şükela:  tümü | bugün
  • insanların hep bir ağızdan şarkı söyleme durumu
  • tek ya da çoksesli olarak yazılmış bir müzik yapıtını uygulamak için bir araya gelen topluluğa ve aynı zamanda topluluğun seslendirdiği müziğe verilen ad...
  • şu ana kadar duyduğum, bildiğim en ilginç, en egzotik psikolojik rahatsızlığın adıdır koro aynı zamanda. uzakdoğu erkeklerinde, misal çinlilerde, misal malezyalılarda, misal singapurlularda gözlemlenmiştir, ki belirtisi şudur: adam penisinin küçülüp vücudunun içine gireceğini ve bunun ardından öleceğini düşünüp yabana atılmaz bir korku krizi içine girmektedir, bir nevi panik ataktır yani, seksüel takıntı çeşnili..
    şöyle ki, tipik olarak 35-40 yaşlarında bir adam soğuk bir yerde tuvaletini yaparken, ya da cinsel yönden stresli bir anında, mesela mastürbasyon sonrası suçluluk hissederken, ya da hayat kadınlarıyla beraber olduktan sonra, ya da performansından hoşnut kalmadığı bir zamanda aniden böyle bir paniğe kapılıyor, ve aman penisim içeri gömülmesin diye sıkı sıkı sarılıyor ona, bırakmıyor. kendisi yorulunca karısından, akrabalarından, arkadaşlarından yardım istiyor, ve hatta inanır mısınız ki bazen tahta mandalların, küçük ağırlıkların, iplerin bu panik halini ortadan kaldırmada çok işe yaradığı görülüyor. penisin o anda bir başkası üzerinde kullanılmasının da derde hemen deva olabildiği söyleniyor, yoksa günler hatta haftalar boyunca sürebiliyor bu fantezi tadındaki rahatsızlık.
    işin ilginci, kimseyi de korkutmak istemem ama, böyle penisin içe çekilmesi gibi bir olgu da yok değil hayatta. rusya'da bir adamın başına gelmiş mesela, ertesi gün düzelmiş gerçi. bunun dışında kimi yaralanmaların, obezitenin, anatomik bozuklukların, boğulmanın da bu tarz bir deneyime sebebiyet verebileceği belirtilmiş. bilemiyorum.
    çok daha ender olmakla beraber uzakdoğulu kadınlarda da rastlanmış bir olgu: onlar da göğüslerinin ya da labialarının küçülüp içlerine gömüleceğinden korkabiliyorlar. ve size şunu da söyleyeyim ki, böyle sırf belirli kültürlerde görülen başka bir dizi ilginç anormallik gibi (bkz: amok) koro da salgın halinde yaşanabiliyor, misal 1967'de singapur gazetelerini süslemiş böyle bir salgının haberleri.
    psikodinamik ya da yin yang bağlamında açıklamalar getiriliyor koro'ya, pek manalı bulamadım haliyle. bu entryi yazmamın tek sebebiyse eli penisinde bir adam görürseniz onun koro krizinde olabileceği ihtimalini aklınıza getirmeniz.
  • bir grup insanin, basinda cok bilmis gotu kalkık bir adam*la birlikte muzik icra etmesi durumu.bu sef denilen adamlarin yuzde 80 i burnundan kil aldirmaz her seyi bildiklerini iddia eder.odunla dovulesi insanlar listesinde basa oynamaya adaydirlar.
  • (bkz: les choristes)
  • kimi insanlar icin bir yasam bicimi olmustur koro..

    hayata dair bir cok seyi orda ogrenirsiniz once, ailenizin bile kimi zaman veremedigi ya da anlatamadigi seyleri orda anlarsiniz, yasayarak..
    daha ilkokul, ortaokul caglarindan itibaren, yasitlariniz disarida kovalamaca oynarken, siz muzikal basarilari kovalamaya calisirsiniz..
    en guzel arkadasliklari ve sonrasinda gelen dostluklari kazanirsiniz, kimi zaman ise kazandiginizi zannedip "ilk hayal kirikliklarini" yasarsiniz.
    birlikte yasamayi, birlikte guzel seyleri olusturmayi ogrenirsiniz, takim ruhu ne demek onu anlarsiniz. sadece muzik degil, bir cok sey paylasirsiniz insanlarla.
    toplum icinde nasil konusulmasi, nasil davranilmasi gerektigini daha kolay anlar insan koroda..

    duygu insanidir koristler.. gittigi bir yabanci ulkede, kendi ulkesinin bayraginin onunde saygunlar, rey ler, akses ler, vs.. soylerken aglayanlar ve bir o kadar da gururlanandir.
    yillarda turkiye dusmani olarak bilinen bir ulkede, o ulkenin insanlari tarafindan cilginca ayakta alkislanandir..

    turkiyede zor sartlar altinda 80 ler civarinda coksesli korolar olusmaya baslamis,
    ve "turkiyede coksesli muzik yapamazlar" diyen bos kafalara tokat gibi cevaplar verilmistir..
  • toplu şarkı söyleyen, seslerin birbirine saygı gösterdiği kakofoni oluşturmadan müzik yapmayı becerebilen kişilerinn oluşturduğu gruptur. belki de kişilerin yaşam karşısındaki yalnızlıklarını hafife indirgemede en büyük pay sahibi olanlardan biridir...
  • şirin bir fransız filmi, sevgi, yalnızlık ve güven içerikli......
  • film, uluslararası af örgütü türkiye şubesi’nin de aktif olarak yer aldığı ‘silahlar denetlensin’ kampanyasını desteklemektedir: uluslararası af örgütü, oxfam ve uluslararası hafif silahlar eylem ağı (iansa), silah ticaretini kontrol altına alacak uluslararası bir silah ticareti sözleşmesi'nin birleşmiş milletler tarafından kabul edilmesi için dünya çapında bir kampanya başlatmış bulunmaktadır.

    bu sözleşme, silahların insan hakları ihlallerinde kullanılabileceği ülkelere ihracını yasaklayacaktır. kontrolsüz silah ticaretinin sonuçları hakkında bazı bilgiler:

    her yıl konvansiyonel silahlarla 500,000 üzerinde insan ölmektedir; yani dakikada 1 kişi

    her yıl 16 milyar mermi üretilmektedi - bu, kadın, erkek, çocuk her birimize 2 mermi demektir.

    her yıl yaklaşık 8 milyon hafif silah üretilmektedir ve bunların çoğu sivillerin eline geçmektedir.

    hafif silahlar o kadar yaygın ki, dünya çapında her 10 kişiye bir silah düşmektedir.

    dünya ülkelerinin üçte biri, sağlık hizmetleri için harcadığı paradan daha fazlasını ordu için harcamaktadır.

    sivillerin sahip olduğu silah sayısı, devletlerin elindekinden daha fazladır. hafif silahların yüzde altmışı sivillerin elindedir.

    afrika, asya, orta doğu ve latin amerika ülkelerinin silahlara harcadığı 22 miyar doların yarısıyla bu ülkelerdeki bütün çocuklar ilkokul eğitimi alabilmektedir.

    dış yardım alan ülkeler sıralamasında ikinci olan endonezya, aldığı yardım miktarının neredeyse tamamı kadar parayı ordu için harcamaktadır.

    1998 - 2001 yılları arasında abd, britanya ve fransa'nın gelişmekte olan ülkelere yaptıkları silah satışından kazandıkları para, yaptıkları yardımdan daha fazladır.

    birleşmiş milletler güvenlik konseyi'nin 5 daimi üyesi olan abd, britanya, fransa, rusya ve çin dünya konvansiyonel silah ihracatının %88'ini elinde tutmaktadır.