şükela:  tümü | bugün
  • 8 milyarlik dunyada ve surekli genisleyen evrende sen musluman olsan ne olur o gavat koreliler hristiyan olsa ne olur?
  • altıma sıfır hyundai çekerlerse ben de hristiyan olabilirim. lütfen buradan bana da ulaşın. ben de pazar günleri yanları ahşap desenli station wagon arabayla ailemi kiliseye götürmek istiyorum.

    https://www.egonomik.com/…rikaya-kartal-507x252.jpg
  • birine denk gelen arkadasim vesilesiyle birkac sene once evlerine gidip yemeklerini yemisligim olan, kore menseili hristiyanligi yaymayi gorev edinmis kucukler.

    olay soyle gelisti; arkadasim kampuste tek basina takilirken bir ufak yanasip muhabbet etmeye baslamis. ogrenci olarak gelmis, koreli arkadaslariyla kaliyormus, turk arkadas edinmek istiyormus vs vs. bizimki de insan sever canini yedigim. oturmus tatli tatli muhabbet etmis. biraz ilerleyince sohbet bizimkini yemege davet etmis, hem evimizi gorursun arkadaslarla da tanisirsin babinda. (adeta pilavliya cagrilmis intibasi uyandirmiyor mu? arkadasa uyandirmamis * )

    efendime soyleyeyim bizimki kabul etmis ama tek gitmek de istemiyor, ben de o gun okula varmis bulundum tesadufun igne deligi hesabi. etrafinda en pervasiz beni gozune kestirmis olacak ki yanasip anlatti boyle boyle biriyle tanistim yemege beraber gidelim mi diye. isin icinde yemek var, koreli var direkt cezbolundum, sorgulamadan kabul ettim. kalktik gittik kurtulustaki evlerine.

    sokaga girdik izbe bir yer, bobregi kaptirmasak bari diye diye binayi bulduk, kapiyi caldik iceri girdik. derme catma bir ev lakin ogrencilik hali dedik yadirgamadik. once evi gezdirdiler, muzik aletlerimiz var burada konusup sohbet ediyoruz, surada da ibadet ediyoruz dediler. inanclara saygili insanlariz sonucta, sira sira kitaplari, carmiha gerilmis isa tasvirlerini vs gorduk allah kabul etsin dedik gectik. *

    o sirada arkadaslari yemeyi hazirlamislar cagirdilar, gidip yer sofrasina oturduk. ortada pirinc lapasi (hakikaten pilavliya gelmisiz *) etrafinda bir iki parca biseyler, yumurta kirmislar, bir tur corba bir de yosun kagitlari (nori gibi ama daha ufak) yedik ictik eglendik sonra musaade isteyip kalktik. yine gelin tabi tabi mutlaka cumleleriyle uzaklastik. oyle bir ani olarak kaldi.

    demin oyle aklima geldi, internetten bakayim koreli gencler turkiye'de ne yapar edermis diyerek. bu basligi buldum, bir de bir iki makaleye denk geldim bir anda aydinlanma yasadim.

    yalniz bildigin cahil cesareti ya sen kalk tanimadigin bilmedigin insanlarin evine, ustelik gayet izbe bir sokakta olmasina ragmen yemege git. biz bu kafayla iyi gelmisiz bu gunlere yine. *
  • koreli misyonerler bundan bir 10 sene önce taksim jübile kültür merkezi cafe'sini almışlardı galiba çünkü orada böyle ücretsiz etkinlikler dersler falan olurdu. sadece koreliler değil amerikalı tiyatro hocaları falan da olurdu ama amaç aslında orada pazar günleri yaptıkları törenle herkesi içlerine çekmeye çalışmaktı sanki. ben bi kaç defa gitmiştim hatta bir ara davul dersi falan alıyordum koreli bi çocuktan :) çok hoş sohbetleri var cana yakınlar falan ama çok fazla içlerine çekmek için uğraşıyorlardı sürekli arıyorlardı sohbetlere davet ediyolardı falan. şuan varmı hala oradalar mı bilmiyorum :)
  • ülkenin doğu taraflarında da sayıları gittikçe artan güruh.
  • az önce kore'de kısmen küçük bir şehirde öğle yemeğimi yerken iki koreli misyoner yanıma gelip türkçe selam vererek ve gerçekten düzgün türkçe konuşarak beni dumura uğrattılar.
    türkçe olarak bana isa peygamberin mucizelerinden, cennetten ve cehennemden bahsettiler.
    öyle deli bir tarikatmış bunlar. bence ateist bir türk'ü kimse gerçekten bir dine inandıramaz, adam çok dinden bıkmış zaten ve en updated dine inanan inançlı insanlarımızı da hristiyan yapmaz. yanlış işler peşindeler.
  • müslüman olup memleketlerine dönmektedirler. bir tanesi üniversiteden arkadaşımdı. anne-babası misyoner. bilmem kaç yıldır türkiye'deler. hem de eskişehir'de. kızları müslüman oldu. kızın mezun olmasına bir sene varken kore'ye geri döndüler.
  • misyonerlerlik faliyetleri gevur chp döneminde yasaktı. müslüman akp döneminde serbest bırakıldı. hatırlatırım.
  • daha geçen hafta istiklalde koreli bi de amerikalı bi kızla karşılaştım. “pardon biz yılbaşı için böyle malzemeler satan bi yer arıyoruz” dediler. bende cevap verdim falan sonra bi anda işte türk müsün, türkler neden noel kutlamıyor, işte noelle yılbaşını karıştırıyolar falan diye devam etti. sonrasında biz isa mesih’in tekrar gelceğine inanıyoruz diye tam dine girdi. e o öyle diyince bende bir şeyler söyledim. tatlı bi sohbet oldu yalan yok. genelde koreli olan konuştu amerikalı daha yeniymiş ülkede heralde. tabii koreli diyorum da çoğu türk gencinden daha güzel konuşuyodu şok oldum. 1,5 senedir burdaymış ve kadıköyde yaşadığını söyledi. hatta numaramı falan aldılar. her şeyi geçtim okuyun gidin abi, misyonerlik falan salın yani.
  • çanakkale'de evde oturuyorken diyafon çaldı. baktığımda takım elbiseli iki kişi vardı. o dönemlerde de türk telekom'a internet başvurusunda bulunmuştum. onunla alakalı olabileceğini düşünüp kapıyı açtım ('kimsiniz?' diye sormadan kapı açma huyum vardır). iki kişi geldi kapıya. biri sarışın 'hans' tipli bi şey diğeri de çekik gözlü bi eleman. isimlerini söylediler. neyse sonra da çekik gözlü olanı incil çıkartıp bi şeyler okudu. 'sen ne düşünüyorsun?' dedi. ben de kendimce bi şeyler geveledim. daha sonra gittiler. aradan bi kaç ay geçtikten sonra tekrar çaldılar açmadım*
    tanım: misyonerlik faaliyetlerini salakça bulan bi insan olarak desteklemesem de herhangi bi şekilde negatif davranmamış olsam da ülkenin diğer kısımlarında bende olduğu kadar hoş karşılanmayacaklarının farkında olmasını umduğum insan grubu