şükela:  tümü | bugün
  • guzel gorunmek adina genelde bayanlarin giydigi dar, mazosistce cagrisimlar yaptiran bir kiyafet sekli
    istisna olarak saglikla ilgili amaclarla giyildigi de gorulmustur
  • bir kadini, ne kadar gzel olduguna bakmaksizin acaip seksi yapan bir giyecek. jartiyer gibi ama bence ondan daha seksi gosteriyor
  • en bilinen ve en eski chesıdı 18 dugumlu eski victoria korsesidir, dugumler alttan sıkılmaya bashlanır, her dugumden sonra bır ıkı dakıka beklenir. merak edenler ıchın gone with the wind de vivien leighin "ay belim 49 cm olmush chok kılo aldım" (!) sheklınde manyak bı replık ettıgı sahnede gıymekte oldugu korsedır
  • omurga egriliginin (bkz: skolyoz) tedavisinde buyume cagi bitene kadar kullanilabilecek olan urun.
  • göğüsle aynı ölçüye gelmiş bel kalınlığının, bir nebze olsun inceltilmesi adına, nefes alma güçlüğü çekildiği halde, giyilen iç çamaşırıdır.
    (bkz: göz boyama)
  • fıtık tedavisinde ameliyat dışı uygulanabilecek bir yöntem
  • özellikle 17.yy avrupa'sında boku çıkmış olan giyim aksesuarı. soylular sıkıntıdan patladıklarından bütün dikkatlerini üstlerine başlarına, nasıl göründüklerine verirlermiş. bu dönemde erkeklerin de en az kadınlar kadar makyaj yapması ve süslü, fırfırlı şeyler giymesi yanında kadın giysilerinin de oldukça modifiye ve komplike olması bu dönemin önemli bir özelliğidir. o dönemde revaçta olan ince bel tutkusu yüzünden korse kullanımı tavan yapmış, korseler de öyle böyle değil, sıkıldıkça sıkılmış, güzellik uğruna bel ve omurga deformasyonlarına hatta sıklıkla görülen dalak patlamalarına neden olmuştur. dönemin bir başka özelliği de, modası 19.yy'a kadar süren, kadınlarda kalça üzerine takılan kocaman metal kafeslerle, beli korseyle dapdaracık duran kadınların muhteşem popoları olmuştur. hepiniz bilirsiniz ama yine de bir örnek olması açısından http://www.marquise.de/en/1600/pics/161x_4.shtml
  • (bkz: dorse)
  • modern dönem öncesi ingilteresi' nde kadınlar ruhen de zayıf cins olarak görülüyor;dolayısıyla korse de, sadece tıbbi değil,ahlaki olarak da bir gereklilik sayılıyordu.