şükela:  tümü | bugün
  • genelde, kendini korumak için olduğu düşünülür ama kendini korumak için olmayanı da vardır. işin içinde yine ''içgüdü'' vardır ama kendi değil, karşındakini korumak içindir. karşısındaki insana zarar vereceğini düşenen insanların olmazsa olmazıdır. ''ben sana zarar veririm'' , ''benimle mutlu olmazsın'' gibi klişeleri kullanmak istemez. ya birden bire çıkacaktır hayatından (ki bu zordur) ya da kendi beceremediği şeyi, karşısındakine yaptırmak için uğraşacaktır. bunun da en mantıklı yolu, karşındakini bıktırmaktır. kendini kötü göstermek olur, karşındakine kötü davranmak olur, insanlardan kaçmak olur, karşındakine soğuk davranmak olur...

    demem o ki, koruma içgüdüsü, kendinden çok, karşısındakileri düşünenler için vardır. gelecek planı olmayan, geçmişi ile arası iyi olmayan, etrafındakilere sürekli zararı dokunan, yanlış anlaşılmaktan bıkan kişilerde daha da fazladır.

    işin ilginci, işe yaramaz. farkında olmadan, bencilliğin kralını yaptırır insana. birisini korumak için hayatından çıkıyorsundur ama bu kararı kendin alıyorsundur. bir daha düşünmek lazım.

    (bkz: insanın içgüdüsel zayıflıkları)

    (bkz: önemli kararlarda mantık ve içgüdü çelişkisi)
  • memelilere özgüdür.
  • koruma içgüdüsüyle ilk tanışmam, benden 4 yaş küçük olan erkek kardeşimin eve kafa göz şiş halde gelmesidir. aynı ilkokula gidiyorduk, ilkokulumuzun arka bahçesindeki merdivenden düşmüş sanırım. kardeşimin o yüzünü gördüğümde yaşadığım kendime kızma ve tiksinme, içimin ezilme ve "neden onu koruyamadım?" hissini anlatamam. ha bir diğer olay da aynı ilkokuldayken kardeşimden küçük olan bir çocuğun kardeşimin yüzüne kola kutusu atması ve akabinde çocuğu dövmemdir; nasıl gözüm dönmüşse artık. ek olarak trafikte karşıdan karşıya geçerken yanımdaki kişinin kolunu yavaşça tutarım, o da koruma içgüdüsünden olsa gerek. çocuğum olursa da panter emel'den, bir dişi aslandan fena bir korumacılığa tutulacağım korkarım :( (bkz: türk annesi)
  • ben bir aslan değilim.
    yine de sevdiklerimi her zaman çakallardan, sırtlanlardan ve akbabalardan koruyacağım yaşadığım sürece.
    hükmederek değil; üzerlerine titreyerek.
    yok sayarak değil; varlığında hayat bularak.
    hapsederek değil; en az kendim kadar özgür bilerek.
    insan sevdiklerini korur. ve sevgisini yaşatır.
    insansı ise egosunu korur; sadece vehmini yaşatır.
    bütün new age ideolojilere ve çürümüş hippi mottolarına inat; sevdiklerinizi koruyun.
    bir anne gibi, bir aslan gibi, bir şövalye gibi..
  • gün geçtikçe çeşitli olaylar yoluyla tetiklenendir.

    parktayım. yeğenim sallanıyor salıncakta. onu çocuk kaçıranlardan, pedofililerden, sapkın düşünceleri olanlardan korumam gerek. izliyorum onu. uzaktan üzerine titriyorum. zaten yeterince naif yetiştirilen bu çocuğu şiddet gösteren yaşıtlarından da korurdum. ona en ufak bir zarar gelse o zararın sebep olduğu her neyse veya her kimse yaşamasına mahal vermeyecek derecede muamele ederdim.

    parkta köpek var. kirli, beyaz tüyleriyle epey de tatlı görünüyor. seviyorum onu. ışıl ışıl bakışları var. o da tehlikede. hissediyorum. ona da göz dikenler var. sadece saf sevgi isteyen bu canlıdan ne isterler anlamış değilim. onu da izliyorum. dikkat kesiliyorum. başına gelebilecek olası zararları aklımdan geçirip irkiliyorum.

    parkta ağaçlar var. onlara da göz dikenler var. gölgesini kıskananlar... heybetini kıskananlar... var oğlu var.

    kendimi korumayı geçtim. kendimi gerçekten geçtim. korkuyorum artık başka başka şeyler için.