şükela:  tümü | bugün
  • sendikanın (gmis) bir haftadır görüşmekten, yazışmaktan başka somut bir fayda sağlamadığı işkolunda başkaca geçerli çözüm olmamasından kaynaklanan gereklilik.

    koronavirüs salgını nedeniyle her gün işe gitmek zorunda olan, kalabalık ortamlarda çalışan milyonlarca işçinin sağlığı tehlikede. yeraltında çalışan madenciler için ise tehlike daha da büyük. tıklım tıklım kafeslerle ocağa inen, yeraltında zaten sınırlı olan havayı birlikte soluyan, aynı banyoları ve soyunma odalarını kullanan, yoğun kömür tozu nedeniyle akciğerleri zarar gören madenciler, virüs karşısında korunmasız bırakılmış durumda. kamu madenlerinde çalışan işçiler bile ocaklarda hiçbir şey olmamış gibi üretime devam edildiğini, alınan önlemlerin göstermelik olduğunu, seslerini kimseye duyuramadıklarını söylüyor.

    “çok endişeliyiz. zaten yeraltında steril bir ortam yok, bütün gün toz içindeyiz, bir de kalabalık… kafeste dip dibeyiz, tertip alanlarında toplu şekilde bekliyoruz, aynı banyoları, aynı soyunma odalarını kullanıyoruz. ocağa bir kuyudan hava giriyor, tüm alanları dolaşıyor, dolayısıyla hepimiz aynı havayı soluyoruz. tek bir kişide virüs olsa bu koşullarda hızla yayılır salgın, diyelim ki bize bir şey olmadı, ama yaşlı anne babalarımız, çocuklarımız var. burada zonguldak’ın her yerinden, her ilçesinden, köyünden insan var. yalnızca biz değil, bu şehirde yaşayan herkesin sağlığı tehlikede.”

    ben hiç ateş ölçüldüğünü görmedim. maske ve eldiven zaten veriliyordu. her yeri dezenfekte ettiler, banyolar ilaçlandı vs. ama yüzlerce insan dip dibeyken bunlar ne işe yarayacak? tek çare ücretli izin. bir süre üretimi değil, bizim ve halkın sağlığını düşünecekler, bu salgını önlemenin başka yolu yok”

    “1 metre kuralından söz ediyorlar, burada herkes dip dibe. lavabolar, hamamlar, soyunma odaları… hepsi ortak kullanım. zaten havasız ortam, birbirimizin nefesini soluyoruz. biri meyveli sakız çiğnese tüm ocağa yayılıyor kokusu. kafeslerde sıkış tepiş çıkıyoruz yukarı, bazen ayaklarım yere değmiyor. aksıranlar, öksürenler… kımıldayamıyorlar ki ağızlarını kapasınlar. insanlar virüse karşı eldivenle araba kullanıyor, bir de bizim halimize bakın! insan hayatı bu kadar hiçe sayılamaz!”

    “ben yeniyim henüz, yıllık izin hakkım yok. borcu harcı olan, zaten geçinemeyen işçi nasıl ücretsiz izin alsın? virüs kontrol altına alınana kadar ücretli izin vermeliler hepimize. bayram seyranlarda 9-10 gün kapatıyorlardı ocağı, neden şimdi kapanmıyor? kömür koyacak yer yokmuş sahalarda, stoklar doluymuş, iki ay üretim dursa bile stoktaki kömür yeter. ama üretim aynı şekilde devam ediyor. hiçbir şey olmamış gibi… ben eve gidiyorum, çocuklarıma sarılamıyorum korkudan.”

    “bütün gün kömür tozu soluyoruz, akciğerlerimiz zarar görüyor. pnömokonyoz gibi birçok meslek hastalığına yakalanma riskimiz var” diyen işçi, önlemlerin yetersiz olduğunu vurguluyor: “‘dezenfekte ettik’ diyorlar ama bu virüs solunum yoluyla bulaşıyor. ‘kafeslere 20-25 kişi binecek’ dediler ama yine 30-40 kişi biniyor, insanlar bir an önce yeryüzüne çıkmak istiyor çünkü, yığılma oluyor. eğitim yapıyorlar, 60-70 işçiyi bir yerde topluyorlar, bu da risk. biz çok acil çözüm istiyoruz.”

    ttk kozlu taşkömürü işletmesi işçileri
    https://www.birgun.net/…in-sagligi-tehlikede-292710
  • maden işçileri "bizi ücretli izne çıkarın da hayatta kalalım" derken, plaza çalışanları "neden ücretli izne çıkarıldık" diye isyan ediyor.

    ne kadar farklı hayatlar, ne kadar farklı refleksler...

    umarım maden işçilerinin çağrısı karşılık bulur.
  • ücretli izin yerine vardiya uygulanacak. risk azaltılıyor. toplu bulaşma olmayacak.
    şöyle ki;

    ttk genel müdürü kazım eroğlu ve genel maden işçileri sendikası (gmis) genel başkanı hakan yeşil tüm dünyayı etkileyen koronavirüsü görüşmek için bir araya geldi.

    yapılan görüşme sonrasında yayımlanan yazılı açıklamada, koronavirüs tedbirleri kapsamında dönüşümlü vardiya sistemine geçildiği duyuruldu. açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

    “>tüm bürolar, harici servisler asgari seviyede personelle, bir oda bir kişi tarafından faydalanacak şekilde, beş gün bir grup devamında beş gün diğer grup olacak şekilde çalıştırılacak.

    >maden makineleri fabrika işletme müdürlüğü cumartesi günü eleman bulundurmayacak şekilde, müessese atölye birimleri ise cumartesi nöbetçi bulundurmak sureti ile çalışmalar yürütülecek.

    >yeraltı işyerlerimizde, toplu temas alanlarında, teması en aza indirmek amacıyla, panoları tüm yangın risklerini de göz önüne alarak, ayak açıklıklarını ayakta tutma amacı önlenerek, senelik izin, istirahat ve benzeri sebeplerle gelmeyenler hariç, mevcut personelin yüzde 50’si 15 gün çalıştırılacak, 15 günün bitiminde diğer yüzde 50’lik personel çalıştırılacak.

    >güvenlik hizmetlerinde ise içişleri bakanlığı ilgili birimlerine bildirilen nöbet yerlerinde görevin aksamasına mahal verilmeyecek şekilde çalışmalar yürütülecektir.

    >her değişim öncesi yerüstü çalışılan ortamlar ve toplu kullanılan alanlar dezenfekte edilecek.”

    https://www.birgun.net/…diya-sistemine-gecti-292898
  • biz de dedik çalışanlara isteyen izinlerini kullansın diye ama ekonomik krizden ve bazı gerizekalilardan dolayı dinletemedik.

    en son ben psikolojimin sağlamlığını korumak adına bu hakkı kullandım.