şükela:  tümü | bugün
  • bir kral çıplak vakası..
    doğma büyüme izmirliyim.
    ve şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki kordon abartılmış bir balondur.

    ülkenin sahil yapılaşması o kadar boktan ki, en mükemmeli izmir - kordon gibi duruyor, düşünün.

    sadece baharlarda işe yarar oysa ki..
    koskoca yaz mevsiminde saat 10:00-19:00 arası otur bakalım sıkıyorsa..
    sıvı halini bardaktan ailene teslim ederler.

    aga ağaç yok ağaç..

    orası yapılırkenki halini hatırlıyorum taa yıllar önce öss'ye hazırlanırken.. düzenli biçimde ağaçlandırılsaydı emin olun mükemmel olacaktı.

    neden yapılmadı bu hiçbir zaman çözemedim..
  • ege bölgesinin iklimini dikkate alarak da değerlendirilmesi gereken tespittir.

    elbette kordonun yeşillendirilmesi bir kentsel tasarım kararıdır. bazen de geniş açık alan da tercih edilebilir. evet bir hyde park havası olsa fena olmazdı.

    ama zaten sizin kordona dikebileceğiniz ağaç tipi sınırlı. ege bölgesinde sadece iğne yapraklılar dan çam ve birkaç sınırlı tür bulursun. gerisi ilkokulda öğrendiğin maki bitki topluluğu dur.

    ya okaliptus ekersin, ya palmiye, ya phonix ki bunların büyümesi yılları alır. yani bunları dikeceksin 30 yıl bekleyeceksin altında golgelenmek icin. bu agacları gidip başka yerden getireyim desen bu tür için o kadar kolay degil onu yapmak....zaten doğal türler değl bunlar. yani bir palmiye ormanı ya da manolya ağaç ormanı bulamazsın agaç getirmek icin. sadece çam ve maki bulursun balçova taraflarından falan.

    kentin ağacı yok ki azizim, kordonda ağaç olsun. izmir fuarını bile yıllarca zar zor yeşillendirmişler. agaclara yaklasmayı yasaklayarak falan....

    mesela çam eksen, reçinesi götüne yapısır onun , reçineleri ve dikenleri , yere oturamazsın. e zeytin ağacı dikebilirsin ama yere düsen zeytinlerle pantolunun leke olur , altına yine oturamazsın....ayrıca oyle golge falan da yapmaz zeytin... izbe orman goruntusu verir.

    okaliptus un otu çöpü çok olur ve suyu cabuk ceker bu kez de denizi kapatacak kadar uzun agaclar olur.... belki güzel olabilir..bilemedim inciraltı nın eski halini düsünün işte oyle bir sey olur yani...

    en yakışanı fuardaki gibi manolya olurdu ama manolya da 3o yılda zor büyür.

    mezarlık ağacı olan selvi getirip mezarlıga çevirmeye de gerek yok diye düsünmüslerdir kordonu...

    izmir yeşil bir kent olamaz zaten coğrafyası ve iklimi gereği. ha dersen ki taşıma ağaçlar diksinler, anlarım.

    fakat mesela ankara yeşil bir kenttir. her taraf at kestaneleri selviler çamlar doludur. ayrıca başkent ilan edilmesinden itibaren de kent içi sistematik olarak yeşillendirilmektedir.

    istanbul yeşil bir kenttir. betonlaşmaya rağmen boğaz hattı beykoz maltepe sırtlarına kadar yemyeşildir...

    ama izmir yeşil degil diye, kordondaki ağaçsızlığı bir eksiklikmiş gibi dile getirmek hakszılık oluyor....

    özetle , evet belki hem yüksek olmayıp, hem hızlı büyüyen ya da monte edilen bir takım agaclarla yeniden yapılandırılabilirdi oradaki atmosfer. ama bu kral cıplak'lık bir durum degil. iklimi musait degil, başka ağaçları da getirip kastırmak istememiş olabilirler diye düsünüyorum. onca kentsel tasarımcı bunu dusunememis diyemeyiz
  • ege bölgesinin iklimi de akdeniz iklimidir. antalya, adana ve hatay gibi akdeniz ikliminin hakim olduğu yeşil şehirlere bakacak olursak bu durumu,maki zaten bodur çalı çırpı, diyerek açıklamanın saçma olduğunu farkedersiniz. hatta adana kaldirimlara kadar portakal ağaçlarıyla kaplı olmasından mütevellit bir karnavala ev sahipliği yapar. şehrin portakal ve turunç ağaçları dışında geri kalan büyük bir kısmı da palmiyelerle doludur. palmiye için 30 yıl beklenmeden gayet de başka yerden yetistirilmis getirilip ekilmiş sekildedir . bu şehirlerin hepsi akdeniz iklimine sahip fakat peyzajini bu kadar basit şekilde bir nedene bağlayacak olursak akdeniz ikliminin en temel bitkisi zeytin ağacıdır, öyle ki kendi kendine yetişir, yetistirsinler o zaman diyebiliriz.
    şahsi fikrime gelicek olursak izmir’i ikinci memleketim olarak gördüğümden midir bilinmez ben kordonu böyle seviyorum.