şükela:  tümü | bugün
  • bugün bayramın ilk günü malumunuz. hem bayramda istanbul'un boşalmış olması hem de ilk gün insanların kurban telaşıyla uğraşacaklarını düşünürek adalara gitmeye karar verdik. ancak, vapura binebilmek için yaklaşık 40 dakika bekledikten sonra bırakın oturacak yer bulmayı ayakta dikilecek bir yer bulduysanız dua edin. insanların kendini vapura zor sığdırdığı bu ortamda 2 ya da 3 bayan ile bir erkekten oluşan bir grup kurt cinsi bir köpek (k9 muydu tam bilmiyorum) ile bu vapuru kullanarak adalara gezmeye gidiyorlar. hayvan oturmak istemiyor, çok fazla gürültü var, herkes bir tarafına dokunuyor ve haklı olarak biraz huysuzlandı. tam önünde de biz varız. daha sonra köpek birden zıpladı ve havlamaya başladı. aramızda şöyle bir diyalog geçti:

    ben (b): böyle bir kalabalığa bu köpeği nasıl sokuyorsunuz?

    sahibi kadın (k): bişey yapmaz, bişey yapmaz..

    b: bişey yapıp yapmaması değil sorun, bayram günü böyle bir kalabalık oldupunu bile bile köpeği nasıl getiriyorsunuz? hadi getirdiniz köpeği neden ağızlık takmıyorsunuz?

    k: ağızlığı var onun!

    b: e tak o zaman, nerde hani?

    k: sen dön denize bak, burayla ne uğraşıyorsun!

    b: böyle güvensiz bir biçimde yolculuk etmek zorunda mıyım ben! saygısızsın!

    k: hepiniz böylesiniz, canlıyı sevmiuorsunuz, vs vs vs..

    kadın benim köpeğe neden ağızlık takmıyorsun dememi teyy hiçbir canlıyı sevmememe bağladı! tam bir terbiyesiz, panter emel çirkefliğinde ve çirkinliğinde bir kadındı. insanlar 2 saat boyunca arkalarını kollayarak yolculuk etmek zorunda kaldı.

    buradan tekrar ediyorum, o hayvanların da gezmek, dolaşmak, hava almak en az bizim kadar hakkı. ancak, ağızlığı takılmamış köpekleri ne ulaşım araçlarında, ne park ve bahçelerde ne de plajlarda istemiyoruz!

    evinizde isterseniz kafanızı köpeğin dişlerinin arasına sokun, kulağınızı eğlenmesi için ağzına verin, ne bok yerseniz yeyin ama dışarda benim hakkımı gasp etmeyin, saygılı olun!

    edit: yazının tamamını okumadan yorum yapan ya da okuduğunu idrak edemeyen arkadaşlar; yukarıda da söylediğim gibi hava en az bizim kadar o köpeğin de hakkı.. sıkıntı, bu kalabalığı bile bile bugün o hayvanı gezmeye niye çıkarıyorsun? çünkü hayvan da çok rahatsız oldu.. kuyruğuna basan, geçerken ayağıyla ittiren, seviyoruz diye bunaltan vs.
    diğer husus, herkes birbirine temas halinde, metrobüs gibi birşeydi bugün vapur. bu kalabalıkta ağızlık neden takılmıyor? güvenli ve huzurlu bir yolculuk benim özgürlüğüm ve bunu zedelemeye kimsenin hakkı yok. o köpeği sokuyorsan oraya, o ağızlığı da eşek gibi takacaksın.
  • bugun hayvan dusmanligi vakti sanirim, hayvansiz plaj isteyen arkadasi anliyorum ama sana koca bir cuuuuuusssss... hayvana agizlik takmak bir zorunluluk degildir. birsey yapmaz diyorsa birsey yapmadigini biliyordur, zaten neden oyle bir tehlike alsin ki salak mi?? agizlik takma kuralini anlatayim, hayvan egitimli degilse egitimini alana kadar, ya da gecmisinde saldirganlik varsa agizlik takilir, bunu da en iyi sahibi bilir zaten. "ay ben korkuyorum, ya isisirisa, bak havliyor" diye elalemin hayvanina agizlik taktiramazsin. hayir bir de istedigin yer vapur!! otobus olsa yine bir nebze anliycam o da hayvan buyuk oldugu icin. yemin ederim turkiye de evcil hayvan besleme konusunda cok ciddi bilgi ve kultur eksikligi var!!!

    not: agizlik hayvani rahatsiz eden birseydir. sirf baskasi korkuyor diye uysal hayvana agizlik taktiramazsin. hele disari cikacaklarsa agizlikla dolassinlar diye bir mantik olamaz.
    not: toplu tasima kurali oyle diyor mantikli bir aciklama degil. o kuralin cikisini bir hatirlayin, hayvanlar toplu tasimaya alinmiyorlardi, insanlar yalvariyordu bizi de alin biz kafese de koyariz, agizlik da takariz diye. baska kurallar soyleyim, bir zamanlar zencilerin otobuste one oturmalari da yasakti, ya da ızlanda'da 70'lere kadar turk oldurmek serbestti, kural oyle diyor diye dogrudur mu diycez??? bu arada acilan basliga bakin, "kopeksiz vapur istiyoruz" yani agizlik bahane kopeksiz dunya sahane.. yanlis hatirlamiyorsam paris ya da moskova metrosunda buyuk kopeklerin girmesi yasak, ama insanlar sokuyor, bir allahin kuluda ayy buraya kopek giremez diye yaygara yapmiyor, kendi cehaletiniz ve korkulariniz baska canlilarin kaderini belirleyemez, kusura bakmayin!!!
  • köpek en nihayetinde kurttur. istedigin kadar eğitimli olsun özellikle kalabalık alanlarda arkadan yaklaşmazlarda tehdit hissederse saldırganlaşabilir. bu yüzden ya kalabalığa sokma ya da ağızlık tak. birşey olmaz tam bir son söz. köpeklere dışarıda ağızlık hep takılmalıdır.
    edit: aslında hayvanda suç yok bunların sahiplerinde suç var. sahiplik ilişkisi ters olmalıyken bir şekilde köpek sahibi olmuşlar. en küçük türünden danuasına kadar tüm köpekler kurttur ve bu hisleri hep vardır. sen tehdit hissetirme deniyor. yok ya. dar mekanda bir de aman şuna dikkat aman buns dikkat derken bir ite ne tarafından yaklaşmışım diye mi dert edeceğim? sen eşek gibi tedbirini alacaksın. lakin itini silah olarak kullanma derdindesin ağızlık takmak zorundasın. bunu sağlamak kolay iti birini ısırana 100 bin tl ceza vereceksin olup bitecek.
  • insan en nihayetinde primattır. istediğin kadar eğitimli olsun özellikle kalabalık alanlarda tehdit hissederse saldırganlaşabilir. bu yüzden kalabalığa sokma ya da bir beyin tak. birşey olmaz tam bir son söz. insanlara dışarda beyin hep takılmalıdır.
  • ağızlık takıldığı sürece, her hayvan her yere girebilmelidir. ister vapur olsun, isterse restoran olsun, ağızlık kuralının ihlal edilmeden uygulanması ile, hiçbir canlının yaşam alanı kısıtlanmamalı.

    ağızlığın neden şart olduğuna gelince de;

    çünkü canlıların yaşam hakkını korurken, insanı bundan muaf tutamayız. nasıl ki bir insan başkasını yaraladığında toplumdan tecrit ediliyorsa, hayvan sahipleri de, hayvanları bir başkasını yaraladığında onun toplumdan tecrit edilmesini kabul etmesi gerek. e hayvanlara suç ve ceza ilişkisini istisnasız anlatamayacağınıza göre, toplum içinde ağızlık kullanılması mutlak zorunluluk.

    benim canlım hem başkasını yaralasın, hem de canı sağ olsun diye bir dünya yok. olmasın da zaten.
  • azılı bir köpeksever olarak köpeksiz vapur değil ama ağızlıklı köpek talebine hak verdiğim serzeniş.
  • hayvansever diye geçinen garip tiplerin gene boş duygu sömürüsüyle, işi "o da canlı" ve "onlar bir şey yapmaz, sen kötüsün demek ki içindeki kötülüğü seziyor" boyutuna indirmeye çalıştığı durum. senelerdir bunlar hiç değişmez. sokak hayvanları konusunda da dişe dokunur bir yanıt vereni yoktur hala. "ama insanlar onların alanını gasp ediyor" da çok geliyor bak hakkını yemeyelim. işin özü kimse senin hayvanından yol boyu korkmak zorunda değil. evet o feribot insanlar için yapıldı. insanlar ulaşsın diye. ve bir insan bile köpekten korkuyorsa o insanın rahat hissetmesi için gerekenler yapılır. bir de köpeğe, kediye alerjisi olan insanlar var. ben canlı besliyorum diye düşünüp, salakça gururlanarak içinde bulunduğunuz çevreye böyle saygısızca davranamazsınız.
    her düşünceden salak insan var, zaten akıllı olanı kendini bilir. bu salak insanlar en çok gürültüyü çıkartıp ortalığı karıştıranları oluyor hep. keşke hepsi ölse.
  • hiçbir köpek durup dururken birini ısırmaya kalkmaz. ısırma noktasına gelene kadar uyarılarını da yapar. doğada gözün içine direk bakmak tehdit anlamına gelmektedir. sen tutup köpeğin gözünün içine dikilip bakarsan başına gelecekler sürpriz olmamalıdır. unutmayın köpekler insana en dost hayvandır. ona göre davranın. köpekten korkmayın. doğada korku = gerginlik = koruma için saldırı anlamına gelir. sizin gerginliğinizi hisseden köpek kendisine saldıracağınızı düşünebilir ve bunun önünü almak için size saldırabilir. gerilmeyin. dik bakmayın. onu hiç umursamayın. oda sizi umursamayacaktır.
  • bende sizin gibi amcık ağızlı, beyinsiz mahlukatın olmadığı vapurlar istiyorum ama maalesef olmuyor, sizin gibi mahlukata tahammül etmek zorunda kalıyorum. demekki sizde sizden çok daha medeni ve çevreye zararsız köpeklere tahammül edeceksiniz