şükela:  tümü | bugün
  • sayılar karşısında kelimelerin çaresiz kaldığı bir güncedir.

    vaka sayısı, ölü sayısı, görülen ülke sayısı... ödenemeyen borç gibi her gün katlanarak artan sayılardan oluşan, sevimsiz bir veresiye defteri tadında.

    elbette salgını kentinde, kendinde yaşayanlar, kahramanlaşan sağlık görevlileri, karantinada geçirilen zamanlar, birer rakam olarak yeküne dahil olmuşlar, önlemler, önemsemeyenler de olmalı bu günlüklerde.
  • 15.03.2020 - izmir

    bireysel karantinamda 2. gunum.

    iki gundur evden cikmadim. is yerim tatil olmadan once gunde 1 adet 100ml'lik kolonya bitirdim, evin icinde de devam ediyorum ama azalttim.

    bugun gunduz onu acik ve daga bakan dairemin balkonunda guneslenip, netflixten the 100 dizisini izledim ve bugun bitirdim.

    simdi haber kanallarinda korona hakkinda altyazilari okuyorum. guncel vaka sayisi 18. eksi sozluk kullanimim yuzde bin bes yuz artti. paranoyak olmak istemiyorsaniz azaltin:)

    yarin yine yazayim, bakalim tek basima ne zaman cildirip cikiyorum ulen dicem.

    optum.
    ______
    16.03.2020 - izmir

    bireysel karantinamda 3. gunum.

    bugun calistigim yer uzaktan calismamizi uygun gordugu icin evdeydim. izmir'de hava kotuydu, butun gun balkona bile cikmadim.

    butun gun instagram ve eksi sozlukteydim. bir yandan da televizyon acik, altyazilara ve aciklamalara baktim.

    valla kaydadeger hic bir sey yapmamisim*

    fakat onumuzdeki gunlerde doktora tezime odaklanip bir yandan da muzik yapacagim.

    bunun disinda cok fazla yemek yiyorum, stoklarim tukeniyor. panik yapmak ben de istemezdim ama malesef daha kotu tablolar gorecegiz ister istemez.

    az once sureci yoneten, en azindan oyle gorunen, saglik bakani aciklama yapti. guncel vaka sayisi 18 (umreden, avrupadan ve abd'den). 20 ulkeye ucus yasagi var. tum kafeler, restoranlar, gece kulupleri, kahvehaneler, nargile kafeler (avm icindekiler de dahil), sinemalar, tiyatrolar ve konserler kapatildi. avmler ise saat konusunda yoneticilere birakildi. ekonomi acisindan onca is yeri ve calisani napacak bilmiyorum. bari kredi odemeleri faizsiz beklesin.

    gece 12'den once de saglik bakani tekrar aciklama yapacak, guncel vaka sayisini editlerim.

    edit: 47.

    bugunluk bu kadar sevgili gunluk. c ya 2morro.

    _____
    17.03.2020 - izmir

    evden hala cikmadim. genelde gunes gidene kadar balkonda vakit geciriyorum. bogazimda bir akinti var, ara ara da basim agriyor. izmir ruzgarli suan, bu yuzden sinuzit agrisi muhtemelen. oksuruk ates yok cok sukur.

    bugun ne yaptim? salonda bir kac degisiklik yaptim. hobi olarak muzik yapiyorum, minik studyomu salona tasidim. fakat yine de bir bilgisayar ve bir referans kulakligi ile balkona cikiyorum. vokal kaydini sonra alacagim.

    arkadasim ugradi, balkona ciktim, o da yoldaydi, o sekilde gorustuk:) gece saatlerinde de 3 arkadas facetime yaptik. sevgilim uzakta, virus onlemleri alinirken yanimda degildi, simdi de gelmesi ne kadar dogru bilmiyorum. tabi ki yanimda istiyorum onu ama birbirimize bulastirirsak vicdan azabi cekeriz. ne zaman kavusuruz bilmiyorum, zaten 2 aydir yuzyuze gorusmedik. cok ozledim onu.

    vaka sayisi 98 olarak aciklandi.
    89 yasinda ve cinli birileriyle temasi olan bir calisanindan covid-19 kaptigi soylenen bir kisinin vefat ettigi aciklandi.
    _____
    18.03.2020 - istanbul (saka saka, hala izmir)

    bugun gunluk probiyotigimi aldim, filtre kahvemi yaptim, bilgisayarimi alip balkona ciktim yine. butun kapi ve pencereler acik. her gun gunes batana kadar acik birakiyorum. biraz haberleri dinleyip, altyazilari okuyup eksisozlukte gezdim. o kadar cok insan var ki halki panige sokan. herkes temizligine dikkat etse ve sosyal uzakligini korursa buyumeyecek ama dun gece saatlerinde gelen goruntulere gore nufuzlu insanlarin karantinadan yakinlarini kacirabildiklerini gorduk. 1 kisinin bile kac kisiye bulastirabilecegi ortada. bu sorumsuzlarin cezalandirilmasi temennimle.

    birazdan rte halka seslenecek. 3-4 gundur yoktu ekranlarda, her sey pozitif sandik:) bakalim neler soylecek bizlere. bekliyoruz.

    muziklerimi dinlemek isteyenler icin link:
    la damla

    _____
    son edit: koptu gitti, yazamiyom artik. evdeyiz iste.
  • bugün evden dışarı adımımı atmadım.
    ama yarın sabah markete gitmem gerekiyor.canım da hiç istemiyor.
  • korona’nın ülkemizde görülmesinin 6. günüydü. dışarıda bulunmak zorunda olduğum son akşam herkes marketlerde makarna reyonlarını yağmalarken biz arkadaşımla gece 11’de açık bulduğumuz kitapçıya dalıp bugünlere hazırlık olarak birkaç kitap edinmiştik. bizim gençliğimizi evde çürüttüğümüz bu karanlık günlerde birtakım kendini bilmezler “ben hiç takmıyorum abi yeaa” ayağına cool göründüklerini zannederek günde 18 farklı mekandan story paylaşıyorlardı. fakat keşke anlayabilselerdi ki kendilerinin yoğun bakımda sürünmeyi tercih etmeleri hiçbirimizin umrunda değildi, aynı otobüste bulundukları bir başkasının evinde yaşlı ya da hastası olabilirdi.....

    ya neyse şaka maka topluca karantinaya alındığımızı falan düşünemiyorum sözlük. biz öyle italyanlar gibi hadi market sırası sende, şimdi sen çık bakalım da yapmayız herkesin farkında olduğu üzre. bence gerçektem güzel önlemler alındı ama birkaç güne italya kadar olmasa da bizden bazı ölüm haberleri bekliyorum maalesef.
  • gerçekten çok kötü bir dönemden geçiyoruz. ancak her kötü durumun içinde "bu bana ne öğretiyor" diye kendimize dönüp sorduğumuzda mutlaka bir şeyler bulduğumuzu farkediyorum. koronalı günlerde italyan bir psikolog tam da bu durumdan bahsetmiş. kendisinin yazısını sizlerle de paylaşmak isterim:

    italyan psikolog morelli’nin yazısınin cevirisi:
    “inanıyorum ki evren, kuralları tepetaklak geldiğinde, bunları düzeltmenin bir yolunu bulur.
    birçok anomaliyi ve paradoksu yaşadığımız bu günler düşündürücü...
    küresel ısınmanın çevreye yarattığı zararların endişe verici boyutlara ulaştığı, çin ve onu takip eden birçok ülkenin bloke olmak zorunda kaldığı bir dönemde, ekonomi yerle bir olurken hava kirliliği önemli oranda azalmakta; hava düzelmekte, maske kullanmak zorunda kalırken aslında daha temiz bir nefes almaktayız.
    dışlayıcı politikaların ve ideolojilerin, tarihimizdeki aşağılık bir dönemi anımsatarak tüm dünyada artmaya başladığı bu tarihi noktada, bir virüs gelir ve bizi dışlanan, tecrit edilen, sınırlarda bloke edilen ve hastalık taşıyan yapar. hiçbir suçumuz olmasa da. beyaz, batılı ve business class yolcusu olsak da.
    üretime ve tüketime dayalı bir toplumda, günde 14 saat ne olduğu belli olmayan bir amacın peşinde, cumartesimiz, pazarımız, takvimde kırmızı ile belirtilmiş tatillerimiz olmadan koşarken, bir anda dur karşımıza çıkar. evde, günlerce, dururuz. karşılık ya da para ile ölçmeye alıştığımız, gerçek değerini hatırlamadığımız ‘zaman’ ile hesaplaşmamız başlar. hala onunla neler yapabileceğimizi hatırlıyor muyuz?
    çocuklarımızı büyütmeyi, öyle gerektiği için, başka kişilere, kurumlara devrettiğimiz bir dönemde virüs okulları kapatır, bizi alternatifler yaratmaya, anne ve babayı tekrar çocukları ile birlikteliğe zorlar. tekrar aile olmaya mecbur bırakır.
    ilişkilerin, iletişimin, sosyalleşmenin virtüel dünyanın sosyal medyasında gerçekleşerek, bizi yakın olduğumuza dair bir yanılsamaya ittiği bu dönemde virüs bizden gerçek yakınlığı çalar: kimse birbirine dokunamaz, öpemez, sarılamaz; birbirine uzak ve dokunamamanın soğukluğunda kalırız. bunların anlamını ve önemini ne kadar göz ardı ettik?
    herkesin kendi bahçesini düşünmesinin kural olduğu bu dönemde virüs bize açık bir mesaj yollar: tek çıkış yolu aitlik duygusu, topluluk bilinci, başkasını düşünmek, kendinden daha büyük bir şeyi korumak ve onun tarafından korunmak. paylaşılan sorumluluk, attığın adımın sadece kendi kaderini değil etrafındakilerinkini de belirlemesi; ve senin kaderinin de onlara bağlı olması.
    öyleyse cadı avını, kimin suçlu olduğunu, sebebini düşünmeyi bırakır, onun yerine kendimize bundan neler öğrenebileceğimizi sorarsak, öğrenecek ve yapacak çok şeyimiz olduğuna inanıyorum.
    çünkü belli ki evrene ve onun kurallarına borcumuz çok ve bize bunu bir virüs bedelini ödeterek hatırlatıyor.”

    italyan psikolog f.morellı
  • henüz iki günde hayatı en baştan sorgulamalara sebep olmuştur. bankamatiğe gidip ufak bir işlem yapmak bile ne kadar kıymetliymiş diyorsunuz; bir yere yetişme gayesi, beş dakikalık yürüyüş, marketten bir şeyler almak, dışarıda içilen damla sakızlı türk kahvesi ve insanlarla sohbet edebilmek...
  • öff be başlığa bak, entrylere bak ahahah.
    korona mevzusu beni çok ilginç düşüncelere gark ediyor. 21. yüzyılın bireyci ve şımarık insanı modern zaman komedisi sunmaya devam ediyor.
    olum sinirlerim bozuldu. normalde şahit olduğum şeylere ağız dolusu küfürler savururum ama günlerdir kıkır kıkır gülüyorum sadece. :d

    sanki bana walking dead setinden bildiriyor. şekillere bak ahahahaha.
    biraz işim var. bir saate bitirebilirsem eburaya bir şeyler kusmaya geri geleceğim. o zaman bu entryi silerim.
  • corona virüsü içeren korkunç espriler tükendi.
  • (bkz: #103586733)
  • 16.03.2020
    yaşadığım ülke de marketler hariç bir çok yer kapalı.
    sahiller kapalı dükkanlar kapalı
    toplu ulaşım yok
    avm’ler kapalı
    camilerde toplu ibadet yok
    devlet daireleri kapalı 2 hafta resmî tatil