şükela:  tümü | bugün
  • diskografilerini limewire'dan indirmeye çalışırken bilgisayara virüs girerdi. son çare rapidshare'den part part indirirdik, gece bilgisayarı açık bırakırdık ki sabaha inmiş olsun.
    aynı zamanda türkiye'nin türkiye olduğu yıllara denk gelen yıllardır.
  • güzel yıllardı. gösteriş meraklısı olmayan nesilleri temsil ettik. evet converse giydik ama yırtık pırtıklı giydik. 3 yıl giydik. yamadık diktik giydik. o zamanlar converse şimdiki gibi asgari ücretin 3te 1 de değildi. ama ne kadar eskiyse o kadar çekici gelirdi. kavgasız gürültüsüz mekanlarda çalardı bu grupların şarkıları. kadınların bile 5 6 kişi gelip gönlünce gülüp eğlenebildiği zamanlardı. toplum bizi garip görürdü tabi giyimler garip küpeler piercingler dövmeler. şimdi bakınca ulan ne kadar da normalmişiz aslında diyorum.

    aynı zamanlarda blink 182, muse , placebo, reamonn vs da çokça dinlediklerimizdi.

    not: winamp listesinde bunlar varken wc3 dota atılırdı. o keyfi bir daha alamayacağız.
  • bunların türkiye'de en gözde olduğu dönem ankaralı rock gruplarının ortalığın tozunu attırdığı dönemdi. keşke kapanmasaydı o dönem de şimdiki " çay var içersen. zıkkımın kökü var yersen ", " parka gidecekmiş iki gözümün çiçeği " temalı içinde edebiyat olmayan edebiyat dergileri, berbat türkçe telaffuzuyla ağzı gözü yaya yaya söylenen yıldız tilbe, ferdi tayfur, müslüm gürses, nazan öncel coverları janrı popüler kültüre hiç hakim olmasaydı. metal, rock şeyleri iyiydi be.
    bitirirken;
    adil ve cem için... ;)
    editt: başlıktakilerle eşzamanlı olarak burzum da popülerdi bahsettiğim dönemde sanki.
  • yeni nesil sinan akçılla büyüye, nargile cafelerde köz isteyedursun. 80lerde doğanlar nesli bu kadar isyankarsa var bir sebebi. ssk işhanı barlarına selam olsun.
  • deftonesu da eklersek hayatımın en güzel yıllarıdır.
  • linkin park'ın faint şarkısı ile gaza geldiğimiz liseli ergen yıllardı. bu adamları en son ne zaman dinlediğimi bile hatırlamıyorum ama isimlerini görünce bi gülümsetti, iyi kötü dinlemişiz işte anı olarak kalmış bize.
  • kabloluda mtv reklamlarının ibranice olduğu yıllara denk gelir.

    hepimizin götünden düşen bol pantolonlarla, ayağımızda superstar, 50 tane piercing ve saçlar spike gezdiği yıllardır.

    walkmanin yerini kısa süreliğine discmanin aldığı, köşe başlarında uyuşturucu misali kopya cd satanların fink attığı, kalem pile paranın dayanmadığı yıllardır.

    ergenliktir, özlenendir.

    dönemin en klişesi olarak ne demişti ruhu şad olsun bir büyüğümüz;

    but in the end it doesn't even matter
  • geri dönmek için her şeyimi vereceğim yıllardır. audioslave vardı o zamanlar. biri beni 2002'ye ışınlasın.

    kusana kadar mtv, vh1, much music falan izleyelim.
  • henüz bir isim konulmayan nesle ev sahipliği yapmış yıllardır.
    ecnebiler bizim gibi 80 doğumlulara y generation diye lakap taktı ama bu arkadaşlar sahipsiz kaldı sanırım. bilen varsa yeşillendirsin.
    limp bizkit'in solisti fred durst; my generation adlı güftesinde, kendisini ve takipçilerini
    x generation**** olarak yorumlar, amma lakin ki öyle değildir.
    o lakap benim annemlerin gençliğine falan denk gelmektedir sayın dörst.

    ayrıca başlığa bir de blink-182 eklemenizi rica edeceğim. kabus gibiydiler amk.
    hamburger yiyip, havuz partisine giden "punkçu" gençlik... te allam yaa :/

    içlerinden bir tek slipknot'ı azıcık ucundan beğenirim, o da müziklerinden dolayı değil, bir çizgileri olduğundan dolayı. adamların en azından vizyonları belli.

    ve son olarak eyorlamam; amerikan müzik endüstrisi geleneksel rock sahnesini artık istemiyor arkadaşlar.
    insanların ilgileri ve paraları kademeli bir şekilde industrial, trance, r&b, house gibi skimsonik tarzlara kaydırıldı. lan dub-step diye bir işkence çektik lan 2-3 sene öncesine kadar!! neymiş? çok farklıymış.. hassirele oradan!

    peki neden rock müzikten uzaklaşıyor dünya?
    şöyle ki; diskoda trance falan dinlerken sarhoş olursunuz, kafanızı ve kıçınızı sallarsınız, sonra da eve gider zıbarırsınız. diğer bayat türler için de üç aşağı beş yukarı bu durum aynıdır.
    ancak esaslı bir rock konserinde afrika'daki açlığa karşı, ortadoğu'da süregelen kıyıma karşı, politik yolsuzluklara karşı yumruk sallarsınız, bağırırsınız, bilinçlenirsiniz, birlik olursunuz.
    rock müzik yapısı itibariyle hicivdir, karşı duruştur, muhalif olmaktır. (tekrar ediyorum; hepsi değil, esaslı olanları. zaten derdimiz o esaslı olanların yavaş yavaş sindirilmesi)
    hah işte bu noktada bazı yetkili abiler bizim fazla bilinçlenmemizi, karşı çıkmamızı, birlik olmamızı istememişlerdir. bu yüzden bugün bu noktadayız diye düşünüyorum.
    o zaman run dmc kardeşlerimizden gelsin; "whatever happened to unity?"
  • şunu unutmamak gerekir

    papa roach - last resort

    edit: yazmadan edemedim

    cut my life into pieces
    this is my last resort
hesabın var mı? giriş yap