şükela:  tümü | bugün
  • çanakkale'de evde oturuyorken diyafon çaldı. baktığımda takım elbiseli iki kişi vardı. o dönemlerde de türk telekom'a internet başvurusunda bulunmuştum. onunla alakalı olabileceğini düşünüp kapıyı açtım ('kimsiniz?' diye sormadan kapı açma huyum vardır). iki kişi geldi kapıya. biri sarışın 'hans' tipli bi şey diğeri de çekik gözlü bi eleman. isimlerini söylediler. neyse sonra da çekik gözlü olanı incil çıkartıp bi şeyler okudu. 'sen ne düşünüyorsun?' dedi. ben de kendimce bi şeyler geveledim. daha sonra gittiler. aradan bi kaç ay geçtikten sonra tekrar çaldılar açmadım*
    tanım: misyonerlik faaliyetlerini salakça bulan bi insan olarak desteklemesem de herhangi bi şekilde negatif davranmamış olsam da ülkenin diğer kısımlarında bende olduğu kadar hoş karşılanmayacaklarının farkında olmasını umduğum insan grubu
  • herhalde 2006 falandi, ogrenciydim ust katima koreli 3 kiz ve bir hollandali kiz tasindi. hollandali kizin ailesi kenya'da yasiyor bu arada, ilk duydugumda zaten dedim aha misyoner. tanistik kizlar benim yasimda falan ne icin geldiniz dedim izmir'e, "turkce ogrenmek icin". oldu canim ben de yedim. neyse birbirimize gidip geliyoruz falan zaten altli ustlu oturuyoruz, bir gun kapi caldi bu koreli kizlardan biri bana bir kagit uzatti, paskalya ayini olacakmis pazar gunu ona cagiriyor beni. yok dedim haftasonlari izmir'de olmuyorum ben gelemem ama tesekkurler dedim. kilisenin yeri de bornova sanayii taraflarinda falan ne istir anlamis degilim.

    sonra mezun oldum ordan da tasindim, pek darlamiyorlardi sadece iste muhabbet etmeye gidip geliyorduk birbirimize. komsuculuk anlayacagin.
  • 2008-2009 döneminde ankara'da kaldığım devlet öğrenci yurdunda aynı odayı paylaştığım arkadaş bunlardan biriydi. sözde tömer'de türkçe öğrenmek için gelmiş ankara'ya. her fırsat bulduğunda "sen inanıyor? sen inançlı? incil okudun mu?" vs. sorular soruyordu. hatta iki kez incil hediye etmek istedi. sen güzelim güney kore'den kalk, türkiye gibi bir ülkeye üşenmeden gel ve hristiyanlığı yaymaya çalış. bu insanlardaki azim bende olsaydı neler başarırdım kim bilir!
  • whitewashed ezik korelilerdir.
  • ne ayak olduklarını çözemediğim misyonerlerdir. bir iki ay öncesinde, kadıköy'de arkadaşı bekliyorum, kafamda güzel baya muhabbet ettik kendileriyle. numaramı falan vermişim, daha sonra aradılar açmadım. hayır sen koreden buraya hangi motivasyonla geliyorsun? bende çekik gözlü görünce akıllı adamlardır dedim dinledim. bana isa misa anlatıyor.
  • (bkz: moon) inancı zayıf olan gençleri misyoner faaliyetlerde kullanmak için tarafına çekmeye çalışan kişilerdir.
    başta sıcak davranırlar sonradan yakanızı bırakmazlar dikkat etmek lazım

    ayrıca orhun anıtlarından şu kesit daha açıklayıcı olacaktır: ‘çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş.’
  • moon tarikatı diye fetoş yancısı bir oluşum var, onların misyoneri. eskiden üniversite kampuslerinde bol bulunurdu bunlar. ben de onları lordumuz ve kurtarıcımız ışığın oğlu luciferin kilisesine davet ederdim, efsane hızlı kaçarlardı.
  • bundan yaklaşık 2 sene önce osmanbey metro çıkışında benim de karşıma böyle biri çıktı. yalnız ona nereli olduğunu sorduğumda japonum demişti. mecidiyeköyde bir dairede toplandıklarından, yemek yediklerinden, güzel sohbetler yaptıklarından bahsetmişti. baya baya pilavlı yani. garibime gitmişti. nazikçe teşekkür edip katılmak istemediğimi söylemiştim. bu da böyle bir anımdır.

    edit:imla.
  • taksimde zenci versiyonlarına rastladım bu abilerin.

    aynı şekilde girdiler.

    misyoner; (ingilizce) kardeş biliyor musun tanrı seni seviyor

    ben: evet, elhamdülillah allah beni seviyor

    misyoner: hazreti isa'yı tanıyor musun

    ben: evet tanıyorum, büyük bir peygamber ve allah'ın sevgili kuludur.

    misyoner: tanrının seni ne kadar sevdiğini ögrenmek istersen kartımızı al ve yerimize gel

    ben: siz windows programını biliyor musunuz? önce windows 95, sonra windows 98, sonra windows 2000, sonra windows xp geldi

    m: evet biliyoruz

    ben: rabbim önce yahudiliği gönderdi, sonra hz. isa ile güncelledi ve daha iyisini gönderdi, en son da hz. muhammed ile en mükemmelini gönderdi, milattan sonra 3. yüzyılda iznik konsili (ki şu anda bursa ilinin ilçesidir) toplanan heyet, hristiyanlıkta teslis inancını kabul etti ve hz. isa ya uluhiyet iddiasında bulunup iftira ettiler, bu sebeple hristiyanlık hak din iken bozuldu. sonra rabbim tevhid inancını esas alan islamiyeti gönderdi, şu anda ben sizi süresi geçmiş ve desteği bitmiş bir programı bırakarak güncelliği kiyamete kadar devam edecek bir programı kullanmaya davet ediyorum.

    m: have a nice day broter
  • ciddi ciddi faaliyetlerine şahit oldum. üniversitede ara ara arkadaşlarım sayesinde takıldığım bir çocuk vardı. birkaç buluşmamızda koreli arkadaşları olduğundan bahsediyordu. bir fast food mağazasında 'tesadüfen' tanışdığını daha sonra ankara'yı gezdirme bahanesiyle sık sık bir araya geldiklerini anlatıyordu. hatta bizimle de tanıştırmayı teklif etti. e biz de türk milleti olarak yabancılara fazlaca ilgi duyduğumuz için koreli arkadaşlar ile tanışmak istedik. neyse işte bir gün getirdi tanıştırmaya 2 tane koreli genci. bir görseniz tipik korelilerdi nasıl şekerler nasıl efendiler çat pat türkçeleri ile çeşitli şekerlikler yapıyorlardı gruba. gruptan kore dizisi izleyen birkaç kız zaten hemen düşmüştü ağlarına. ilk buluşmada gittikleri kiliseden, yaptıkları partilerden, milletlerarası buluşmalardan bahsettiler ve gruptakileri de davet ettiler. ben korelilerin yaptığı misyonerlik faaliyetlerine önyargılı yaklaştığım için gitmedim. fakat giden arkadaşlarımdan daha sonra öğrendiğime göre kilisede her hafta çeşitli milletlerin partileri düzenleniyor, ücretsiz yemek dağıtılıyor şarkı söyleniyor eğleniyorlarmış. ama her ne hikmetse her parti sonunda konu bir şekilde incil'e isa'ya bağlanıyor hristiyanlık övülüyor, ücretsiz inciller dağıtılıyormuş. gel zaman git zaman sırf bedava yemek eğlenmek yeni insanlarla tanışmak için kiliseye giden genç sayısı artmaya başladı saadet zinciri gibi çevremdeki insanlar birbirini davet etmeye başladı. uzun zamandır bizi korelilerle tanıştıran arkadaşımla görüşmüyorum ama sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla korelilere çalışmaya devam ediyor. birkaç kere uyarmayı dinlediğimizde de böyle bir şeyin olmadığını, birlikte çok iyi vakit geçirdiklerini ve arkadaş oldukları söyledi.
    bu çevremde buna benzer birçok olay daha yaşandı ki öyle kore dizisi kpop vs seven arkadaşım yok denecek kadar az. ama gözlemlediğim kadarıyla özellikle üniversiteye yeni başlayan ve kore dizisi kpop vs seven genç kızların üzerinde bu tarz faaliyetlerin döndüğüne birçok kez şahit oldum. ki bu tarz olaylar ankara'daki en iyi üniversitelerden birisinde yaşandı. buraya gelen gençlerin daha aklı başında olduğunu düşünürken bu gibi basit manipülasyonlara kolayca inanmaları endişe verici.

hesabın var mı? giriş yap