şükela:  tümü | bugün
  • normalde spora giden, onu da geçtim, haftada dört beş gün basketbol oynayan, enerjimi atmadan rahat edemeyen biri olarak aşağı yukarı iki haftadır izole bir yaşam sürüyorum. her gün evden çıkıyorum lakin on beş dakikadan ibaret bu gidişler. markete gidip geliyorum, çocuk oyun parkında beş dakika oturuyorum, gökyüzüne bakıp turgut uyar'ı düşünüyorum, sonra eve yürüyorum yolumu uzatarak.

    evde spor olayına aşinayım lakin koşmadan hiçbir anlamı yok sanki. akşamları biraz şınav biraz mekik... ama resmen eziyet gibi geliyor. karanlık tarafa geçiyorum gibi. yani şişkoluğa, eskiden bulunduğum kısma, olmaktan korkutuğum yere. eskiden gece 12'de bir şey yiyecek olsam vicdan azabı çekerdim, şimdilerde "koy götüne" demek suretiyle gömüyorum. bu işin sonu iyi değil, korona virüsüne sesleniyorum, bir an önce git buralardan, obez olmak istemiyorum.

    aynı şeyi akrabalarımdan da duyuyorum. korona günlerinden sonra spor salonları tam kapasite hizmet verecekmiş gibi bir his var içimde.
  • kaçınamadığımız son olacaktır. akşam yemeğine kadar aklı selim gidiyoruz da ne oluyorsa ondan sonra oluyor. ne diyelim kilodur, verilir. şu günler geçsin yeterki.