şükela:  tümü | bugün
  • adında da anlaşılacağı gibi kore dizilerinin tanıtımı yapan yerli bir site, eğer kore sineması ile ilgileniyorsanız incelemeniz de fayda var.

    http://www.koredizileri.com/
  • müthiş yapımlar değiller. oyunculuk olarak ortalama dizilerdir. ancak gerek kostüm gerek senaryo olarak müthiş dizilerdir. özellikle saray dizilerinde siyasi ilişkileri ve hükümdar-hanedan ilişkilerini çok güzel anlatan senaryolardır. yabana atılmamalı ve takip edilmelidir. günümüz siyasetine bakışınızda ufkunuzu açacak yapımlardır.
  • havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez ama acaip yaratıcı adeta çılgınç senaristleri var. konu itibariyle, birinci bölümde bağımlılık yapıyor diziler.
    romantik komedilerini tartışmasız tavsiye ediyorum. işinin ehli koreli ajushilerimi de tebrik ediyorum.

    (bkz: i jukilnomui sarang)
    (bkz: kwaegeol chun-hyang)
    (bkz: kkotboda namja)
    (bkz: poolha wooseu)
    (bkz: iljimae)
    (bkz: mianhada saranghanda)
    (bkz: neunui yeowang)
  • (bkz: dae jang geum)
    (bkz: hae sin)
    (bkz: goong)
  • hotbirdde kbs world ve arirang isimli kanallarda ingilizce altyazılı olarak izlenebilecek dizilerdir...
    kbs world ayrıca teledünya'da da mevcuttur...
  • yeşilçamın klasik romantik komedilerini bin kez olsa bin kez seyredecek, hollywoodun yüzeyselliğinden sıkılmış olan bünyelerin ilacı diziciklerdir. diziciklerdir, çünkü genelde 16 bölüm sonra final yaparlar. ama o 16 bölümde bizim dizilerdeki iki yıllık olay çıkmıştır bile. bizim dizilerdeki boş bakışmaları çıkarın, aileye saygı kavramını ikiyle çarpın, aşkı ve komedi unsurunu beraber anlatabilmeyi ekleyin (malum bizdekilerde ya komedi olur, ya ağlamaktan dumur eden aşklar; ama ikisi bir arada pek bulunmaz.) ve 3 yılda bir diziye harcadığınız zamana 16 bölümde biten bir diziye harcadığınız zamanı bölün, ve işte çıkan sonuç eşittir kore dizileri.
  • nedendir bilinmez trt tarafından oldukça rabet gören dizilerdir. ancak trt kore dizilerinden tarihsel olanları satın alarak yayınlamayı tercih etmektedir. özellikle saray hayatı, saray entrikaları gibi temaları yoğun olarak bünyesinde barındıran bu kore dizileri trt tarafından gündüz kuşağında yayınlamakta olup hedef kitleleri ev hanımlarıdır. bu sayede ortalama bir ev hanımı kore tarihi, saray yaşantısı, kültürü hakkında detaylı bilgi sahibi olmuştur. joseon hanedanlığı hakkında bildikleri ile osmanlı hanedanlığı hakkında bildiklerini karşılaştıran bir anketi, ev hanımlarına uygulasak eminim joseon hakkındaki bilgileri daha daha fazla çıkan bu ev hanımları şu sıralar bu dizilerin etkisi ile kore yemeklerine merak salmıştır. yaprak sarma yerine torfu yapmayı deneyen ve mide bulandıranları bile vardır. anlaşılmayan ise şudur. trt neden osmanlı saray hayatını senaryolaştırıp çekmez. ve bizler neden güzelim osmanlı mutfağından padişah pidesi yerine torfo yeriz ve neden daş gibi padişah cariyeler yerine koreli tıfıl hatunlara seyrederiz. hazir elimizde osmanlı magazini dergisi çıkartabilecek kadar detay bilen populer tarihçilerimiz varken neden bu yapılmaz.

    (bkz: murat bardakçı)
  • son dönemlerde, dizilerini tüm dünyaya başarılı bir şekilde pazarlamayı başaran ve izleyici sayısını oldukça artırdıkları gözlerden kaçmayan ülke'nin dizileri. çektikleri romantik komedi dizilerinin pek çoğu konu olarak birbirini andırsa da çok başarılı ve özgün konuları olan dizileri de var.

    (bkz: coffee prince)
    (bkz: my girlfriend is a gumiho)
    (bkz: fugitive plan b)
    (bkz: worlds within)
    (bkz: secret garden)
    (bkz: iljimae)
  • son derece bağımlılık yapabilme potansiyeline sahip muhteşem yapımlardır..
    kısa süren (genellikle 16 bölüm) diziler olduğu için psikopatlığınızın derecesine göre (benim için ortalama 2 gece) kısa sürede biten, bu sayede insanı hiç sıkmayan dizilerdir..
    ayrıca hikayelerdeki karakterler o kadar bize benzerler ki, türk dizilerini izlerken hissettiğinizden daha çok bizden bir şey izlermiş gibi hissedersiniz..
    bazen hikayeler birbirine çok benzer, hatta yeşilçam filmlerine benzerler, ama hiçbirini izlerken sıkılmazsınız.. hatta izlerken genellikle yüzünüzde bir sırıtma olur ve gecenin ne kadar geç saati olursa olsun bir sonraki bölüme geçmek için her bölüm bitiminde kendinizle mücadele edersiniz ama genellikle kazanan bir sonraki bölüm olur..
    kore dizisi izleyen herkes en az bir kere ramen alıp dener..
    en az üç kelime korece bilir..
    kore dizilerinin bir başka ortak özelliği de genellikle ilk bölümlerinin insanın gülmekten karnını ağrıtacak kadar komik olması ama sonuna doğru ağlatmasıdır..
    dizilerine kendi kültürlerinde olmayan bir şey koymaya çalışmadıkları için genellikle en absürd hikayeler bile insana sanki gerçek olabilirmiş gibi gelir..
    türk dizilerindeki gibi bir olay 4 bölüm uzamaz, bir şey olur 5 dakika sonra biter..
    kimse kapı dinlemez, dinlese bile gider açık açık şöyle yapmışsın böyle yapmışsın der.. bu sayede dandik entrikalar olmaz ve gereksiz yere dizi uzamaz..
    aile yapılarını izlerken ciddi ciddi türk aile yapısını getirir akıllara (en azından benim aklıma)..
    ayrıca çok rahatsız olduğum tek bir husus var ki, değinmeden geçemeyeceğim.. romantik komedi olanları 16 bölüm izlersiniz, son bölümün sonuna kadar sürünürsünüz sonra.. son 5 dakika kavuşurlar, onlar erer muratlarına siz çıkarsınız kerevetlerine derken..... dizi biter.. mutlu kısımlar birazcık daha uzun sürse kimse itiraz etmez sanırım..
    kısacası, ben kore dizisi izlemem diyen herkesin büyük lafları ilk izledikleri diziye kadardır.. bugüne kadar hiçbir istisnasını görmedim bu durumun.. ha bir de sınav zamanı, ödev teslimi gibi zamana ihtiyaç duyulan zamanlarda azıcık tehlikelidir..
  • bu dizilerde esas adam, esas kadını en az bir kez sırtında taşır.