şükela:  tümü | bugün
  • hani olurda kore'ye yolu duserse diye (bkz: 2002 kore japonya dunya kupasi) ozenle ve ozensizce secilmis bir kac kore yemegi ornegi icin kaynakca niteligi tasiyabilecek baslik...
    (bkz: gaegogi)
    (bkz: goon mandu)
    (bkz: kimchi)
    (bkz: pibimbap)

    ayrica; kore yemeklerinin bir cogunda ozellikle kimchide yogun miktarda sarimsak bulunmasi nedeni ile olsa gerek seoul havaalanina indiginiz andan itibaren keskin ama istah acici bir sarimsak kokusu ile karsi karsiya kaliniyor... bu koku burnun alismasina mutakiben zaman icinde farkedilmez bir hale gecse de bir sure sonra yakin temasa gecebileceginiz herhangi* bir koreli size dogal yontemlerle hatirlatacaktir...
  • (bkz: chow chow)
  • bap yanilmiyorsam haslanmis pirinc anlamina geliyo...ac kalmamak icin bilmek lazim..
    bi de korean bbq olayi da guzeldir.. masanin ortasinda yuvarlak bi grill vardir.. etler gelir kendin pisir kendin ye hesabi takilirsin.. yaninda bolca kimchi ii gider...
  • kötü kokan yemekler...kapuska yemeğine herkesin kötü kokuyor dememesi gibi onun da genellemesi yok ama öyle işte...yağları ya da kızartma tarzlarındandır belki ama farketmiyor...kokuyor işte
  • kalbi denen etleri güzeldir kanımca
  • kore mutfaginda yemekler genellikle cin yemeklerindeki gibi susam yaginda pisirilir. ancak kullanilan miktar biraz daha abartili oldugundan yemeklerin kokusu 100 metreden gelir. cin ve tayland yemeklerini sevenlerin rahatlikla memnun kalabilecekleri bir mutfaktir. dana etinden yapilan "bulgogie" denemek isteyenlere önerilir.
  • bol kokulu, hastasi oldugum ama bir turlu adlarini ogrenemedigim yemekler...genelde son derece baharatli ve aci olanlar turk damak zevkine yakindir. mutlaka herseyin yaninda tutsuz bir pilav gelir, sadece tatli niyetine yediklerine pek bir anlam veremiyorum, serbetli lapa gibi bisey..
  • bol kalorili, leziz, tattıklarımla türk yemeklerine hafiften benzettiğim yemekler..mesela buçimge dedikleri bir yemek vardı bizim mücvere benzeyen.. kabak, yumurta, un, süt, su, patlıcan, patates,soğan ve bol tuz+yag ile yapılan, acaip yaglı olmasına ragmen pek bir leziz yemekti.bir de hobak joan denen, yazılısını tam hatırlayamadıgım şinitzel usulu (yumurta+una banılmış!?) kabak kızartması vardı, bunları hazırlayan da bir kız vardı, cekingen, nazik, el sıkısmayı turkler gibi sarılıp opusmeyi kaynasmayı sevmeyen.. pek bir muhabbete girmis, gelenek ve yemeklerimizi paylasmıstık, kimbilir kızcagız misyoner olmasaydı daha neler paylasacaktık.. (bkz: salak) (bkz: yere yakın cekik gozluden korkacaksın kacacaksın)..
  • ordekli salcali birseyler yapiyorlardi o da fena sayilmaz. bir de tas derince kaplarda guvec usulu yemekler pisiryorlar, denemek lazim. bibinba dedikleri bir yemek daha vardi, celik derince bir kapta yesillik ve bilimum seyi karistirip etle ya da uzerine yagda ymurta koyup karisitirmak sureti ile yeniyor. masalarda salcamsi birsey eksik olmaz, az miktarda kullanmanizi tavsiye ederim, kulaklarim bile acildi yani o derece aci