şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bunu bir yerde okuduydum, eğer yanlış hatırlamıyrsam ve ya yanlış anlamadıysam şöyle bir durum var:

    vücutlarımızda aslında bir hormon veya benzeri bir şey var ,karanlıkta kalındığında salgılanıyor, bu hormon da vücutta kanser oluşmasını engelliyor. görme engelli insanların da gözleri ışığa duyarlı olmadığından beyin vücut sanki sürekli olarak karanlıkta kalıyormuşçasına bu hormonu salgılıyor, dolayısıyla görme engelli insanlar da kanser olmuyor.

    edit: bu sebeple doktorlar uykunun gece uyunmasının ( baska ne zaman olur demeyin sabah saatlerinde yatıp aksama doru kalkan cok adam var) ve özellikle uyunan odada ışık olmamasının faydalı olduğunu söylüyorlarmış yine aynı yazıya dayanarak.
  • (bkz: melatonin)
  • kanser olma risklerinin sıfıra yakın olduğu söyleniyormuş.
    ayrıca karanlık çok iyi bir şeymiş. yatılan yerin tam karanlık olması gerekiyormuş. elektronik eşyaların da fişi çekilmeli, hatta şalter kapatılmalıymış. sevişirken ışık kapalıyken sevişmek daha iyiymiş. kezbanlarınızın değerini bilin valla :)
    türk doktor tevfik dorak'ın araştırması için bakınız.
  • tek gözümün uzun vadede kör olma ihtimali var ve benim bu yüzden geceleri uyuyamadığım vakitler oluyor.

    gözlerimi kapamak istemiyorum, görebiliyorken görebildiğim kadar görmek istiyorum.
    oğullarıma daha çok bakıyorum, her anlarını hafızamda tutabilmek için.
    üstelik diğer gözüm oldukça sağlıklı olduğu halde...
    bazen o halimi canlandırıyorum ister istemez, acayip korkuyorum. bazen kapatıyorum o gözümü ve nasıl olabileceğini düşünüyorum. afakanlar basıyor. anında vazgeçiyorum.

    gözümün görme merkezine milimetreden bile daha yakın argon lazer atışları yapıldı. nerdeyse mikron düzeydeki mesafede, hayata bakabiliyorum. doktor biraz hata yapsaydı, gözüm şimdi kördü.

    ya diğer gözüm de aynı akıbetle karşılaşırsa, birincisinin de kör olması ihtimali de düşüktü ama oldu işte.
    ya ikincisi de öyle olursa.

    çok sevdiğim kitapları okuyamaz oldum, acayip yoruluyorlar. game of thrones okumak istiyorum mesela. red wedding'in sahnesini okudum, keşke kitabın tamamını okuyabilsem ama çok zorlanıyorum. beşinci sayfada gözüm acımaya başlıyor. ortalama 2-3 ayda bir doktordayım. suni gözyaşı damlası dahil bazen 4 farklı damla kullanmak durumunda olduğum oluyor.

    bazen sağlıklı gözüm de buğulanıyor, bulanıklaşıyor, işte o zaman acayip tırsıyorum. eyvah bir şey oldu, o da kötüleşecek diye.

    istisnasız her gün en az 10 kez, tek gözümü kapatıyorum, nasıl sağlıklı mı diye kontrol ediyorum. bozuluyor mu, körleşiyor muyum diye gözümü açıp kapayıp test ediyorum. bazen birileriyle o esnada göz göze geliyorum, herhalde ona göz kırptığımı falan sanıyorlar.

    geçenlerde bir siyah nokta belirdi gözümde, ödüm koptu. hemen soluğu doktorda aldım. muayene etti. birşey yokmuş. rahatladım.

    iki gözü de görmeyen birinin neler yaşadığını, neler hissettiğini tahmin bile edemiyorum. o karanlığı.

    geceleri 1 saat elektrik kesilse feleğimiz şaşıyor, hemen mum çakmak kibrit arıyoruz. onlar hayatları boyunca karanlıkta.

    körler kanser olmuyormuş, yemişim kanserini.

    hayat her gün kanserli zaten onlara.
  • (bkz: epifiz)
  • geç oldu
    (bkz: yat artık lebron james)
  • (bkz: retinoblastom)