şükela:  tümü | bugün
  • köpeğe doğru koşmaktır. hatta arkadaşım kendisine doğru koşan köpeğe efsane bir tokat atmıştı. o günden sonra da ne zaman birbirlerini görseler yollarını değiştiriyorlardı. ciddiyim.
  • sahibi tut kıs demediyse, kendi iradesiyle size doğru havlayarak gelen bir (ya da birden fazla) köpeğe sahibi, tanıdığı, dostu taklidi yapın. sevecen bir şekilde yaklaşın. 'adamı tanıyamadık galiba lan' diye afallıyorlar. kafaları karışıyor, mahçuplaşıp sevimlilik yapmaya başlıyorlar.

    bonus: insanda da işe yarıyor.
  • - paniklemeyip, korkmamaya çalışın.
    - kesinlikle kaçmayın. yakalar.
    - kesinlikle arkanızı dönemeyin. baldır veya popodan ısırır.
    - eğer size saldırıyorsa acımayın vurun. mümkünse bir sopa vs gibi bir şeyle.

    ruh hastası bir kas yığını veya kuduz bir hayvan ile karşı karşıya gelmezseniz ısırılmazsınız.

    not: köpeklerim ve kedilerim oldu. hayvanları çok severim. "acımayın" kelimesi yüzünden linç etmeyin.
  • aynı şekilde yüksek perdeden karşılık verilebilir. (bkz: ben bigün bunu gördüm)

    2012 ocak ayı, sokaklarda dize kadar kar var (ara: 2012 ocak ankara* kar). market alışverişini, her kola 10-15'er kilo gelecek şekilde yapmış, sonrasında akşam oturmasına bir yerlere gitmişiz ve gece 12 sularında eve dönmekteyiz. kaldırım kenarlarında kardan dolayı araç park edecek yer bulunmaması nedeniyle süperzekalı bir ... * evin garajının çıkışına arabasını park etmiş. bir süre aracın başında bekleyip sağa sola bakındıktan sonra, söylene söylene arabayı park edecek bir yer aranır ama 5 blok çapında* arabayı park edecek yer bulmak mümkün değildir.

    dağ tepe park yeri ararken bir yandan da "bu ne la itin öldüğü yere geldik. napalım şuraya bırakalım bari" diye düşünüyordum. fakat az sonra aslında itin hiç de ölmediği bir yerde olduğumu anlayacağımdan habersizdim maalesef.

    içinde bilumum deterjan türevinin bulunduğu market poşetlerini, garajın önüne parkeden arkadaşa ana avrat düz giderek sırtlandım. eve telgraf çeksen üç günde gidecek mesafede olduğumdan, ikinci sefer yapmamak için, yük katırı misali omzuma boynuma nereye denk gelirse astım poşetleri.

    bir yandan kayıp kafayı gözü yarmamak, bir yandan ıssızda gece gece kıstırılmamak için dua ede ede hafif tempo yardırırken evin iki sokak aşağısındaki çöp birikintisinden gelen hışırtılara dikkat kesildim. o kadarcık poşetin arasında nereye sığdıklarını anlamadığım 8-10 tane köpek aniden fırlayıp havlayarak bana doğru koşmaya başladı. yerlerde dize kadar kar, üstümde 50 kilo teçhizat, "ahanda yarra yering" diye düşünürken bir anlığına oracıkta kalakaldım. kaderime razı şekilde köpekleri film izler gibi izlemeye koyulmuştum. film birdenbire ağır çekim moduna geçti. içimdeki primat hayatta kalma güdüsüyle kontrolü ele almıştı. bir yandan ellerimi kollarımı mümkün olduğunca sallayarak, bir yandan "nevarlalalalamugagoduuumunun" diye yırtınarak hayvanların üstüne doğru koşmaya başladım. bu tepkiyi beklemeyen sürü anında ses kesip topukladı.

    adrenalin binbeşyüz halde boş sokakta bir süre sakinleşmeyi beklediktikten sonra eve döndüm. mutlu son.

    itlere karşılık vermeseydim de eryamandaki gibi beni de hep beraber afiyetle yeselerdi, sonra da o garajın önüne parkeden ... bir haberde bu olayı duysaydı "vah ah tüh tüh" edecekti bir de utanmadan. garaj çıkışına park eden arkadaşların da amlarına koyayım onların çok ayıp ediyorlar*
  • birkac yil once denk geldigim medyum memi$'in katildigi bir programda, mumtaz $ahsın kopek saldirmasi konusunda bir takim onerileri vardi, hatta bu programi o kadar cok arayan yurdum insani olmu$tu ki, telefon hatti kitlenmi$ti.
    -memi$: efenim, herhangi bir kopek saldirmasi durumunda oncelikle uzerimize gelmekte olan hayvanin kopek olup olmadigindan emin olunmasi gerekmektedir. bu hayvanin cin mi yoksa kopek mi olduunu anlayabilmemiz icin yaratigin gozlerine bakarak 3 kere "gelme be ey mubarek, gelme be ey mubarek, gelme be ey mubarek" denmelidir. gelen cin ise ortadan kaybolacaktir. yok eger kopek ise, oradan kacmamız gerekmektedir.
  • yanınızdaki arkadaşınızdan daha hızlı koşun.
  • ne olur şuraya size saldırmaz zaten en fazla havlar cart curt yazmayın. bana saldıranlar köpek görünümünde su aygırı mıydı? 1-2 insanı cesaretlendirseniz gerçekten saldırmayacağına inansa hazırlıksız yakalansa ne olacak? hadi diyelim tüm köpekleri tanıdınız(!) gerçekten saldırmıyorlar normal şartlar altında. ya saldırganlık yapan bi hastalığı varsa kuduz gibi. o zaman entariyi mi editleyeceksiniz "efendim ben kuduz olan köpekler için söylememiştim ehi ehi" diye. hayvanı sevin ama insan gibi sevin.
  • - kollarınızı iki yana açıp yukarı aşağı salayarak, saat yönünün tersine, yarıçapı 6.5 metre olan çemberler çizerek koşun ve bir yandan da götünüzü yırtarcasına "leptaaap leptaaaap" diye bağırın.
    - sonra aniden durun ve sırtüstü yere yatıp tepinin, toz kaldırın.
    - üstünüz başınız toza çamura iyice bulandıktan sonra ayağa kalkıp brek dans yapın, bir yandan da cep telefonunuzu çıkarıp en az samimi olduğunuz kişiyi arayın, orospu çocuu deyin ve geğirip telefonu suratına kapatın.
    - sonra köpekle göz teması kurmadan, yakındaki bir ağacı yalayın.

    ne bileyim, bunları yapan birine köpek saldırmaz sanırım.
  • kafasına gözüne yumruk atın. çok ciddiyim. dedemin emektar köpeğine pitbul saldırmıştı geçen yaz. kimse yanına yaklaşamayınca mevzuya ben dahil olmuştum. lavuğun ağzında kaç kilo kuvvet varsa artık dişlerini geçirmiş bizim moruğun boğazına. ilk başta ağzına sopa sokup açmayı denedim olmadı. ellerimle gerdirmeyi denedim. o da olmayınca iş kaba kuvvete kaldı. köpeğe ağız burun girdim valla. gözü mözü şişti ama hala bırakmıyor. en son burnuna, ağzına, gözüne karışık yaptım o zaman bıraktı. hazır gazımı almışken son olarak da ensesinden tutup çitlerin üzerinden fırlattım. rüya gibi geliyor dimi? lanet olsun içimdeki hayvan sevgisine. pişman değilim.
hesabın var mı? giriş yap