şükela:  tümü | bugün
  • köpek görünce ilk akla gelen olaydır. köpek korkusunun temelidir. köpeğin yaptığı (köpekten beklenen) en korkulan harekettir. can yakmasından ziyade kuduz olma korkusu salar.

    ısırıldıktan hemen sonra sabunlu bezle ısırılan yer temizlenmeli ardından kuduz aşısı olunmalıdır. ankara'da ankara eğitim hastanesi bakmaktadır bu işlere. sağlık karnesiyle gidilmelidir. aksi halde cüzi miktar para verilmesi gerekebilir. intaniye'ye sıra alınmalı ardından da aşı olunmalıdır.

    bunu bilmeyen kişi önce dermatolojiye gönderilir. dermatoloji yanlış gelmişsiniz intaniyeye gideceksiniz der. intaniyeyi bilen 3 ya da 5 kişi vardır. onları bulmak için bütün hastaneyi dolaşmanız gerekir. sonra zor da olsa biri size eski acil girişinden girince ikinci katta diyerek yardım eder.içeriden ısırık bölgesini göstererek kuduz aşısı karnesi alırsınız sonra dışarı çıkıp hastanenin başka bir kapısından girerek de aşı olursunuz.

    kolununuzdan yapılan bu iğne 2 kez daha yapılacaktır. vuruldugunuz günden 1 hafta sonra ve vurulduğunuz günden 3 hafta sonra olmak üzere.
  • regli olan her kadının başına gelebilecek elim bir olay.
  • haber değeri yoktur.
  • parmaginizdan olmaniza neden olabilecek hadisedir. söyle ki; bir zamanlar yurt siralarindan tanistigim kisa boylu, kabadayi sesli, manowar hayrani olupta memlekette satanist sanilmasin diye sac uzatmayip, delikanliliga halel getirmeyen , saclari yana tarali, egzantrik memleket hikayeleri anlatan bir arkadas vardi. rahmetliyle birgün (yok yok köpek isirmasindan ölmedi, hatta ölmededide, yüregimde yasiyor, ama ani oldugu icin rahmetli diyesim geliyor) böyle migros manzarali bir yerde biralarla demlenip kari kiz muhabbeti yaptiktan sonraköpek isirmasi öyküsünü anlatmisti. kendisi ford mustang hayraniydi, ortaokulda ögrendigi ingilizce ve bol bol izledigi trt dublajli amarikan filmlerinin etkisiyle bir mustang diyisi vardi ki o an ford mustangli 60 snye filmindesiniz ve biraz sonra mustanginizi atlayip bilmem kac beygir gücünde, meksika sinirina kacacaksiniz sanirdiniz. ha ne diyordum. iste bu ford mustang hayrani, sonradan bas gitar calmasini ögrenip, bir grupta metallica sarkilari calmis ve bir konseri tam bir fiyasyokla sonuclandigi ve grup sefinden azar isittigi icin müzige veda eden arkadas migros manzarali mekanimizda, bosaltim sistemindeki son bosalmasi gerekenleri migrosa karsi bosaltip döndükten sonra aglamaya basladi. lan olum ne var, sarhos mu oldun demeye kalmadan, hüngür hüngür köpegim dedi, hatta kö ve pegim hecelerini amarikan ( amarigha) aksaniyla söyler gibi geldi ;ama yanilma payimdan dolayi sirtini sivazlamaya devam ettim. marmara biralar mi carpmis bunu diye düsünmeye baslarken, biraz durulup, gözlerinden yaslar akarken, sigarasini yakti ve icli icli migros yamaclarinin parildayan isiklarina bakip, "cok aslandi be benim köpegim" dedi. hic caktirmadan, sirtini sivazlamaya ve onu yatistirmaya calisarak "aslandir o, bir tanedir" diyip, ortada duran kar cips posetinden bir hayvani avucu agzima attim. tabi o hüngür hüngür aglarken; biraz yatissin, biraz üzüntüsü gecsin diye, neydi adi aslan miydi yoksa diye inceden espri kokan bir soru sormayi da ihmal etmedim. köpeginin adi henry mis ( ulan bu fordlarin henry olmasin ya neyse), aslan gibiymis, mahallede korkutmadigi köpek kalmamis, hatta discovery kanalda ögrendigi kadariyla isedigi alanlar nedeniyle baska mahallenin itleri bu keskin aslan idrari kokusundan ötürü mahalleye yanasmaz olmuslar, disi köpekler kapisinda pervane olmuslar falan fisman hikayelerini anlatti. kar cips posetinden caktirmadan ikinci hortumu alacaktim ki bana sarhos gözlerle lan mendebur sarhosum diye tüm cipsleri yiyecek misin tiris bakisi attigini hissettigim icin hafiften elimdeki cips sayisini azaltarak, konuyu dagitmadan eee abi sonra ne oldu seklinde bir soru sordum. bir gün mahallede bulunan parkta giderken sevgili henry siyle, yoldan gecen adamin elini isirmis bu henry, arada kücük ve yemesi kolay olan serce parmagini bir güzel mideye indirmis zavalli adamin ve diger 3 parmagini zorla agzindan almislar. ne aslandi benim köpegim diye anlatmaya devam ederken, agzimda cipslerle köpegiyle ilgili bu sogukkanligigindan hafiften tirsarak, lan bunlar bos zamanlarinda insan minsan avlatmasin üc bucuk atmasiyla cipsler bogazimda takili tiksirmaya basladim, soluk borumdan gecmeyen cipsler nedeniyle, krakerden ölüm tehlikesi geciren corc busch öksürügüne tutuldum ki, bizimkisi hafiften belime vurdu ve anlatmaya devam etti. aslandi benim köpegim, insan eti bile yerdi dedi. oha oldum abi ifadeleriyle bir tiki akiskanliginda soru sorma cesareti buldum: peki adam ne oldu, dava mava, kavga mavga. yok bisi olmajdi dedi, adjam üj parmagi dikjiljince, zaten bajs pajrmakta sajlam oldugu icin, biraj cesjaret bulup kapimizja dayandi, bizdje dövdük, hatta bir parmagi tekrjar kirijldi adamjin seklinde( böyle sarhos olanlar bol j harfli bir inceden robisnson ile cuma daki cuma gibi konusurlar. ha iste burdaki jler bu j ler) devam etti. bu psikopatligin neticesinde artik isletim sistemi inceden marmara bira ve cipste ki doymamis yag oranin yüksekligi nedeniyle (yok lan doymus muydu o) durmus beynim köpege ne oldugunu merak edip bana salakca ee köpege ne oldu abi sorusunu sordurttu. henry mi dedi? ne demek abi dedim, henry tabi, ne köpegi pardon abi olayina girdim ki, sirtini da inceden sivazlayarak bir de yalakalik cektim ve onun bu soru karsisinda cevallenmesine biraz mani oldum, hafiften de yumusattim. tabi o kadar yumusatmisim ki yalakaligin zirvesini yakalamis bizimkisi hafiften sizar gibi oldu. ulan merak duygusunu sittigim beyni durmaz ki, soruyu hafiften tirstigi icin degistirerek "henry abi ne oldu be abi" haliyle ( maddenin kati, sivi. gaz ve yalaka hali) bir daha sordu. henry im , heyt be aslanim benim, ne aslandi o be, henry im simdi evdedir, disi köpeklerin hayalini kuruyordur, özledim be onu be diyerek sizdi.

    ya buda öyle bir animdi iste. hey gidi aslan henry be hey gidi hey ne aslandi o be!
    dikkat edin henryler isirmasin sizi

    ( bu horror öyküsünden sonra bir adile nasit sirinliginde hadi benim kuzucuklarim selami eder iyi aksamlar dilerim)
  • kötü yaraya sebep olabilir. dişine göre değişir mi bilmiyorum ama derin bir oyuk bırakabilir vücutta.
  • saldıran köpekten kaçmak suretiyle vuku bulan elim hadise.
  • evimde kopegim var.
    disarda her tur kopegi ayirt etmeksizin sever sayar oynardim hayat boyu,
    taa ki düne kadar.

    gittigim bir evin 3 kopeginden biri (kendisi cooker olur) sessiz sakin goruntusunun altinda pitbull ruhuna sahip oldugundan kelli 3 ayri yerimden isirdi dislemek parcalamak vs. suretiyle. (el, ayak, kasık!)

    bilgi 1 : capa tip fakultesinde hayvan saldirilarina karsi tetkik merkezi gibi bir sey yok. siz de solugu benim gibi capa'da almak yerine haseki hastanesine gidin. orda her turlu sey var.

    bilgi 2 : toplumsal saglik olaylarina girdiginden oldugunuz zibilyon igne ve tedavi icin para vermiyorsunuz.

    bilgi 3 : kilo verin abi. direk kilo verin. zira tetanoz ve kuduz asisi disinda yapilan bir asi daha var bilmemne serum asisi, o agirliginiz olcusunde dozda veriliyor. sonra elim kadar igneyi dakikalaaarca zerk ederler vucudunuza, "bitsin artik cok agri veriyo" der durursunuz. kilo verin. kilolu olmak sagliksiz zaten.

    bilgi 4 : 2 tetanoz 1 kuduz asisi oluyosunuz once. gobekten degil koldanmis artik. sonra eger kopek de bulunamiyorsa, size bilmemne serum (anti serum?!?) asilari yapiliyor agirliginizca. ama bu yapilmadan once de, buna alerjiniz var mi diye ekstra bir igne yapiliyor.

    yani toplamda 4 normal, 2 devasa igne oluyosunuz. ve sonra ileride bir gun asi olmak icin yine gun veriliyor.
    askerde falan oldugnuz igneler aci vermese de, bu konuyla alakali igneler ertesi gun cok agritiyor.

    ozet:
    kopekleri sevelim, onlara eziyet etmeyelim.
    ama her gordugumuz kopege de sevmek minciklamak icin atlamayalim. tedbirli olalim. sevsek de cok yakinlasmayalim. erojen bolgeleri ve yüzü koruyalim.
  • bizim fabrikanın şoförünün hayvanlara olan sevgisinden dolayı pazar günü bile köpeklere kemik için geldiği işyerinde 7 eniğe tam kemik verecekken bi tanesinin dişinin parmaklarına geçmesi sonucu kuduz mu oldum acep ben diyerekten oruçlu durumda hasteneye intikal etmiştir. hemşire engin deneyimine sığınaraktan köpek eğer kuduzsa kaçmıştır teorisiyle bugün köpekle yüzleşmeye çalışmıştır. yanlarına gittiğimizde diğer 6 enik ıslık sesine gelmişler, ısıran sarı köpek gelmeyerek bizim şoförün aklına acaba sorusunu getirmiştir. yaklaşık 5 dakika ısrarlı ıslıktan sonra sarı enik gelmiş ve bizim şoför derin bir nefes almıştır.
    not:1)bahsi geçen köpekler sahipsiz bir şekilde boş arazide kaya içinde yaşamaktadır.
    not:2)şoför şuana kadar kuduz belirtisi vermedi.oruca devam ediyor. lütfen dövmeyiniz.
  • aslinda uslu cocuk sayilirdim, ama bu konuyla ilgili de bir anim var, hemen anlatayim. 13 yasindayken bir yaz günü, zekai olgunluga henüz erisememis bir birey olarak komsularin zillerine basip kaçiyordum. yanimda da benden 7 yas kücük arkadasim fatih. zillere ben basiyom, sonra elele tutusup kaçiyoz birlikte. suça istirak etmekten, hatta azmettirmekten yargilanirsin böyle giderse, aklini basina devsir fatih. neyse, böyle böyle kacistiktan sonra evlerin arkasinda bir köseye siniklendik biz. fatih'in gözünde hepten devlesmek için 2,5-3 metre yükseklikteki kömürlügün tepesinden kuma atladim ben de. kuma atlamamla birlikte kömürlügün içinden iki köpek çikti. birisi az ilerdeki bahçeli evde oturan komsumuzun köpegi kont, digeri de göttesi sokak köpegi kancik. meger kont bahçeden kaçmis, sokak karilariyla asna fisne çeviriyor kömürlük köselerinde.

    neyse efendim, kont bey sahsimi gökten zembille inmis gibi önünde bulunca biraz korkudan, biraz da yanindaki hatuna artistlik yapacagim diye üst bacagimdan hartt kapiverdi. böyle gayet saat gibi dis izleriyle, aglaya aglaya eve gittim. zaten bizim bahçede oldu olay. annem pencereden bagiriyor (köpege degil bana) zalim kadin almaya bile inmedi. neyse eve gittim, bi güzel de annem dayakladi. bikaç güne de malatya'ya gidecegiz, neseli yaz tatilimiz. babam beni doktora götürdü, üç gün arayla mi ne üç igne oldum. karindan degil tabii. 12 sene oluyor, tip ilmi çok gelistirmis kendini. annem her gün kahir etti senin yüzünden gidemedik, essek kadar kizsin diye.

    halbuki kont da beni tanirdi, ara sira bahçelerine giderdim. elimi uzatinca tokalasir, omzuma pat pat yapinca üstüme atlar dans ederdi benimle. kendi halinde bir itti, nasil böyle bir sey yapti anlamadim.