şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de azımsanamayacak bir kitlenin talebidir. her ne pahasına olursun değil, köpeklerin yaşam hakkı güvence altına alarak gerçekleştirilmesi gereken bir eylemdir sokak köpeği kavramının ortadan kaldırılması süreci. çünkü sokak köpeği meselesi, hem insanlar hem de köpekler için sıkıntı yaratan bir pozisyondur.

    zorunlu edit: konuyla ilgili uzun uzadıya bir enty girmiştim ancak yeni sözlük kullanıcısının okumaktan pek hazzetmediği bilgisine sahip değildim. sözlükteki bu köklü değişimi takip edememişim. gördüğüm son durum hiç hoşuma gitmedi vesselam. eleştirmek kavramının üzerine uzun uzadıya düşünememiz gerek. tamamına göz atmayı göze alamıyorsan o duruma hiç bulaşma. samiyetsiz çaba işgüzarlıktır. ve işgüzarlıkla inadırma kendini iyi olduğuna. gerçekten iyi olmayı dene!
  • güvenli değil denilen köpeklerin tamamen katledilmesi yönünde bir istektir. öncelikli olarak sokak köpekleri durup dururken saldırmaz, çok acıkmadığı sürece çöp karıştırmaz, karıştırsa da içine girmez çöpü devirir.. kısaca sen birşey yapmadığın sürece onar sana hiç bir şey yapmazlar. ayrıca kısırlaştırma ve aşılarının yapılması devletin görevidir. neyse şimdi yeterli bir açıklama olmadı ama anlayan anladı
  • bütün hayvanların kayıt altında tutulmasıyla mümkün olacaktır. batı dünyasında sokak köpeği yok. tüm köpekler sahipli; hepsinin pasaportu bile var. çipleyip uzaydan izliyorlar bir de kaybolmasınlar diye. sokak hayvanı kavramı gelişmemiş ülkelere özgü. hayvanları sokaklara terk etmek zaten zalimce. çöpten yemek bulmaları zor. yaz döneminde susuzluk ciddi bir sorun onlar için. medeniyet hepimiz için var. hayvanlar da medeni şartlarda yaşamalı, sokaklarda değil!
  • sokak kopek ve kedileri icin uzuluyorum. ac, susuz, bakimsiz, ne karinlari doyuyor, ne bir bakim yuzu goruyorlar. bir cami avlusunda otururken sadirvandan sizan suyu icmeye calisan kedicikle bakistim en son. kuyrugunu kesmis serseriler. kedi urkek, guvensiz. agladim haline, ama pislik icindeydi, gidip basini oksayamadim da. kopekler de oyle, saldirgandan ziyade, urkekler, bakislari mahsun hep.

    sokak kopeklerine (hayvanlarina aslinda) ben de cozum istiyorum. ama kendimden cok, o hayvanlarin iyiligi icin istiyorum bunu. bu onlari oldurmek anlamina gelmiyor. belirli standartlarin saglandigi barinaklarda, zarar vermeden toplanmalilar.

    ayrica sehir hayatina yakismadiklari, az gelismis belediyeciligin bir isareti olduklari ve tehlike arz ettikleri de dogru. haber arsivlerine bakmak yeterli, yaralanma ve olum bile var. ama sokak kopegine tecavuz de var ayni arsivlerde.

    ozetle, nereden baksan yerinde bir istek. asil konu, bunu nasil gerceklestirecegimiz, hayvanlarin sayginligini koruyarak mi, yoksa zarar vererek mi?
  • +1 şeklinde katıldığım istek. panter emeller yüzünden sesimizi yüksek şekilde çıkaramıyoruz ama bize zarar verebilecek varlıklar olmadan sokaklarda gezebileceğimiz günler yakındır. allah'tan milletin sağlığını düşünen bir iktidar var.

    imza: yasanın bir an evvel yürürlüğe girip uygulamaya geçmesini bekleyen, huzur arayışındaki vatandaşlar.
  • sokakta hayvan görünce uzaylı görmüşten beter olacak bir nesil istemekle aynıdır.
    sokağımda inanılmaz bir köpek popülasyonu var, kızım köpeklerden aşırı korkardı. şu anda o köpeklerin uyduruk hikayelerini dinleye dinleye yemek yiyor ve artık çok yaklaşmadıkça hiçbirinden korkmuyor. işte uzun zamandır istediğim buydu.
  • bu basligi acan yazarla dun mesajlastik. ben derdimizi izah ettim. kendisi de guzelce yanitladi.

    ne var ki, ikimiz de kopeklerin refah icinde yasamasini istiyormusuz. o tecrit edilerek, ben insanlarin sebep oldugu saldirganlik tesvigini ortadan kaldirip sokaklarda, populasyon dengesi kurularak. 5199 uygulanmis olsaydi da populasyon denge altina alinmis olacakti zaten.

    simdi actigi baslik iyi niyetli degil. dikkat cekmek, ilgi istemek icin tecriti savunuyor. uzerine epey metin dosuyor. ustelik simdiye kadar hayvan haklari ile ilgili basliklarda hic gormemistim kendini. iyi niyeti kotu niyeti bir kenara birakacak olursam dupeduz ilgiye muhtac oldugunu dusunuyorum.

    bu iyi degil ya, demokratik bilmem ne, fikrimizi ifade ediyoruz falan diyecekler ama dedigim gibi dunku mesajlasma uzerine hic inandirici degil.

    ben bu basliga daha fazla prim vermeyecegim. kimsenin hicbir canlida davranis bozukluguna yol acacak tutum sergileyip o canlilari ve zararsiz, sosyal diger canlilari kafeslere kapatmaya hakki olamaz. cehalet hayvanlara karsi dahi savas actiriyor insanlara. ozgurce yasamak haktir. hicbir hayvanin yasam hakki seninkinden daha degersiz degildir baska bir hayat olmali. faydaci bakis acisiyla bile sirf karbon ayak izi farkiyla kopeklerin dunyaya senden daha faydali oldugunu oldugunu soyleyebiliriz.

    ceketinizi biraktiginiz her yer sizin mulkunuz olmadigi icin mantiksizdir.
  • kedi-köpek düşmanından kedi-köpeksiz yaşayamayan insanlara kadar herkesin istediği şey. ama bazı bireylerin hala bu yasanın ne demek olduğunu algılayamadığını görüyoruz.

    bu hayvanları sokaktan kurtarmak için zaten kedi-köpek severler devletin ve bazı şuursuz insanların yapmadıklarını senelerdir yapmaya çalışıyor. ama yetmiyor! herkesin yapması gerek, devletin yapması gerek. devlet ve bu şuursuz insanlar da "evet bu hayvanlara yazık, benim gibi angutlar bunları sokaklara attı, yaşadıkları yerlere binalar dikti, vızır vızır araba ve insan kaynayan yollar yaptı" deseydi belki bugün böyle bir yasa yerine her şehirde kısırlaştırma işlemleri başlatmak üzerine bir yasa olacaktı.. herkes de mutlu olacaktı. düzgün barınaklar yapılacaktı hani fii senesinde. kaç tane şehire acaba yapıldı o barınaklar.

    hepsini geçtim ilk önce angut beyinleri yok etmek gerek aslında, başta bu kedi köpekleri sokaklara bırakan, arkasından ölsünler canııımm diye konuşan.
  • bu talebin sahiplerine sormak istiyorum:
    diyelim ki yarın bir süper kahraman çıktı, bir gün içinde türkiye'deki tüm sokak hayvanlarını öldürdü. sokakta hiç hayvan kalmadı, senin gibi için ohh miss.
    eee, bu ne kadar devam eder sence?
    hayvana süs eşyası olarak bakan, esasında hayvansever falan olmayan, esasında senden pek farkı olmayan insanlar yine sokağa atacak hayvanları, yine üreyecekler, yine sokaklarda bir sürü hayvan olacak.
    bir kere aklına şunu sok, o hayvanların sokaklarda olma sebebi biz hayvanseverler değiliz. biz asla hayvanımızı sokağa atmayız. ve emin ol, onların sokaklarda aç susuz dolaşması, senin aksine vicdan sahibi olan bizleri çok daha fazla üzüyor.
    ama çözüm onları toplamak, öldürmek, toplama kamplarına tıkmak (yani esasında yine öldürmek) değil. esasında sürekli sokaklardan hayvan toplamaktan çok daha basit çözüm, ama burada nefret kustuğun hayvanları bir eşya gibi kullanmak istediğin için, kız tavlamana yardımcı olsun, çocuğunu oyalasın diye alıp sonra sokağa atacağın için işine gelmiyor:
    1.sokaktaki tüm hayvanlar kısırlaştırılır, ki belediyesi iyi çalışan yerlerde bu açıdan zaten iyi durumdayız. halühazırda sokaklarda yaşayan hayvanlardan sonra yeni bir nesil çıkmaz ortaya.
    2.tüm hayvanlar kayıt altına alınır, gerekirse çipli sistemle. sokağa hayvan atanlara çok ciddi cezalar verilir. gerekirse, senin gibilerin hayvan beslemesi engellenir.
    bir şeyi daha unutma, insanları huzurlu olan, şiddete yatkın olmayan mahallenin köpekleri de uysaldır. sen, kötü davrandıkça o köpekler seni ısırır. bir mahallede insanlar ne kadar birbirine zarar veriyorsa, hayvanlar da o kadar zarar verir.
    son tahlilde, insanlığı zayıf insan beyanıdır.
  • sokakta bir hayvanla karşılaşmak istememek kadar aptalca bir istek olamaz seklinde tepki verdigim önerme.

    bu kadar korunakli güvenli bı hayat istiyosan , önce insanların şiddetinin engellendiği, cinayetin, tecavuzun, hırsızlığın gercek anlamda cezalandırıldığı bir ülke iste. bunun icin ayaklan. sokakta yaşayan köpeklerin sokakta yasadigi icin cezalandırıldığı bir ülke icin degil.

    gerizekali diilseniz bu devletin daha ac insanları bile doyuramazken, ac köpekleri barınaklarda sağlıklı koşullarda filan yasatamayacagini biliyorsunuz. bu yasayla onların oldurulecegini it(!) gibi biliyorsunuz.

    eğer isteklerimizin gerçekleşmesi icin herhangi bir canlının kaninin döküldüğü bir ulkede yasamaya basladiysak, alsın herkes eline bir balta 'ben bu sapik bakkalı burda istemiyorum, ben bu avaz avaz bagirip kavga cikaran isportacidan rahatsız oluyorum, ben kapının önünde beni boğazlama ihtimali cok yüksek olan bu tinerci cocukları istemiyorum' diye vura vura gezsin. hicbi farkı yok.
    ben de dışarıdaki tüm insanlardan korkuyorum.eğer sen sokakta rahat yürümek icin bir cana sebep olacak kadar caniysen, ben de senden korkuyorum ve seninle aynı sokakta yürümek istemiyorum.
    senin bu ulkede müslümanım diye gezmeni de istemiyorum. karıncanın canına bile hürmet eden bir dini karalamanı da istemiyorum. vur dediğinizde oldureceklerini biliyorsunuz. boyle bir seyi nasil istiyorsunuz.
    ama hükümetle aynı iğrenç düşünceleri paylasmayinca iste insanın her istediği olmuyo bu ulkede.