şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türk jinekoloji ve obstetrik derneği’nin yeni projesi.

    “hekimlere yönelik şiddet olaylarının artması biz hekimleri korkutmakta ve kutsal görevimizi yerine getirmemizi zorlaştırmaktadır.
    ... toplumsal farkındalık yaratmak, hastalara biz hekimlerin de toplumun bir parçası olduğunu anlatmak, topluma hasta hekim ilişkisinin toplumsal bütünlüğün bir gerekliliği olduğu mesajını vermek, yetkililerin bu konuya dikkatini çekmek ve gerekli önlemleri almalarını sağlamak amacıyla ‘korkularla hekimlik olmaz’ projesini başlatıyoruz.
    saygılarımla,
    tjod yönetim kurulu adına
    prof. dr. ateş karateke”

    http://www.tjod.org/korkularla-hekimlik-olmaz/

    amacına ulaşmasını umuyorum.

    yalnız aynı zamanda kadın doğum hekimlerini korkutan, vaginal doğum baskısı yapılıp en ufak bir komplikasyonda da direkt şikayet, dava sürecine götürülmesi. bu, en az yaşanan şiddet kadar korkutucu.

    ateş hocanın bununla ilgili de bir projesi olacaktı. bu korku, endişe sezaryen doğum oranlarının artmasının birinci nedeni. çünkü bana hala sorulan ilk soru “ neden sezaryen yapmadın? neden sezaryene almadın?” ben kendimi güvende hissedersem daha sağlıklı karar verebileceğime inanıyorum. vicdanım, hastaya karşı sorumluluğum elbette ilk planda olacak. sadece güven istiyoruz.

    evet çok doğru, korkularla hekimlik olmaz, yapılmaz.
  • sonuna kadar destek veriyorum ancak "korkutarak" da hekimlik olmaz! kimse kimseyi korkutmasın kardeşim. hekim oldun diye karşındaki hastana it muamelesi yapma hakkın yok. bu gözler ne hekimler gördü hey gidi hey. soru sormaya cesaret edemiyorsun bazı doktorlara. ortada bir yanlış varsa tek taraflı değil bu.
  • öncelikle belirteyim, kesinlikle doktorlara gösterilen şiddete karşıyım. öte yandan kötü niyete de karşıyım.

    kadın doğum uzmanı kuzenimin anlattıklarına bakacak olursak, risk çok çok minimal düzeydeyken, aslında normal doğum seçilebilecekken, bazen sırf yorgunluktan ya da moralsizlikten açıkçası saatlerce bir doğum ile uğraşmak istemediklerinden kadını sezaryen seçimine iten, korkutan doktor sayısı azımsanamayacak kadar fazlayken ve bütün bunları bu mesleği yıllardır yapan bir insandan bizzat dinlemişken kim daha çok haklı diye ikileme düşüyor insan.

    karnında 9 ay bebeğini taşımış bir kadını kandırmak ve korkutmak çok kolay. bu duygunun kötüye kullanımı çok kolay. çok benzer bir senaryoyu yeğenim doğarken yaşadık. o son dakikaya kadar her şey mükemmel, çocuk normal doğacak diyen doktorun son anda yazdığı senaryo akıllara zarardı ama doğum yapacak bir kadının o noktada gözü hiçbir şeyi görmediğinden en akıl almaz senaryoya bile anında ikna oluyor malesef.
  • olayın vajinal ya da c-section ile herhangi bir ilgisi yok aslında. ilk entryi giren arkadaş olayı kendi isteği doğrultusunda şekillendirmiş. tam metin hali aşağıda görülebilir ve dediğim gibi doğum türleriyle ilgili herhangi bir şey yok.

    --- spoiler ---

    sevgili meslektaşlarımız,

    hekimlere yönelik şiddet olaylarının artması biz hekimleri korkutmakta ve kutsal görevimizi yerine getirmemizi zorlaştırmaktadır.

    türk jinekoloji ve obstetrik derneği olarak 9 nisan 2018 pazartesi saat 11.00’da wyndham grand istanbul levent otel’de yapacağımız tanıtım toplantısıyla, bu konuda toplumsal farkındalık yaratmak, hastalara biz hekimlerin de toplumun bir parçası olduğunu anlatmak, topluma hasta hekim ilişkisinin toplumsal bütünlüğün bir gerekliliği olduğu mesajını vermek, yetkililerin bu konuya dikkatini çekmek ve gerekli önlemleri almalarını sağlamak amacıyla ‘korkularla hekimlik olmaz’ projesini başlatıyoruz.

    saygılarımla,

    tjod yönetim kurulu adına

    prof. dr. ateş karateke
    --- spoiler ---
  • proje, hekimlere yönelik şiddetle ilgili.
    “korkularla hekimlik olmaz’ projesi

    sevgili meslektaşlarımız,

    hekimlere yönelik şiddet olaylarının artması biz hekimleri korkutmakta ve kutsal görevimizi yerine getirmemizi zorlaştırmaktadır.

    türk jinekoloji ve obstetrik derneği olarak 9 nisan 2018 pazartesi saat 11.00’da wyndham grand istanbul levent otel’de yapacağımız tanıtım toplantısıyla, bu konuda toplumsal farkındalık yaratmak, hastalara biz hekimlerin de toplumun bir parçası olduğunu anlatmak, topluma hasta hekim ilişkisinin toplumsal bütünlüğün bir gerekliliği olduğu mesajını vermek, yetkililerin bu konuya dikkatini çekmek ve gerekli önlemleri almalarını sağlamak amacıyla ‘korkularla hekimlik olmaz’ projesini başlatıyoruz.
    saygılarımla,
    tjod yönetim kurulu adına
    prof. dr. ateş karateke”

    ben de diyorum ki, en az şiddet kadar korkutucu olan, belki de şiddetten daha korkutucu olan, yapacağımız işi etkileyen bir tehdit, şikayet, dava süreci var. ateş hocanın bununla ilgili de bir projesi olacaktı...
  • mobbinglerle de olmuyor...
  • bugün kamuoyu ile paylaşıldı.

    https://www.medimagazin.com.tr/…mez-2-12-76802.html

    “son yılların artan sağlıkta şiddet sorunununa karşı uzmanlık dernekleri biraraya gelerek ortak bir basın açıklaması yaptı. hekimlere yönelik şiddete sorun çeken dernek yöneticileri, milyonluk tazminat davalarına karşı da önlem alınması gerektiğini dile getirdi.

    uzmanlık derneklerinin liderliğini yapan türkiye jinekoloji ve obstetrik derneği başkanı prof.dr.ateş karateke hekimlerin işyüküne dikkat çekerek 'türkiye’de 142 bin doktor görev yapıyor ve bir doktora 572 hasta düşüyor. ülkemizde 10 bin kişiye yaklaşık 17 doktor düşerken, bu rakam oecd ülkelerinde 10 bin kişiye yaklaşık 30 hekimdir. yani türkiye’de meslektaşlarım diğer dünyadaki doktorlara göre çok daha fazla hasta bakıyor' diye konuştu.

    sağlık çalışanlarının şiddet riski diğer meslek gruplarına göre 16 kat daha fazla olduğuna dikkat çeken prof.dr.ateş karateke, 'son 5 yılda sağlık çalışanlarına yönelik sözlü ve fiziki şiddet sayısı yaklaşık 46 bindir. sağlık çalışanlarına şiddet uygulanması sonrasında şiddet uygulayanların cezalandırılmaması veya sonuçlarının gündeme getirilmemesi de sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ile mücadeleyi zorlaştırmaktadır' dedi.

    sağlıkta şiddet tıp eğitimini de etkilemektedir

    sağlıkta şiddetin tıp eğitimini de etkilediğini belirten prof.dr.karateke 'bu iki yönde gerçekleşmektedir. birincisi; yıllarca doktorluk hayali kuran başarılı ve donanımlı öğrenciler bu kadar zorlu ve fedakârlık dolu eğitim süreci sonunda gerek maddi gerekse manevi tatmin yaşamanın zor olduğu bir de üzerine hayatlarına kast edecek oranlara varan şiddet riski nedeni ile tıp eğitiminden vazgeçebilmektedirler. sağlıkta şiddetin ikinci yansıması ise tıp fakültelerinde okuyan öğrenciler üzerine olmaktadır. artık öğrenciler tıpta uzmanlık sınavlarında ya da malpraktise konu olabilecek çalışmaları kapsamayan az riskli uzmanlıklara yönelmektedirler' diye konuştu.

    gereksiz açılan tazminat ve ceza davaları hekimlik uygulamalarını etkiliyor

    'gereksiz açılan tazminat ve ceza davaları hekimleri korkutmakta ve mesleki uygulamalarını etkilemektedir' diyen prof.dr.karateke, 'defansif uygulamalar veya korkularla yapılan fazladan müdahaleler hem toplum sağlığını etkileyecek boyuta gelmiştir hem de sosyal güvenlik sistemi kaynaklarının gereksiz tüketilmesine sebep olmaktadır. hekimler olarak yaptığımız tıbbi uygulamaların ve aldığımız kararların tabiî ki sorumluluğunu taşıyoruz. ama alınacak hasta onamlarına her detayı büyük zaman ayırıp belirtsek bile yine; “anlamadım, okumadan imzalatıldı” gibi birçok nedenle meslektaşlarımız uzun süren mahkeme süreçleri ile yıpratılmakta ve hekimlik uygulamalarının bu korkularla hastaların lehlerine olmayacak şekilde değişmesine neden olmaktadır. tazminat davalarında kazanç ile orantılı olmayan cezalar meslektaşlar arasında şehir efsanesi gibi yayılmakta ve ülkemizdeki tüm hekimlik uygulamalarını etkilemektedir.'tüm bunların sonucu olarak yapılması gereken tıbbi müdahaleler korkularla geç yapılmakta veya yapılmamaktadır' dedi.

    türk nşroloji derneği adına konuşan doç dr aslı şentürk hekimlerin branş seçiminde şiddetin rol oynadığını belirtirken, hekimlerin cerrahi branştan şiddet nedeniyle uzaklaştığını belirtti.

    türk cerrahi derneği adına konuşan doç dr beyza özçınar ise hekime şiddetin azaltılması konusunda türk halkına güvendiklerini ifade ederken, sağlıkta şiddetin vatandaşın sağlığını da doğrudan etkilediğini belirtti.

    prof.dr.tümur gürgan ise sağlık okuryazarlığına dikkat çekerken, bilinçli bir şekilde sağlık hizmetinin alınabilmesinde sağlık okuryazarlığına dikkat çekti. korku ile ne bilimin ne sağlık hizmetinin olacağını ifade eden prof.dr.gürgan reçetelerin korku ile yazılamayacağını belirtti.

    jinekolojik endoskopi derneği başkanı prof dr fatih şendağ ise sağlıkta şiddetin bir çok ayağı olduğunu söylerken, tedavi olmak için gelen bir hastanın 'hekimi öldürmeyi' bile düşündüğünü, bunun anlaşılması güç bir durum olduğunu belirtirken, hekimlerin iş yüküyle ilgili sağlık politikalarında düzenlemeye gidilmesi gerektiğini ifade etti.

    tjod yönetim kurulu üyesi prof dr mümtaz koyuncu, ilk kez bir sağlık bakanının kendi omuzlarına dokunduğunu ve sahip çıktığını ifade ederken, geçtiğimiz hafta çıkan taksim eğitim ve araştırma hastanesi yangınında hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının ameliyatları bırakmadığı ve hastalarına sahip çıktığını belirtti.”
  • "ülkemizde hasta ve hekim uyuşmazlıklarında yetkili olan mahkeme tüketici mahkemeleri ve borçlar kanununa göre süreç işliyor. bu mahkemelerde borçlar kanununa göre yargılanmak istemiyoruz. ihtisas mahkemeleri istiyoruz. ülkemizde korkularımız var, bu mahkemeler sonucunda hekimin kazancıyla orantılı olmayan tazminatlar karşımıza çıkıyor. amacı insanlara yardım etmek olan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvenli koşullarda çalışmaları en doğal haklarıdır. güvenli koşulların sağlanmasında çalışanların eğitimi, mevzuatların düzenlenmesi, yöneticilerin üzerine düşen görevleri layıkıyla yapması gibi çok yönlü konular yer almakla birlikte yasal düzenlemelerin de gerekli olduğu açıktır. sağlık çalışanına güven, sağlık çalışanına sahip çık."

    http://m.haberturk.com/…4-korkularla-hekimlik-olmaz
  • (bkz: ığdır'da doktorun kalbinden bıçaklanması)
    (bkz: dilovası'nda kadın doktora yumruk)
    (bkz: cerrahpaşa'da doktora şiddet rezaleti)
    (bkz: ağrı'da ölüm tehdidi alan doktorun yardım çığlığı)
    (bkz: hamile doktorun karnını tekmeleyen hasta yakını)
    (bkz: 7 aylık hamile doktoru tekmelemek)
    (bkz: 19 kasım 2015 samsun'da bir doktorun bıçaklanması)
    (bkz: 30 aralık 2014 hastanede doktora bıçak çekilmesi)
    (bkz: acil serviste doktorlara atılan meydan dayağı)
    (bkz: hakkari'de doktorun öldüresiye dövülmesi)
    (bkz: doktora mahrem dayağı)
    ve elbette
    (bkz: hekimlere yönelik şiddet)
    bunlar sadece benim entry yazdığım başlıklar.

    (bkz: göksel kalaycı)
    (bkz: ersin arslan)
    (bkz: ali menekşe)
    (bkz: kamil furtun)
    (bkz: aynur dağdemir) ve şu an adını hatırlayamadıklarım.

    bu tabloya bakınca bir anormallik görmüyor musunuz siz de? ben savaşa gitmiyorum ki ölümle burun buruna çalışayım. işimi yapmaya çalışırken hakaretle, darpla karşı karşıya kalıyorum. neden? ama’lar çok biliyorum. ama o ama’lar, çünkü’ler çözüm üretmiyor.

    bu iş artık bu şartlarda yapılamaz hale geldi. bu yüzden korkularla hekimlik olmaz! bu yüzden bu ses duyurulmaya çalışılıyor.