şükela:  tümü | bugün
  • adam gibi adamdır. adamlık ve hatta insanlık konusunda heykeli dikilesi kişidir.
    neymiş kadının derdi "evde bebek var, köpeğe ve papağana bakamayız."mış. "al onları götür" demiş, abimiz de "onların yerine sen git" diyerek büyük bir insanlık dersi vermiştir.
    soruyorum size; içinde hayvan sevgisi olmayan biri çocuk yetiştirebilir mi? bence yetiştiremez hatta yetiştirmemelidir. boşanma davasında umarım bu durum göz önünde bulundurulur ve velayet hakkı bu vicdan yoksunu kadından alınıp babaya verilir.
    unutmamalıdır ki hayvan sevmeyen insan da sevemez

    http://www.hurriyet.com.tr/…bosanma-davasi-40886878
    http://www.cumhuriyet.com.tr/…unden_bosandilar.html
  • takdir edilesi bir davranışta bulunan kişi.

    herkes böyle yürekli ve hayvan sevgisiyle dolu olsa.
  • edit1: üç aylık bir kedim var şu an. daha önce kedi köpek kuş tavşan ördek hatta sincap bile besledim. sabahın beşinde kalkıp üç ayrı sütü karıştırıp sincabıma verirdim. kedim üşümesin boş evde iki farklı sobayı açık bırakıp gittim. hayvanların sorumluluğunu almak hiiiiiç ama hiç kolay değil sayın gerizekalı ılık götlüler. temizliği, yemesi, hastalığı... şuursuzca desteklediğiniz adam dediğiniz kişi bebeğiyle birlikte karısını kapı dışarı etmiştir. bu mu adamlık?!!!!!

    edit2: köpek ve papağan sonradan eve gelmiş!!!! okumaktan aciz beyinsizlere dipnot olsun.

    (bkz: abooww)
    neresi takdire şayan? kafalara bak cifli prilli pırıl pırıl!! kadının köpeğe ya da kuşa karşı herhangi şiddeti, nefret söylemi mi var?
    hayır.

    sadece bakımını üstlenmek istemediğini söylemiş. en doğal hakkı. hayvanları sevmediğini nereden çıkardınız? bir de bebekleri var. bebek bakımı yeteri kadar zor zaten. ne boş insanlarsınız. değer mi yuva yıkmaya.

    benim annem de biz çocukken evde kedi ve köpek beslememizi istemezdi ama marketten çıkarken süt, salam, ton balığı alıp kedilere bırakırdı gözümüzün önünde. bize hayvan sevgisini evde değil ama sokakta aşılamayı da bildi. bu kadar mı yüzeysel ve partizansınız. pes!
  • hayvan sevgisinin bokunu cikaran bir adet ibişin yaptığı, iki tane kız dusurecegim diye kırk takla atan ekşi abazanlarinin da savunduğu nane. kadın düzgünce yolla şunları demiş, "arabanın arkasına bağla ormana kadar sürükle orada bırak, üstüne benzin döküp yak, ne olur ne olmaz bir de tecavüz et" mi demiş? burada istisnasız her şeyin boku çıkıyor. istisnasız.
  • "yolla" deyince yollamak ne kadar kolay, öyle değil mi? ne zannediyorsunuz acaba, sahiplerinin terk ettiği, bakmaktan vazgeçtiği hayvanları ücretsiz toplayıp onlara güzel yaşamlar sunan yerler olduğunu falan mı düşünüyorsunuz? eve alışmış bir hayvan sokakta yaşayamaz, yetişkin hayvanı da kimse kolay kolay sahiplenmez zaten. "yolla" ya da "gönder" deyince o hayvanın ölüm fermanını imzaladığınız gerçeğini görmezden gelmek daha mı kolay oluyor?
  • adam gibi adam bence.

    bakın benim üç kedim var. senelerdir tüm akrabalarım "bi evlen çocuğun olsun, gider bunlar evden" ve "sal bunları sokağa" ekseninde yorum yapıyorlar. kendi annem dahil.

    açıkça söylüyorum, o kediler o evden ancak ben ölürsem veya kendileri ölürse çıkarlar. başka türlü zor. kediler gidemez, gitmesi teklif dahi edilemez.

    evin evcil hayvanları o evin çocuğu gibidir. yeni bir çocuk yaptığınızda nasıl bu çok büyüdü, bebek var ilgilenemiyoruz diyerek büyük evladınızı çocuk esirgeme kurumu kapısına bırakmıyorsanız, kedinizi köpeğinizi de çocuk yapınca sokağa bırakamazsınız. adamın tek mallığı "ya onlar ya ben" diyecek biriyle evlenmiş olmak bence.

    çocuğu bile isteye yapıyor, evcil hayvanı bile isteye sahipleniyorsunuz arkadaşlar. evcil hayvan sahibi biriyle de özgür iradenizle evleniyorsunuz. zorlukları olacağını bilerek kabul ediyorsunuz. sonra su koyverdiğinizde insanların size eyvallah ederek hayatının önemli bir kısmında karşılıksız saf sevgi gördüğü bir canlıyı kapının önüne koymasını mı bekleyeceksiniz? çok beklersiniz.
  • al onları götür demek öldür demek ile aynı manayı taşıdığından haklı olan adamdır.
    heves için eve alınıp 1 yıl sonra sokağa bırakılan hayvanlar sokakta yaşayamaz.
  • tahminime göre köpek/kuş boşanmanın bahanesi olmuş. ortada yeni doğmuş bir bebek varken bu gibi bahanelerle evliliğin fiilen bitmesi bana geçerli bir neden gibi gelmiyor. muhtemelen can yücel'in en uzak mesafe şiirinde bahsettiği gibi kafaca birbirine uymayan iki insanın çevresindekilerin de baskısıyla evlenmesi sonucu zamanla ortaya çıkan anlaşmazlıklara kılıf uydurmak için bu gibi bahanelerin ardına sığınıyorlar.

    --- spoiler ---

    en uzak mesafe

    en uzak mesafe ne afrika'dir

    ne çin,
    ne hindistan,
    ne seyyareler,

    ne yıldızlar geceleri ışıldayan...

    en uzak mesafe iki kafa arasindaki mesafedir,
    birbirini anlamayan.....

    can yücel
    --- spoiler ---
  • (bkz: hayvansever kişilik bozukluğu)

    manyaksınız lan hepiniz.
  • bence de hayırlara vesile olan bir olaydır...

    kadıncağız en azından adamın kendisini sevmediğini, aşık olmadığını ve bu ilişkinin ileride çok daha büyük yaralar açacağını, bir papağan sayesinde öğrenmiş oldu.

    keşke çocuk olmadan anlasaymış...evlenme delisi kadınlarımıza örnek olsun. öyle her güzel söz söyleyen adama teşne olmayın. papağan gelir senin 1 ay gezip de aldığın oturma grubunun üzerine sıçar, sen de babanın evindeki televizyon kumandasının kapağına sele bant yapıştırırsın ;)