1. konjonktivite benzer işaretleri vardır. gözünüz gene kan çanağı olur, ama bu sefer daha acı çekersiniz. kötü birşeydir, tavsiye edilmez. başa geldiği takdirde brunac isimli damlayı günde 4 defa, ciloxan pomad beraberinde (günde 3 kere, alt göz kapağının içine) kullanmak gerekir. iyileşme sürecinde lens mens takamazsınız. doktora görünülmesi zorunludur, gerçekten körlüğe kadar yolu vardır, allah korusun.
  2. dört yaşındaki kızımın sol gözüne musallat olmuş olan hastalık... bir yıl önce dünya göz hastanesinin bile doğru teşhis edememesi ile birlikte çocuğumuz belki de aslında kullanmaması gereken kortizonlu bir göz damlasını kullandı ve bir yılın sonunda durum hiç de iç açıcı değil...hacettepe üniversitesi tıp fakültesi'nin doğru teşhisiyle birlikte doktorumuzun önerdiği antibiyotik ilaçla (vigamox) kızımızın bu illet rahatsızlığından en kısa sürede en az kayıpla kurtulmasını ümit ediyoruz...
  3. gözde yanma, kızarma, yaşarma, batma gibi göze dair olabilecek her türlü rahatsızlık artı iriste beyaz ya da gri, yuvarlak bir nokta ile kendini belli eden hastalıktır.

    bakteriyel, fungal ya da virütik olabilir. çok sakat bir şeydir. körlüğe yol açabilir, hem de hızla. neyse ki o aşamaya gelmeden, tedavisi mümkündür ama mutlaka çok ciddiye alınması gerekir. internette okuyup paniğe kapıldığınız şeyleri doktorların da birebir tekrarladıkları bir hastalıktır bu. hani "aman canım internet abartıyor" olayı bunda işlemez.

    tedavisi boyunca, bir süre 2 saatte bir 4 ayrı damla, sonra 5 hafta boyunca günde 5 kere 2 ayrı damla kullandım. şimdi damlaları bırakmış olmama rağmen lens kullanmam hala yasak, muhtemelen 6 ay daha filan yasak olacak.

    son sözüm ise bu şeyin lens kullananlarda en sık görülen göz rahatsızlıklarından biri olduğu. onun için gece yatarken lenslerimizi çıkarmayı aman diyeyim ihtimal etmeyelim.
  4. daha önce 3 kere başıma geldiği için konjonktivit olduğuna emin olarak gittiğim, göz doktorumun olmadığını söylemesiyle şoklardan şoka girdiğim , isminin korkunçluğu belirtilerine yansımış olan baş belası hastalıktır. ışığa olan hassasiyetin konjonktivit kadar olmaması tek iyi yanıdır. lens kullanımının kesin surette yasak olmasını geçtim, 3 saatte bir düzenli olarak kullanılması gereken antibiyotikli göz damlaları ile tedavisi yapılır. çilelidir ama ders vericidir. öyle ki; lenslerimizi gözümüz kadar iyi korumamız ve hijyenik tutmamız gerektiğini en acı şekilde öğretir.
  5. kan çanağına dönmüş gözlerimin içini sanki kurtlar kemiriyormuşçasına acı hissi veren, yakan, sulandıran, berbat bir hastalık. bu sabah tanıştım kendisiyle. vigamox ve tobradex damlalarının yanında gunde iki kere 500mg cyproxyl içerek tedavi olmaya çalışıyorum. bakalım ne olacak.
    yalnız şunu anladım ki, kontakt lens, ne kadar dikkat edersen et, ne kadar süre kullanırsan kullan farketmez, bir şekilde gözünü sikmenin yolunu bulan bir illettir. yetiş ya gözlük, yetiş ya lazer.
  6. insani goz yaslari icinde uyandiran, mum isiginda yasam felsefesini benimseten, gecenin bir yarisi bulent ersoy misali gunes gozlukleriyle dolasmasina sebep olan bir hastalikmis kendisi.cikan beyaz benek de yaninda promosyon urunu adeta.
  7. görme kaybına kadar gidebilen bir hastalık imiş.
    bana acaip korkular yaşatıyo bu sebepten.
    zaten doktorların nevroz dedikleri profile hafiften uyumum var bi de böle kör olursun gibi laflar beni ne hallere sokuyo.

    dün görmende bi azalma bozulma yok, o yüzden korkmana gerek yok dediler. bugün görmem bozuldu.
    birkaç saat önce çok ağrın yok, bu yüzden korkmana gerek yok dediler. şu an kaşıma kadar vuran acaip bi ağrıdan ne yapcağımı bilemiyorum.
    okadar bilemiyorum ki, ağrının üzerine bi de gözüm şakır şakır akarken oturmuş entry giriyorum.
    ohannes! bir efsane gerçek oluyo bende şu an:
    (bkz: şu an ağlıyorum ve entry giriyorum biliyor musun)

kornea ülseri hakkında bilgi verin