şükela:  tümü | bugün
  • monarşik yönetimlerin kendi diktatoryalarını devam ettirmeleri adına, idealaşmış bir slogan.

    günaşırı düşman yaratıp, bu düşmanın korkusu pompalanarak, insanların temel hak ve hürriyetlerini sistematik bir şekilde kısıtlamak, uzun vadede bu hakları talep etmelerine mani olmak adına; monarşik yönetimlerin sıkça başvurduğu yöntemlerden biridir korku imparatorluğu oluşturmak.

    öyle ki millet, bu suni düşmanla muhatap olmaktan temel hak ve hürriyetlerini sorgulamaya fırsat bulamaz hale gelir. bu şekilde idare edilmeleri de daha kolay olur. amerika'nın, gelen her başkanının sürekli kendisine yeni düşmanlar üretmesinin sebeplerinden biri de budur. hem kendi milletini hem de hükmettiği ülkelerin milletlerini bu şekilde daha kolay idare etmektedir.
  • dedi güç istenci
  • ülkemizde maalesef olan tam da budur. işleyiş oldukça basit, düşman yaratılır içerisine doğru ve yanlış birlikte atılarak sunulur. halk korkar ve bunu kendilerine dayatanı kurtarıcı olarak görür. george orwell hayvan çiftliği kitabında bu konuyu güzel bir şekilde hikayeleştirmiştir.
  • monarşinin ne olduğundan bir haber birisi gelmiş başlık açmış yorum yapıyor.

    monarşi gücünü halktan almaz ve halkın ne düşündüğünü umursamaz. monarklar kendilerini vasat halktan üstün görür ve doğru olan şeyleri kendilerince yaparlar. halk için bir şey yapmazlar, halkın onayını almak gibi dertleri yoktur. monarklar , dikdatör değildirler.

    dikdatörler demokrasilerden çıkarlar ve geldikleri sistemi yok ederler ama bu monarşi değildir. dikdatörler halkın desteğine ve onayına aşırı ihtiyaç duyarlar. bunu devam ettirmek içinde düşmanlara veya ortak anlatılara ihtiyaç duyarlar. o yüzden çakma demokrasiler bolca dikdatör veya dikdatörümsü tipleri çıkarır.

    ikisinin arasında ciddi farklar var önce araştırın öğrenin sonra yorum yapın.
  • gücünü saygınlığından alamayan insanımsı misyonundan öte değildir.
  • "vatandaşına hayvan sürüşü muamelesi yapan bir yöneticinin sarfetmiş olabileceği cümle" diyecektim ki hayvanların bile korkutulmadan eğitilip yönlendirilebildiği geldi aklıma.
  • (bkz: the platform) filmini hatırlattı. tabi o fimde temel yaşam şartlarından yoksun bir kitle vardı. bu genelleme için kriter insanların temel ihtiyaçlarından yoksun olmaması şartıdır. ihtiyaç ve hakları güvencede insanlarda korkuyla yönetim pek işe yaramaz ( örn. bir çok kurumsal şirket)
    tabi yönetimi globale vurursak kaynakların çoğunu tüketen az sayıda insanın tercihinden de ötürü; din ve millet ayırmadan korkunun bir yönetim şartı olduğu genellemesini yapabiliriz.

    --- spoiler ---

    ana karakterin beraber kaldığı kadın alt kattakileri ikna ederek değişim başlatmak istiyordu ama onbeş gün boyunca her gün rica etse de bir adım ilerleyemedi. ne zaman ki adam, alt kattakileri yemeklerine pislemekle tehdit etti, adamlar sonunda ikna olabildi.

    --- spoiler ---