu, dinden saptığı” iddialarına yanıt vermek üzere, “bu kenti suçlayanlar, chicago’ya baksın” tarzı yazılar yazmaya başlamıştı (12 ağustos 1866). altı ay kadar sonra ise, kentte asayişin ciddi şekilde bozulduğunu, en azından bir içki sorunu yaşandığını kabul eden yazılar yazmaya başlamıştı. bunun beraberinde, içki satışını kısıtlayan yasalar getirildi, örneğin genelevlere içki satılması yasaktı ve yasaların genelev tanımı da, neredeyse, “kadın eleman çalıştıran tüm işletmeler”i kapsayacak kadar genişti.

    içki ve fuhuş yasaklarından bunalan new york sakinleri, kendilerini çeşitli bahis ve yarışlara verdiler. ne zaman yeni (ve kanlı) bir bahis konusu keşfetseler, bunlara dair yasaklar geliyordu. köpek dövüşleri ve horoz dövüşlerinden sonra, boğa ve ayı dövüşlerine de merak sarmışlardı. the wild seventies adlı kitabında, denis tilden lynch’in anlattığına göre, dövüş meydanına getirilen ayı, bir ayağından zincir ile, meydanın ortasındaki bir direğe bağlanıyor ve üzerine birkaç bulldog birden salınıyordu. zaman içinde bundan da sıkıldılar ve boğalarla ayıları dövüştürmeye başladılar. kendi hallerine bırakıldığında bu hayvanların birbirleri ile dövüşesi yoktu, üzerlerine gidildiğinde, tedirgin olarak, seyircilerin arasına karışıyorlardı. bundan da iyi kötü heveslerini aldıktan ve zaten kentteki ayılar da tükendikten sonra, alternatif dövüş hayvanları aramaya başladılar.

    aynı zamanlarda, new york şehri, east ve hudson nehirleri boyunca uzanan bataklıkların etrafında on üç ayrı noktayı çöplük olarak kullanmaktaydı. denize dökmek kanunu ihlal etmiyodu ama, bu durumda çöpler, jersey city veya brooklyn’den çıkıp geliyordu. özellikle 1840’lardaki irlanda patates krizinden sonra yaşanan göç patlaması, kenti bir çöp yığını haline getirmişti.

    bu duruma, hali ile farelerin yol açtığı sıkıntılar da eklenmekteydi. farelere bağlı skandal haberler birbirini takip ediyordu; örneğin, 25 nisan 1860’da the new york times’da yayınlanan bir habere göre, evinde yalnız başına iken doğum sancıları tutan ve doğuran bir kadının çocuğunu fareler yiyor, kadın da bilincini kaybetmemiş olmasına rağmen, güçsüz olduğu için, yardım çağıramıyor ve fareleri kovalayamıyordu. hatta nehir kenarlarındaki çöp alanlarının civarında, fare orduları, kedileri ve hatta küçük boy köpekleri yemeye başlamışlardı. işte bu dönemde, fox terrier cinsi köpeklerin, fare öldürme konusunda diğer cinslere göre üstün olduğu ortaya çıktı. bu haberin yayılması ile, ayıların da bitmesinden muzdarip olan ve hayvan dövüştürenlere yeni bir eğlencenin kapıları açılıyordu.

    fare dövüşlerine dair ilk haberler, 29 ocak 1855’te new york tribune’da yayınlandı. yine the wild seventies adlı kitabında, denis tilden lynch’in anlattığına göre, dövüşler, iki adam ve iki köpek ile yüz fare arasında yapılmaktaydı. dövüş yapılan saha, iki buçuk metreye iki buçuk metre kare ve farelerin kaçamaması için bir metreden daha derin bir alandı, yerler, yine farelerin kaçamaması için, teneke veya çinko ile kaplanıyordu. dövüşün, insansız olan klasik versiyonunda, yüz fare bir fox terrier ile dövüştürülüyordu. iki hakem, fareleri saya saya ringe indirtiyor ve sağlıksız ya da zayıf fareler, uzun maşalarla çıkarılarak, yerine daha güçlü kuvvetlileri indiriliyordu. en son, köpek ringe getirildiğinde, yüzüne, kulaklarına, başına, boynuna ve bacaklarına tırmanan farelerden, köpeğin tamamen görülmez olduğu anlar dahi yaşanıyordu. yarım saat ile kırkbeş dakika süren yarışlarda, büyük paralar dönüyordu.

    bu merak, fare ticaretini de beraberinde getirmişti. maşalar ve çuvallarla nehir kenarlarında fare avı yaygınlaşmıştı ve farelerin tanesi biri beş ila on iki sent arasında satılıyordu. hatta daha iyi dövüşen fox terrier’ler yetiştirmek üzere köpek eğiticileri de türemişti.

    bahis alanlarını basan hayvan hakları savunucuları, mahkemede haksız bulunmuştu; mahkeme kararına göre, kediler gibi, köpekler de, fare öldürme görevi görebilirdi. böylece dövüşler, en azından ondokuzuncu yüzyılın sonuna kadar sürdü.

    lynch’in iddiasına göre, muhtemelen, artık kanıksandığı için lafı edilmeyen köpek dövüşleri gibi, ondokuzuncu yüzyılda new york’ta neredeyse herkes fare dövüşlerine bulaşmıştı, ancak lafı edilmiyordu.
  • (bkz: dogfight)
  • kendi türünü bile arenalarda, ringlerde ölümüne dövüştürüp bir de bundan "aysh! oysh!" şeklinde zevk alan bir tür olan insanoğlunun iğrenç eğlencelerinden biri.