şükela:  tümü | bugün
  • utanç verici olması gereken bir şeydir. üniversite yıllarında hem öğretim üyelerinin kitaplarını okumak zorunda bırakılmamızdan hem de yabancı akademisyenlerin kitaplarını okumaktan dolayı her öğrenci tarafından gözlenebilecek ve tespit edilebilecek bir durumdur.

    kesin bir kanıt adına, bu sabah okuduğum uykusuz dergisinin "bişeyler duydum" kısmındaki yazıdan alıntılar yapacağım:

    *ösym başkanı profesör ali demir'in 1990 yılında peter latzke'nin makalelerini kendininmiş gibi gösterişi.

    *ali demir'in profesörlük başvurusu sırasında 5 akademisyenden 4ü tarafından reddedilmesi ve dosyasına şu tarz bir bir not düşülmesi: "demir'in talip olduğu tekstil bilimleri anabilim dalı'nın gerektirdiği ve bu alanda teknisyen seviyesinde çalışanların dahi bilmesi gereken temel bilgileri edinmediği anlaşılmaktadır."

    bu başlık açıklamasının altında "kopyala, yapıştır" sözleri yabancı bir akademisyenden ilham almaya, alıntı yapmaya kesinlikle karşı değildir.

    bahsi geçen çalışmadaki parçaları türkçe'ye çevirip onları doğrudan kullanmak ve başkasının emeğinden çalmaktır.

    internetteki yazı ve paylaşımlarda her geçen gün bunu görmekteyken, akademik alanda lider ve öncü olacak insanların bu tarz aktarımların yapılması ülkenin büyük bir sorunudur.
  • (bkz: intihal)
  • sanıldığı gibi internetin bu işi kolaylaştırdığı sanılsa da, bunu anlamayı da kolaylaştırdığı düşünülünce eskiye gitmek daha manidar. nasılsa bilen, duyan yoktur diye ecnebi makaleleri bul çevir ve seninmiş gibi sat. yok canım, yemezler! hepsinin foyası çıkacak ortaya. ama maalesef yaygın bir şekilde akademik iş bu yolda devam etmekte. işin daha kötü yanı kopyala yapıştırın masumiyetine inanlar bile var. yani tez yazmak böyle bir şey işte. sonra da ünvanlar havada uçuşuyor sayın hocam.

    bununla ilgili de bir anımı aktarmak isterim; malum zamanında böyle yöntemlerle prof hatta dekan olmuş biri akademik bir toplantıda moderatörlük yapıyor. sunuş yapan genç bir akademisyen doktora tezinde yaptığı bir karşılaştırmadan, ingiltere-türkiye karşılaştırmasından bahsediyor. prof olan kişi sunuş yapanın sürekli sözünü kesip; "ben ingiltere'de bulundum yok öyle bir şey" deyip duruyor. düşünün; ortam akademik bir forum ve düzeye bakın. kopyala yapıştır profları bunlar, tezsiz ve boş konuşan. taşra üniversite yöneticileri. tanrı bizi korusun bunlardan. amen
  • tez yazdığım için kıçımdan ter gözümden uyku akan şu günlerde, yapmadığım için kendimi huzurlu hissettiren eylem.
  • türk tipi akademisyenliğin olmazsa olmazıdır. bazı akademisyenler buna o kadar alışmışlardır ki intihal yaptıklarının bile farkında olmazlar. neler gördü bu gözler, 10 sayfaık bir akademik makalenin 8 sayfası kopyala yapıştırlar mı dersin, 80 sayfalık bitime tezinin 60 sayfası kopyala yapıştır olup 10 sayfası kaynakça olanlar mı. türkiye'de bulunan akademisyenlerin %90'nını rahat kapsayacak bu tipler, akademik kadroları doldurmuş vaziyette, türkiye'nin üniversite çöplüğü olmasına şaşırmamak lazım.