şükela:  tümü | bugün
23 entry daha
  • elias canetti romanı.
    yaşamı kitaplığı ve her şeyden çok değer verdiği kitapları olan kien'in epey şaşırtıcı ve çoğunlukla sinir eden hikayesini nasıl olur da ben bunca yıldır okumayı ertelerim. kien'in dört odasını duvardan duvara kaplayan binlerce kitabına ayıp etmişim:)
    hikayenin şekillenmesinde kien, therese, benedikt, fisherle ve peter karakterleri belirleyici oluyor. tabii kim kimdir, ne dolaplar çeviriyor sayfaları çevirdikçe öğreneceksiniz.
    körleşme, heykelleşme, taşlaşma... her türlü yolu denemiş çin bilimcimiz...
    kitapta fisherle olan bölümlerin bazı yerlerini okurken sıkıldığımı da itiraf edeyim.
    ölmeden önce okumanız gereken 1001 kitap listesine girmiş etkileyici ve mutlaka okunması gereken bir kitap.
    dilimize çevrilmesinin de hoş bir hikayesi var. oğuz atay çevirilerinin neredeyse hepsini okuduğu ahmet cemal'i arayıp rakı-şalgama davet ediyor. ılk kez bir araya geliyorlar ve oğuz atay canetti'nin bu romanının ıngilızce çevirisini çıkarıyor ve diyor ki müthiş bir roman ve sen bu romanın aslı almancasini okuyup çeviriyorsun.
    ahmet cemal'in 'dokunmak' adlı öykü kitabını okumuştum. 'bizi yaşatanlar ve öldürenler' isimli deneme kitabı da okunmayı bekleyenlerden...
  • çeviriden midir bilmem kitabı yarıya gelmeden bıraktım. kitabın konusunu, yazarın derdini önceden bir parça bildiğim içindir belki adamın müstakbel hizmetçisi, kapıcısıyla olan konuşmaları durumları çok sıkıcı, alakasız , bağlamsız buldum.