şükela:  tümü | bugün
  • tesadüf eseri bana hediye edilen kitap. ne alanın kitabın güzelliğinden haberi vardı ne de benim bu kadar güzel bir kitap okuyacağımdan haberim vardı. boş laflarla övsem şimdi ters teper, kim bana bir şeyi çok övse uzaklaşırım o şeyden. o halde şöyle açıklayayım, köpekbalıklarını seviyorsanız okuyun. italyan yaşantısını seviyorsanız okuyun. yasak aşk seviyorsanız okuyun. aynı anda üç farklı mekanda ilerleyen olayların anlatıldığı kitapları seviyorsanız okuyun. gün içinde defalarca kitabı ve yaşanan ilişkileri hayal ederken diğer taraftan kitabın bitmesini istemeyişimden evde bırakıp kendimi kitapsız bırakarak, aldığım zevki geniş zamana yayıyorum. benim için özenle yazılmış bir kitap diyebilirim çünkü çocukluğumdan beri köpekbalıklarına hayranım ve onların insanla iç içe romanlaştırıltığı bir eser henüz hiç duymadım ta ki bu kitaba başlayana kadar. kitabın yazarı genç italyan yazar caterina bonvicinidir. o ablaya saygılarımı sunuyorum.
  • günler geçse de aklımdan çıkmayan roman..yazık ki yazarın başka eserlerini bulmak mümkün değil, tercüme edilmemiş. yabancı dilde okuyunca da aynı tadı alamam gibi...benim için öyle bir kitap ki kitabı okuduktan sonra anlamlandıramadığım şeylere anlam buldum hayatımda. bu kitabı bu kadar çok sevdiğime göre iyisiyle kötüsüyle bana dair bir şeyler var ana karakterde. üç sayfa mektup yazabilirim bu kitaba ilişkin. erkek romanlarını sevmeme rağmen bu kadın romanını çok sevdim. tekrar okursam hasta olurum ya da içimdeki engel olduğum şeyleri salıvermiş olurum diye korkuyorum.

    --- spoiler ---

    kitap şöyle diyor bir bölümünde: " hayvanlar saçmalamaz, sadece hata yaparlar. insanlar saçmalar". başka bir cümle daha dikkatimi çekti: "insanlar geri dönmez, geri dönen depresyondur."
    --- spoiler ---
  • rafta gördüğünüz an aklınıza belgesel ya da national geographic tarzı bir eser izlenimi veren kitap. ama şöyle de bir durum var ki kitabı rafta görme şansınız çok düşük, yalnızca internetten bulabiliyorsunuz.

    kitapta bol bol kadın, intihar, emily dickinson ve sylvia plath var. bu kombinin çok normal olduğunu da bilen bilir zaten.

    okuduğum en çarpıcı kitaplardan birisi.
  • okuduğum en abartılmış kitaplardan birisi. ikidir aynı hatayı yapıyorum; edebiyattan çok uzakta kaldığımı düşünüp, durup dururken aşırı bir övgüyle bana tavsiye edilen kitapları okuyorum. tabii kendimce seçkilerinin iyi olduğunun düşündüğüm okurların tavsiyesi üzerine. yine de büyük aptallık.
    depresyon, depresyon, depresyon, seks, köpekbalığı belgeseli, fotoğrafçılık, sylvia plath, torino, po nehri vs vs. tekrar depresyon. yazarken bile içim sıkıldı. kitaptan çıkardığım tek önemli tespit şu: kültürel yozlaşma küresel hal almış, sadece türkiye için geçerli değilmiş.
    okuma disiplinini ayakta tutmak için toplu taşımada, kalabalık ortamlarda okunabilecek ödüllü kitap (madame figaro kadın roman kahramanı ödülü 2010). kitap hakkında daha nesnel pek çok şey yazmak isterdim ama beklentilerini yüksek tutarak okumak isteyen başka okurları uyarmak istedim: abartılacak hiçbir şey yok kitapta. açın bir belgesel seyredin çok daha iyi.